sayılı ile cümle

sayılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İslam'a göre büyük günahlardan sayılır.Alla malafede è equiparata la colpa grave.
Eddie's Archive aslında bir sınırlı basımdı ve aile ağacı sayılıydı.Eddie's Archive venne pubblicato in edizione limitata, con l'albero genealogico numerato.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Sono timidissimi, e sanno sfuggire alla maggior parte dei pericoli.
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.Del grande struggimento (Von der großen Sehnsucht): a rappresentare forse l'epoca dello Sturm und Drang.
Her bölümdeki cümle sayısı sayılır.Il soggetto esiste in quasi tutte le frasi.
Shamrock Rovers ile ezeli rakip sayılırlar.La rivalità più accesa è quella con i concittadini dello Shamrock Rovers.
UNMIK Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1244 sayılı kararı ile kuruldu.La missione era stata decisa con la Risoluzione n. 1246 del Consiglio di sicurezza delle Nazioni Unite.
Kriz Avrupa'da Soğuk Savaş'ın başlangıcını sağlayan olaylardan birisi sayılır.Fu uno dei molti episodi che caratterizzarono l'epoca della guerra fredda in Europa.
3194 sayılı İmar Kanunu2441 del Codice civile
Bu hakimiyet 500 yıl kadar sürmüş ve Çanakkale'nin en uzun süreli sükunet dönemi sayılır.Questa celebrazione va avanti da più di 150 anni ed è la più grande caccia al coccodrillo.
Bu da zafer sayılır.Quella persona è proprio Victoria.
Elastik bungee ipinde tutan sayılı düğümlerdendir.Tuttavia, alcuni rajidae hanno organi elettrici situati nella coda.
Suudi Arabistan'daki Mekke ve Medine şehirlerinden sonra Kudüs, İslam'daki üçüncü kutsal şehir olarak sayılır.Gerusalemme è il terzo luogo santo dell'Islam, dopo La Mecca e Medina in Arabia Saudita.
Oyların eşitliği durumunda yaşça büyük olan aday ödülü kazanmış sayılır.In caso di parità, vince il candidato più anziano.
Zina büyük günahlardan biri sayılır.L'amore coprirà una moltitudine di peccati 3.
Bölgede, Ezidilik de kendisine hatırı sayılır sayıda takipçi bulmuştu.Naturalmente nel telegramma c'erano anche apprezzamenti assai lusinghieri per la sua persona.
Gazali'nin bu konudaki yaklaşımı ikilemin diğer ucuna güzel bir örnek sayılır.Il problema presentato a sinistra è un esempio di questo secondo tema.
Büyük çoğunluk tarafından Norveç tarihindeki en önemli şahsiyetlerden biri sayılır.Molti lo considerano uno dei capi più importanti della storia norvegese.
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.Quando il fantasma si carica di emozioni negative si trasforma in un mostro spietato.
Hatırı sayılır.Con ragione.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Hugo prende il volo Oceanic 815 per andare a trovare la madre a Los Angeles per il suo compleanno.
1980'li yıllar, Uygur Modern Edebiyatı'nın yeniden doğuşu sayılır.Gli anni ottanta segnano la rinascita della saga letteraria.
Duvar ve tavan süslemeleri, kalem işleri ve ahşap oymalar döneminin üslubunun özel örneklerinden sayılır.Si possono ammirare pale, oggetti di legno e ombrelli artigianali unici nel loro genere.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.Inoltre, per quanto scomodi, erano più abitabili nel clima desertico.
Bunun garanti olması için üçe kadar sayılır.Incrementabile fino a tre volte.
İlave olarak sanata hatırı sayılır miktarda sübvansiyon ayırdı.Certamente riuscì a raccogliere molta più arte che Mariette.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Così la questione della "cultura comune" o "valori comuni" è molto più complessa di quanto sembra essere.
Sparta krallarının atası sayılır.Plistonatte re Agiadi di Sparta.
Geezer wah-wah pedalı kullanan ilk basçılardan sayılır.È considerato inoltre il primo chitarrista in assoluto ad essersi servito del pedale wah wah.
