Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,и сказал народу своему: вот, народ сынов Израилевых многочислен и сильнее нас;
Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,И той рече на людете си: Вижте, тия люде, израилтяните са по-много и по-силни от нас;
Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,ויאמר אל עמו הנה עם בני ישראל רב ועצום ממנו׃
Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,فقال لشعبه هوذا بنو اسرائيل شعب اكثر واعظم منا.
Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,對 他 的 百 姓 說 、 看 哪 、 這 以 色 列 民 比 我 們 還 多 、 又 比 我 們 強 盛
Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,對 他 的 百姓 說 、 看 哪 、 這以色列 民 比 我 們還 多 、 又 比我 們強盛
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.A maior parte das tartarugas, tubarões, atuns e baleias diminuiu muito em número.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.A teknősök, cápák, tonhalak és bálnák többségének is jelentősen csökkent a száma.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.De flesta sköldpaddor, hajar, tonfiskar och valar har sjunkit dramatiskt i antal.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.De meeste schildpadden, haaien, tonijnen en walvissen zijn enorm afgenomen in aantal.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Die Zahlen für die meisten Schildkröten, Haie, Thunfische und Wale sind stark gesunken.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.대부분의 거북이들, 상어들, 참치들은 수치상으로 한참 아래에 있습니다.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.La maggior parte di testuggini, squali, tonni e balene si sono drasticamente decimate.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.La mayoría de las tortugas, atunes y ballenas han bajado muchísimo en cantidad.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Majoritatea broaştelor ţestoase, rechinii, tonii şi balenele au atins numere foarte joase.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Phần lớn rùa, cá mập, cá ngừ, và cá voi đang mất dần về số lượng.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Sebagian besar dari penyu, ikan hiu, ikan tuna, dan ikan paus telah merosot angkanya.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Useimpien kilpikonnien, haiden, tonnikalojen ja valaiden määrä on laskenut jyrkästi.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Väčšina korytnačiek, žralokov, tuniakov a veľrýb zaznamenala výrazný úbytok.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Večini želv, morskih psov, tunov in kitov resno upada populacija.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Οι περισσότερες χελώνες, καρχαρίες, τόνοι και φάλαινες έχουν κατά πολύ μειωθεί.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Большинство видов морских черепах, акул, тунцов и китов значительно сократились в размерах популяций.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.Повечето от костенурките, акулите, рибите тон и китовете са много по-малко.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.רוב הצבים, הכרישים, הטונות והלווייתנים נמצאים בצניחה מספרית רצינית.
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.معظم السلاحف، أسماك القرش، التونة والحيتان أعدادها في نقصان متزايد .
Kaplumbağaların, köpekbalıklarının, tonbalıklarının ve balinaların çoğu sayıca çok azaldı.ほとんどの種が激減しています しかし良いニュースもあります
Madene kadar bir otoban ve sayıca polis hattı geçtiler.Para llegar a la mina, tuvieron que superar una autopista y varias barreras policiales.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.(104:12) Когда их было еще мало числом, очень мало, и они были пришельцами в ней
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Cuando eran pocos en número, muy pocos y forasteros en ella
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Da de kun var en liden Hob, kun få og fremmede der,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Da de var en liten flokk, få og fremmede der,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Dahulu umat Allah hidup sebagai orang asing di sana jumlah mereka sedikit saja
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.da sie wenig und gering waren und Fremdlinge darin.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Då voro de ännu en liten hop, de voro ringa och främlingar därinne.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Heitä oli vähäinen joukko, vain harvoja, ja he olivat muukalaisia siellä.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Ils étaient alors peu nombreux, Très peu nombreux, et étrangers dans le pays,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Ješto jich byl malý počet, malý počet, a ještě v ní byli pohostinu.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Kiedy ich był mały poczet, prawie mały poczet, a jeszcze w niej byli przychodniami.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.때에 저희 인수가 적어 매우 영성하며 그 땅에 객이 되어
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Ko jih je bilo po številu malo, prav malo, pa so še kot tujci bivali v njej,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.kor még csekély számmal valának, igen kevesen és [mintegy ]zsellérek abban,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Lúc ấy họ chỉ là một số ít người, Không đông đảo và làm khách lạ trong xứ,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Lúc ấy họ chỉ là một số_ít người , Không đông_đảo và làm_khách lạ trong xứ ,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Pe atunci ei erau puţini la număr, foarte puţini la număr, şi străini în ţară;
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Quando eles eram ainda poucos em número, de pouca importância, e forasteiros nela,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Quando erano in piccolo numero, pochi e forestieri in quella terra
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Toen zij nog maar met weinig mensen waren,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.vtedy, keď ich bol ešte len malý počet, keď ich bolo máličko, a boli v nej pohostínmi.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Ενω ησαν αυτοι ολιγοστοι τον αριθμον, ολιγοι, και παροικοι εν αυτη,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.Когато те бяха още малко на брой Да! малцина и пришелци в нея,
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.בהיותם מתי מספר כמעט וגרים בה׃
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.اذ كانوا عددا يحصى قليلين وغرباء فيها.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.當 時 他 們 人 丁 有 限 、 數 目 稀 少 、 並 且 在 那 地 為 寄 居 的
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.當時 他 們 人丁 有限 、 數目 稀少 、 並且 在 那 地 為 寄居 的
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.Ačkoli vás byl malý počet, a maličko byli jste v ní pohostinu.
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.Choć was była mała liczba, a przez krótki czas byliście przychodniami w niej;
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.Cuando eran pocos en número, muy pocos y forasteros en ella
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.Da de kun var en liden Hob, kun få og fremmede der,
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.Dahulu umat TUHAN hidup sebagai orang asing di sana jumlah mereka sedikit saja
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.da I var en liten flokk, få og fremmede der.