savunmasız ile cümle
savunmasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tanklar bunun yanında topçu ve hava silahlarına karşı savunmasızdı.Ambele divizii duceau lipsă de armament antitanc și antiaerian.
Ancak tanksavar silahlarına karşı savunmasızdı.Totuși, ele erau eficiente contra tancurilor inamice numai daca erau folosite defensiv.
Tanklar özellikle dağlık arazi ve yerleşim alanlarında yakın piyade saldırılarına karşı savunmasızdır.Tancul este vulnerabil în fața infanteriei în special în teren închis și zone urbane.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.A hajó esetében viszont teljes mértékben igaza volt.
Böylece ordugâh savunmasız kaldı.Vagyis az elnök védelem nélkül maradt.
Bu da toplumlarımızı yönlendirmeli reklamlara karşı savunmasız bırakmaktadır.Épp ezért védtelenebbek a gyerekek a reklámokkal szemben.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Koko miehistö säilyi vahingoittumattomina.
Evler kil, saman ve ahşaptan yapılmıştır ve doğal etkenlere karşı savunmasızdır.Husene er bygget af ler, strå og træ, og er sårbare for naturens omskifttelser.
JİT motorları için kullanılan JavaScript savunmasız bulunmuştur.Blandt andet har JIT-motorer, der anvendes til JavaScript vist sig at være sårbare.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Germaniserte jøder forble en annen sårbar befolkning i den nye tyske nasjonstaten.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Dermed var skipet helt forsvunnet.
Böylece ordugâh savunmasız kaldı.Tiếp tục phòng thủ là vô nghĩa.
Ama Osmanlı sınırları savunmasız kalmıştı.リッチモンドの防衛線は無傷のままだった。
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.德意志化的犹太人是新的德意志民族国家中另一弱势群体。
Bu etkilenen OpenSSL sürümleri -DOPENSSL_NO_HEARTBEATS ile derlenmedikçe savunmasız durumdadırlar.受影响的版本实例均存在缺陷,除非在OpenSSL编译时加上-DOPENSSL_NO_HEARTBEATS。
İklim değişikliğinin etkilerine karşı da savunmasız durumdadırlar.환경보호운동에 대해서도 불법 이민에 대해서도 비판적이다.
Yakıt, cephane ve yiyeceği olmayan askerî güç savunmasızdır.כעת אין להם אוכל, תחמושת וקשר.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.האונייה הייתה שלמה ללא פגע.
Ayrıca kara mayınlarına karşıda savunmasızdı.הוא היה גם פעיל למען זכויות שחורים בעיר מגוריו.
Yakıt, cephane ve yiyeceği olmayan askerî güç savunmasızdır.Не достигат амуниции, храна и гориво.
Böylece ordugâh savunmasız kaldı.Vojaška pomoč je izostala.
Özellikle bombardıman uçakları ve keşif uçakları gibi daha savunmasız uçaklara karşı kullanılırlar.Še posebej so v nevarnosti sateliti in tudi letala.
''Bakış açısı her zaman daha fazla savunmasız tarafladır.''Iš kitos pusės jam dažnai nepakakdavo atkaklumo ginant blogesnes pozicijas“.
Tanklar aynı zamanda elle yerleştirilen antitank mayınlara karşı da savunmasızdır.Tankas taip pat pažeidžiamas ir rankomis padėtomis prieštankinėmis minomis.
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar. Gerçi geçen yıl Çin'in güneyinde birÎnsă anul trecut un incident groaznic într-un complex de fabricare a echipamentelor optice din sudul Chinei:
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.또는 그들이 만들고 있는 제품에 대한 유럽 또는 미국의 수요 감소에 아주 영향을 받기 쉽습니다
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.la rivalutazione dello yuan, o il calo della domanda dall'Europa o dall'America per i prodotti che fabbricano.
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.Nachfragerückgang aus Europa und Amerika der Produkte, die sie produzieren, ausgesetzt.
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.או ירידה בביקוש מאירופה וארה"ב של המוצרים שהם מייצרים.