Evlenme ve boşanmada da şeriat mahkemeleri geçerli sayılıyor.Diversamente si applicano le norme sul divorzio dinanzi al Tribunale.
Jülyen günü olarak sayılır.Giorno del giudizio.
Bu eser, onun ilk dönem besteleri arasında sayılır.E infatti, tra i due è come se fosse la prima volta insieme...
6446 sayılı kanun çerçevesinde yapılmıştır.64 e 65 dello stesso decreto legislativo.
Daha sonraki yıllarda çıkarılan bazı kanunlarla ana kanun olan 66 sayılı kanuna ilaveler yapılmıştır.36 regola alcuni casi previsti all'articolo precedente.
İdarenin fonksiyon gaspı işlemleri, yok hükmünde sayılır.La sentenza ha carattere immediatamente esecutivo.
Bu da, dünyanın sayılı tiraj rakamlarındandır.È detentore di diversi record del mondo.
El sanatçılarının -özellikle heykelcilerin- koruyucusu sayılırdı.Qui ricopre il ruolo di istruttore, specialmente dei portieri.
Jordan son All-Star maçında 20 sayılık bir performansa imza atmıştır.Per otto volte ha disputato l'All-Star Game.
Anladım sayılır.Я примерно понимаю.
İngilizce çoğu kez uluslararası bir dil sayılır.Английский часто считают международным языком.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Тот, который не нажал (неопр.).
Ressamın ailesi varlıklı sayılırdı.Семья художника была состоятельной.
Bu dağ hem kamlar hem de budistler için kutsal sayılır.Гора священна как у шаманистов, так и у буддистов.
Çünkü Macaristan savaşın sonlarında Almanya'yı savunmak için savaşmıştı ve Horthy savaş esiri sayılıyordu.Поскольку Венгрия до конца вела боевые действия на стороне Германии, Хорти считался военнопленным.
İslam'a göre büyük günahlardan sayılır.Это запрещённое Исламом деяние, являющееся большим грехом.
Zina büyük günahlardan biri sayılır.Разглашение же — один из больших грехов.
Tahminen 400 milyon yıldan daha az olan yaşıyla nispeten genç bir yıldız sayılır.Это относительно молодая звезда с возрастом, оцененным менее чем в 400 миллионов лет.
Bir sayılın (skaler) tersçaprazı yine o sayıldır.Или это снова лишь части какой-то головоломки?
21 kasım 1944 yılında 12 sayılı kararnameye göre, Uzakdoğu madenlerinde çalışmaya gönderilmiştir.21 ноября 1944 года согласно указу No 12, отправлен на работу на месторождения Дальнего Востока.
2003'e kadar hemcins cinsel ilişkileri diğer eyaletlerde hâlâ suç olarak sayılıyordu.Однополые сексуальные отношения в штате декриминализированы в 2003 году.
İlk Rus toplumsal romanı sayılır.И, кажется, прежде всего, русская история.
Sağ kolağalığı, sol kolağalığından daha kıdemli bir rütbe sayılıyordu.Правый рукав пальто должен был быть несколько шире левого.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Они много раз вступали в бой и добыли себе большое богатство.
Ayrıca 2006/24/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi'ne karşı çıkmasıyla ön plana çıkmıştır.Так, в Евросоюзе директива 2006/42/EC требует наличия аварийного выключателя на большинстве машин.
Modern Fransız şiirinin kurucusu sayılır.Переводчик современной французской поэзии.
Burası, Smolensk’in ikinci anahtarı sayılırdı.Скорее всего, это меч второго Мурамаса.
Bu zehri üreten Taricha cinsi semenderler en zehirli kuyruklu kurbağalar arasında sayılır.В коже присутствуют токсины, это одна из самых ядовитых лягушек.
Pekariler domuzgillerin yakın akrabası sayılırlar.Является близким родственником голубей.
Senaryo yazarı Max Landis, SCP Vakfına hatırı sayılır derecede katkı sağlamıştır. ^ wikiСценарист Макс Лэндис ранее являлся одним из известных участников SCP Foundation.
Kozyörük Belediyesi, 6360 sayılı kanunla kapatılmıştır.Жизнь Карпунцова застрахована на 636 тыс.

İlgili Sayfalar