Ana içeriğe geç
Sözlük

savunma ile cümle

savunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Roma'daki imparator ise, iç tehditler ve İtalya ve Balkanların savunmasıyla meşuldü.I Roma var keiseren opptatt med de indre truslene til hans makt og med forsvaret av Italia og Balkan.
Cadde önceden Savunma Caddesi olarak bilindi.Veien var tidligere kjent som Defence Road.
RBS 70 (Robotsystem 70), İsveç yapımı bir kısa menzilli hava savunma sistemidir.Robot 70 (forkortet RB-70) er et svensk bærbart luftvern-missilsystem.
Birkaç gün içinde çoğu El-Kaide eğitim kampları zarar gördü ve Taliban hava savunması yok edildi.Innen få dager ble de fleste av treningsleirene alvorlig beskadiget, og Talibans luftvern ødelagt.
Şimdi kızlar, Tokyo'yu savunmakla yükümlüdürler.Nå slåss hun for å beskytte Tokyo.
Bu amacı gerçekleştirmeye yardımcı olacak iki farklı destek vardı; İsrail Savunma Güçleri ve eğitim sistemi.De to sentrale verktøyene som var bestemt for denne effekten var Israels forsvar og utdanningssystem.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Germaniserte jøder forble en annen sårbar befolkning i den nye tyske nasjonstaten.
Noldor, nihayetinde toparlanıp savunma yapabilmiş ise de kayıpları çok büyük olmuştur.Noldoene greide endelig å sette opp et forsvar, men deres tap var store.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Dens hovedformål er å sikre rettighetene og velferden til flyktninger.
Beni savunmak için kan dökülürse üzücü olur.Det ville være beklagelig om blod ble spilt i mitt personlige forsvar.
Buna ek olarak, eğitim İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) paraşüt kursunu da içerir.Den blir også brukt av det israelske forsvar (IDF).
Millî Savunma bakanı oldu.Han ble så forsvarsminister.
Çoğu saldırı helikopteri, ayrıca kendini savunma amacıyla havadan havaya füzeler de taşıyabilir.Noen helikoptre kan i tillegg bevæpnes med luftvernmissiler for selvforsvar.
15 Şubat 2007-6 Kasım 2012 tarihleri arası Rusya Savunma Bakanı olarak görev yaptı.Han har vært forsvarsminister i Russland fra 15. februar 2007 til 6. november 2012.
Şu anki Almanya savunma bakanı Ursula von der Leyen'dir.Konferansen ble åpnet av Tysklands forsvarsminister Ursula von der Leyen.
Hawaii de yaklaşan saldırının bazı belirtileri vardı, ama hiçbiri savunmanın yerel hazırlığına neden olmadı.På Hawaii var det flere indikasjoner om et forestående angrep, men ingen av dem førte til høynet beredskap.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Dette skjer i tilfelle bare i selvforsvar.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.Betydelige kampanjer hadde også tvunget mujahedin i dekning i nærheten av Herat og Kandahar.
II. Dünya Savaşı'nda Zhdanov, Leningrad'ın savunmasından sorumluydu.Under annen verdenskrig ledet Zjdanov forsvaret av Leningrad.
Hollanda hükûmeti, adanın savunmasından ve dışişlerinden sorumludur.Forbundsregjeringen har ansvaret for landets utenrikspolitikk og forsvar.
Oyuncu, iyi bir savunma oyuncusu olmasının yanında iyi ataklar da yapabilmektedir.Bortsett fra at Skov er kjent som en sterk forsvarsspiller kan hun også skyte godt.
Ekim ayının son haftası Stalingrad savunmacıları için en kritik günlerdir.Torsdag var også den dødeligste dagen for koalisjonsstyrkene.
Vichy savunma kuvvetlerini, General Armand Léon Annet yol gösteriyordu.De Vichy-franske forsvarsstyrkene ble ledet av Generalguvernør Armand Léon Annet.
ABD eski Savunma Bakanı Yardımcısı.«Dette er USAs nye forsvarsminister».
Sonuçta, mevcut olmayan imparatoru savunmak yerine, gaspçı Varegleri kullanılarak tahta ulaşmıştır.Istedenfor å forsvare den fraværende keiseren, lot væringene seg bruke av tronranerne.
1950 - SSCB ve Çin, ortak savunma antlaşması imzaladı.1950 – Sovjetunionen og Folkerepublikken Kina signerer en gjensidig forsvarsavtale.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Dermed var skipet helt forsvunnet.
Parti Güney Osetya'nın bağımsızlığını savunmaktadır.Folkeavstemningen om uavhengighet i Sør-Sudan blir avholdt.
Savaştan sonra, 1953'te Stalin'in ölümüne kadar tuttuğu Sovyet Savunma Bakanı oldu.Etter krigen ble han forsvarsminister, en stilling han holdt til Stalins død i 1953.
Favori hedefi savunmadır.Favorittposisjonen hans er angrep.