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.أو رفض الطلب من أوروبا أو أمريكا بالنسبة للمنتجات التي ينتجوها.
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.ヨーロッパやアメリカからの 需要の減少に翻弄されています 昨年
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar.又或者歐美國家對 中國產品的需求 減少。
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!(140:8) Но к Тебе, Господи, Господи, очи мои; на Тебя уповаю, не отриньдуши моей!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ale do ciebie, Panie, Panie! podnoszę oczy moje; w tobie ufam, nie odpychaj duszy mojej.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ale k toběť, Hospodine Pane, oči mé; v tebe doufám, nevylévej duše mé.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!A te, Signore mio Dio, sono rivolti i miei occhi; in te mi rifugio, proteggi la mia vita
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Chúa Giê-hô-va ôi! mắt tôi ngưỡng vọng Chúa, Tôi nương náu mình nơi Chúa; Xin chớ lìa bỏ linh hồn tôi.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Chúa_Giê - hô-va ôi ! mắt tôi ngưỡng_vọng Chúa , Tôi nương_náu mình nơi Chúa ; Xin chớ lìa_bỏ linh_hồn tôi .
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!De aceea, către Tine, Doamne, Dumnezeule, îmi îndrept ochii, la Tine caut adăpost; nu-mi părăsi sufletul!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!De az én szemeim, Uram Isten, rajtad csüggenek; hozzád folyamodom: ne oltsd el életemet!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Denn auf dich, HERR HERR, sehen meine Augen; ich traue auf dich, verstoße meine Seele nicht.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Dog, mine Øjne er rettet på dig, o HERRE, Herre, på dig forlader jeg mig, giv ikke mit Liv til Pris!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For til dig, Herre, Herre, ser mine øine, til dig tar jeg min tilflukt; utøs ikke min sjel!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ik kijk alleen maar uit naar U, HERE God. Ik weet dat U mij beschermt, lever mij niet aan hen uit.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ja, till dig, HERRE, Herre, se mina ögon; till dig tager jag min tillflykt, förkasta icke min själ.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!주 여호와여 내 눈이 주께 향하며 내가 주께 피하오니 내 영혼을 빈궁한대로 버려두지 마옵소서
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Lebo k tebe, Hospodine, Pane, sú obrátené moje oči; k tebe sa utiekam; nevylej mojej duše!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Mas os meus olhos te contemplam, ó Senhor, meu Senhor; em ti tenho buscado refúgio; não me deixes sem defesa!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Mutta sinuun, Herra, Herra, minun silmäni katsovat, sinuun minä turvaan. Älä hylkää minun sieluani.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Por eso, oh Señor Jehovah, hacia ti miran mis ojos. En ti me refugio; no expongas mi vida
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Tetapi aku tetap berharap kepada-Mu, ya TUHAN Allahku, jangan biarkan aku mati, sebab aku berlindung pada-Mu
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Toda k tebi, Jehova, Gospod, se ozirajo oči moje, v tebi iščem zavetja, ne zapústi duše moje.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Δια τουτο οι οφθαλμοι μου, Κυριε Θεε, ατενιζουσι προς σε επι σε ηλπισα μη καταστρεψης την ψυχην μου.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Понеже очите ми са обърнати към Тебе, Господи Иеова Понеже на Тебе уповавам, не съсипвай живота ми.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!כי אליך יהוה אדני עיני בכה חסיתי אל תער נפשי׃
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!لانه اليك يا سيد يا رب عيناي. بك احتميت. لا تفرغ نفسي.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!主 耶 和 華 阿 、 我 的 眼 目 仰 望 你 . 我 投 靠 你 、 求 你 不 要 將 我 撇 得 孤 苦
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!主 耶和華 阿 、 我 的 眼目 仰望 你 . 我 投靠 你 、 求 你 不 要 將 我 撇得 孤苦
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Abnormálisak; gyengén épültek, és ezért könnyen sebezhetőek az őket célzó kezelések számára.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.비정상 적인 것들이 있습니다; 그것들은 매우 형편없이 구성되어 있습니다; 그렇기 때문에, 그것들은 그들을 목표로 하는 치료에