savunmasız ile cümle

savunmasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Są nieprawidłowe; są bardzo słabo wykonane; i dlatego, są bardzo wrażliwe na leczenie na nie nakierowane.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Son anormales; están muy mal construidos; y, por eso, son muy vulnerables a los tratamientos que los atacan.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.So nepravilne, slabo oblikovane, in ravno zato zelo dovzetne za ciljno zdravljenje.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Ze zijn abnormaal; ze zijn slecht opgebouwd; en daardoor hoogst kwetsbaar voor op hen gerichte behandelingen.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Είναι ανώμαλα· έχουν ελλιπή δομή· γι' αυτόν το λόγο είναι πολύ ευαίσθητα σε θεραπείες που τα στοχεύουν.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.הם לא נורמליים; הם בנויים בצורה רעועה; ומאחר שכך, הם פגיעים מאוד
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.إنها غير طبيعية؛ تكوينها ضعيف جدا؛ و لهذا السبب تكون حساسة جدا
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.つくりが脆いため 狙いを定めて治療をすると 効果があります
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Cei săraci și vulnerabili n-ar mai trebui să fie amenințați de boli infecțioase, de fapt, nimeni.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Die Armen und Verwundbaren müssen nicht länger durch Infektionskrankheiten bedroht werden, niemand muss das.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.I poveri e i più deboli non devono più essere minacciati da malattie infettive anzi: nessuno deve più esserlo.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.이젠 더 이상 가난하고 약한 자들이 전염성 병들에 의해 위협을 받지 않아도 됩니다. 혹은 물론 모두가 그럴 것 입니다.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Nalezljive bolezni ne bodo več ogrožale revnejših slojev prebivalstva. Nikogar, pravzaprav.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Niet langer zullen de armen en kwetsbaren bedreigd worden door besmettelijke ziekten en, ja, ook iedereen.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Не трябва вече бедните и уязвимите да бъдат заплашвани от заразни болести, нито пък който и да било.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.אין יותר סיבה שהעניים והפגיעים יחיו תחת איום של מחלות מדבקות או, בעצם, כל אחד.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.لم يعد الفقراء و الضعفاء في خطر الإصابة بالأمراض المعدية أو أي أحد.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.伝染病におびえる必要はないのです -もちろん他の人たちもです バーツラフ・スミルが言っている
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızBangladesh : une étude sur les enfants des rues
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızNiños de la calle de Bangladesh son vulnerables a los abusos
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızΕυάλωτα στην κακομεταχείριση τα παιδιά του δρόμου στο Μπαγκλαντές
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızБангладеш: беспризорники страдают от насилия
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Cô ấy thấy đứa con của mình trần truồng, nằm dưới ánh sáng xanh trông rất mong manh.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ela vê o bebé nu, deitado sob luzes azuis, parecendo um tanto vulnerável.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Elle voit son bébé nu, allongé sous une sorte de lumière bleue, l'air plutôt vulnérable.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Hun ser hendes baby ligge nøgen under noget blå lys, og ser sårbar ud.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Îşi vede copilul dezbrăcat, sub lumină albastră, arătând destul de vulnerabil.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.산모는 발가벗은 아기가 푸른 빛을 받으며 누워있는걸 보면 굉장히 마음 아파합니다.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Lo vede nudo, sotto le luci blu, sembra quasi vulnerabile.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Sie sieht ihr nacktes Baby, wie es unter blauem Licht liegt und ziemlich verletzlich aussieht.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Vidí svoje dítě nahé, ležící pod nějakým modrým světlem, a vypadá docela zranitelně.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Y ve a su bebé desnudo, bajo luces azules, y parece desprotegido.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ze ziet haar baby liggen, naakt onder de blauwe lampen. Dat ziet er heel kwetsbaar uit.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Βλέπει το μωρό της γυμνό, ξαπλωμένο κάτω από ένα μπλε φως, να φαίνεται ευάλωτο.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Она видит его обнажённым под синим светом, от чего он выглядит уязвимым.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Тя вижда бебето си голо, лежащо под някаква синя светлина, изглеждащо крехко.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.היא רואה את התינוק עירום, שוכב תחת אורות כחולים, נראה דיי פגיע.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.ترى ابنها عاري، مستلقي تحت أضواء زرقاء، يبدو نوعاً ما ضعيف بالنسبة للأم.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.寒そうに見えるので 母親が赤ちゃんに毛布を かけることは日常的に起こります
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Albii europeni au fost victima ciumei bubonice.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Biali Europejczycy padali ofiarą dżumy.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Blanke Europeanen ondergingen de pest.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.백인 유럽인들은 역병에 주제가 되었었죠.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Les Européens ont été confrontés à la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Los Europeos blancos sufrieron la plaga.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Sui bianchi europei si abbatté la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Οι λευκοί Ευρωπαίοι πέρασαν την πανούκλα.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Белые европейцы подверглись эпидемии чумы.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.В миналото европейците са покусени от чумата.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.ארופאים לבנים היו תחת השפעת מחלת הדבר.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.الإنسان الأبيض الأوروبي تعرض إلي مرض الطاعون.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.晒された人の殆どは 生き残れませんでした
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.A videojátékok szórakoztatóak, lekötnek, és teljesen kiszolgáltatják az agyat az átprogramozásra.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Gry wideo są zabawne, angażujące i czynią nasze mózgi całkowicie podatnymi na przeprogramowanie.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Jocurile video sunt amuzante, antrenante, şi îţi fac creierul complet vulnerabil în faţa re-programării.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.비디오 게임은 재미있고, 매력적이며, 두뇌를 다시 프로그램 당하는 데 취약하게 만든다.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Les jeux vidéos sont divertissants, stimulants et vous rend le cerveau comme re-programmable.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Los videos juegos son divertidos, atractivos y dejan tu cerebro completamente vulnerable a ser reprogramado.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Trò chơi điện tử rất vui, cuốn hút và làm cho não của bạn hoàn toàn dễ dành để lập trình lại
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Video game itu menyenangkan, menarik, dan membuat otak Anda benar-benar rentan terhadap pemrograman kembali.

İlgili Sayfalar