1935 yılında Johan Nygaardsvold hükümetinde Savunma Bakanı oldu.I 1935 blei han finansminister i Johan Nygaardsvolds regjering.
Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi.Men elementer av den russiske hærs garnison i området støttet de røde.
İsrail Savunma Kuvvetleri'nde asker olarak iki yıl görev yaptı.Han tjenestegjorde seks år i de israelske militære styrker som fallskjemsoldat.
Gamelin'in kendi görüşleri, Maginot Hattı'na dayanan tamamen savunma stratejisinden değişmişti.General Gamelin var imot tankene om en strategisk reserve, av flere grunner.
1968 yılında insan haklarını savunmadaki katkılarından dolayı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Han ble tildelt Nobels fredspris i 1968 for sitt arbeide med Menneskerettighetserklæringen.
İnsanoğlu binlerce yıllık uygarlık tarihinde çok çeşitli şekillerde savunma amaçlı yapı inşa etmiştir.Mennesker har bygget defensive konstruksjoner i mange tusen år og i ulike komplekse utgaver.
Halihazırda Königsberg savunmasında bulunmaktadır.Han kjører for Kongsberg IF.
Bu dünyadaki akranlar tarafından işlenen ilk kendine benzer destek ve savunma örgütü idi.Det første var en forsvars- og bistandspakt av samme art som dem man hadde inngått med de baltiske statene.
1223'te Kutsal Roma İmparatoru II. Friedrich buraya yeni savunma birimleri ekledi.I 1223 bidro den tysk-romerske keiser Fredrik II også til forsterke festningsanlegget.
Savunmadaki kuvvet, Alman 7. SS Dağ Tümeni, "Prinz Eugen"dir.SS-frivillige-bergdivisjon «Prinz Eugen», (tysk: 7.
Örneğin 38. Ordu bu yüzden savunmaya çekilmiştir.Den russiske 38. armé etablerte et forsvar av byen.
Daha önce 2008-2014 yılları arası Savunma Bakanı olarak görev yaptı.Han var tidligere landets forsvarsminister fra 2008 til 2014.
DIGO Avustralya Savunma Bakanlığı'nın bir parçası olmuştur.Han ble utnevnt til companion av Order of Australia.
Sosyal mitler ise o anki sosyal değer veya uygulamaları savunmak veya güçlendirmek amacı taşıyan mitlerdir.Sosiale myter forsterker eller forsvarer nåværende sosiale verdier eller praksis.
Savunmada oynar.Han spilte forsvar.
Ancak İrlanda Savunma Kuvvetleri, Birleşmiş Milletler Barış Güçleri'nde önemli roller almıştır.Irland har imidlertid lang tradisjon for deltagelse i FN-ledede fredsbevarende operasjoner.
Savunma harcamalarının 2022 yılına kadar 620 milyar dolara çıkması bekleniyor.Landets forsvarsutgifter vil være rundt 112 milliarder USD innen 2016.
Burada şehrin savunmalarını güçlendirecektir.Dette skulle gjøre byen lettere å forsvare.
Bu yeni savunma birimleri Castelgrande kompleksinin bölümleri oldu.Retten i New Castle tok seg av den sentrale delen av kolonien.
Ancak bu savaşın ardından İsrail Savunma Kuvvetleri'nde başkan olarak yaptığı görevden istifa etmiştir.Vi kommer ikke lenger til å fornekte vårt ansvar som soldater i den israelske forsvarsstyrken.
Böylece savunmacılar, direnmeyi sürdürebildiler.Imens fikk forsvarerne tid til å områ seg.
8. Ordu savunma hatları akşama kadar pozisyonlarını korumuşlardır.Stridsvognene holder posisjonene gjennom natten.
Nunn bu açılışı Petrov Savunması'ndan kaçınmak amacıyla kullanır..I de aller fleste tilfellene fører jugoslavisk åpning til Pircs forsvar.
1977-1981 yılları arasında Başkan Jimmy Carter'ın kabinesinde ABD Savunma Bakanı olarak görev yaptı.Han tjenestegjorde 1979–1980 som stabssjef i Det hvite hus under USAs president Jimmy Carter.
Çok güçlü savunma oyunu tarzıyla bilinir.Han er kjent som en taklingssterk defensiv midtbanespiller.
Oyun tarzı başarılı savunmaya dayalıydı.Spillet skal ha vært voldelig.
Ayrıca temsilcilerinin çoğu, ırk ayrımını da savunmaktadır.Det meste av bistanden er likevel bilateral.
Kendisi de devlet başkanı yardımcısı ve savunma bakanı oldu.Hun har vært landets utenriksminister og forsvarsminister.
Aynı zamanda ABD Savunma Bakanlığı'na danışmanlık yapmaktaydı.Han var også assisterende U.S. attorney.
Sokrates felsefesinin ana temalarını ele alan başlıca kaynak Sokrates'in Savunması adlı diyalogdur.I dette er Sokrates grunnleggeren av politisk filosofi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod