savaşmak ile cümle
savaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suriye İç Savaşı'nda ise örgüt hükûmet güçleri yanında savaşmaktadır.Para ulama merasakan dalam perjuangan menegakkan kalimat Allah SWT adalah dengan sikap mukhlish versus Muflis.
Aynı zamanda 15,000 - 20,000 arası Mısır askeri de Yemen'de savaşmaktaydı.Cùng thời gian một số binh lính Ai Cập (15.000 - 20.000) vẫn còn tham chiến tại Yemen.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Muốn chiến đấu thì phải có quân đội.
Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu.Sheamus sau đó thành lập một liên minh với Randy Orton và bắt đầu mối thù với The Shield.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Tuy nhiên, sau nhiều cuộc phiêu lưu quân sự, ông mắc bệnh lỵ ở Tây Ban Nha năm 1370.
Artık Sovyet kuvvetleri Moskova'nın dış mahallelerinde savaşmaktaydı.Người Nga bấy giờ mới tung ra những trận đánh ở ngoại vi Moskva.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Quân Úc chiến đấu trên hai mặt trận chính.
350'si kadın toplam 4.500 kişi, PKK'ya karşı savaşmak için gönüllü olarak orduya başvurmuştur.350人の女性を含む合計4,500人の義勇兵が、PKKと戦うための軍に参加するために集まった。
Burada savaşmak yasaktır.私闘は禁止する。
Savaşacak birilerini bulamazlarsa kendileri arasında savaşmaktan hiç çekinmezler.かれらは互いに攻撃をせず、獲物には集団で攻撃をかける。
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!独りで突撃なんてダメですよ!
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.なぜ彼らは速度を争うことを強制されたのか。
Ayrıca sivil halka karşı savaşmak istemiyorlardı.更に衆を動かすことを民衆は望んでおりません。
Ancak savaşmak ile karşı karşıya kalınınca gerçekler ortaya çıkıyordu.なぜならば、彼が起きていたならば、戦いが生じたろうからだ。
Fakat ikisi de birbiriyle kardeş olduklarını bilmeden ölümüne savaşmaktadırlar.更には彼女の兄弟も殺された事を知り、共に互いの兄弟を殺した犯人を探すうちに陰謀に巻き込まれていく。
"Ben sizinle savaşmak için emir almadım.戦闘には参戦しない。
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.戦闘において鉄兵をアシストする。
Savaşmaktan zevk alır.戦いを楽しむ傾向がある。
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.そして最後まで戦い抜いた。
Birkaç ay sonra da Guido cephede savaşmak için dağlara çıktı.その数日後、台風と共にゴジラが館山に上陸。
Japonya: Pasifik Cephesi'nde Amerikan birliklerine karşı savaşmaktadır.太平洋戦線でのアメリカの反攻を扱う。
Kendisi "onlarla savaşmak yerine onları beslemek gerek" biçiminde bir çağrı yapmıştır Mormonlara.自ら戦うよりも、モンスターを束ねての戦いで真価を発揮する。
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.しかし、ドイツ軍はすでに東西両戦線で連合軍に押されていた。
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.脳には他の9体の怪人とリンクするためのニードルの針が埋め込まれている。
Onlar daha sonra 2 Mayıs 1998'de Hogwarts Savaşı'nda savaşmak için İhtiyaç Odası'na giderler.後來他們在1998年5月2日返到萬應室參與霍格華兹之戰。
Ya da kalabalık bir grupla savaşmak için adam kiralayabiliyorlar.可以裝載大量的人型自在戰鬥裝甲騎。
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.一直到終戰都沒交戰過。
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.很快大的歐洲國家開始互派代表。
Burada anlaşılır ki Angel'ın tek amacı karanlığın güçlerine karşı savaşmaktır.安納金这才見識到黑暗面的強大力量。
Takım'ın arasında savaşmak istemeyen tek kişidir.是校隊中唯一一個沒有在正規賽中戰敗的選手。
Genelde savaşmak yerine Megaman'a yardımcı olur ve ona tavsiyeler verir.經常與安雪在一起並給予她建議。
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.하늘의 아래 여러 나라의 사람은 서로 싸우느리라.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.링크의 진행 과정을 제외하고 9개의 지하 던전의 입구를 찾아내기 위해서는 적과 싸워야 한다.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.한 군졸이 전쟁에 나가려면 전투 훈련이 필요하다.
"Ben sizinle savaşmak için emir almadım."저는 이 투쟁에서 연좌제를 정의하지 않았습니다.
Büyücü (Wizard): Büyücü savaşmak için büyü yeteneklerini kullanırlar.마법사(Wizard)는 마법을 이용하는 전투에 유리하다.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.לאחר מכן המשיכה להילחם עד סוף המלחמה.
İspanya iç savaşı başladığında, Dali savaşmaktan ve bir grubun yanında yer almaktan uzak durur.עם פרוץ מלחמת האזרחים בספרד ברח דאלי מהלחימה וסירב להזדהות עם קבוצה כלשהי.
Ancak savaşmak ile karşı karşıya kalınınca gerçekler ortaya çıkıyordu.רק לאחר המלחמה נחשפו העובדות.
Arkadaşlarınıza Duyurma: Tek başınıza savaşmak yorucu mu?יש לי רק דבר אחד לומר לכם, ידידי: שמרו בחוזקה על משפחותיכם.
Ve sadece savaşmak için vardırlar, aralarında bir ırk birliği yoktur ve birbirlerini öldürürler.באי זה אין אפשרות להרוג אחד את השני ואין אויבים חזקים.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Не бива сами да се диагностицирате!
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.Защо не иска да признае, че сме във война?
Aradan yıllar geçmiştir ve Jack artık ebedi kötülükle savaşmak için hazırdır.След дълги години, минали в обучение, Джак се завръща да отмъсти на Аку и почти успява.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Световната банка е изложила като своя цел намаляването на бедността.
O zamana kadar II. Konstantius Sasaniler'le savaşmakla meşguldü.В този период сътрудничи тясно с Константинос Г. Караманлис.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.Той се базира на факта, че при инфекция с ХИВ в организма се изработват антитела.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Europske države bile su podijeljene na čiju stranu stati.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Európski panovníci však boli plne zamestnaní bojom medzi sebou.
Kazaklar özgürlükleri için Polonya ile savaşmaktadır.Macedónci bojujú za svoje práva!
Burada savaşmak yasaktır.Boj na zemi nie je povolený.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.To znamená, že tímy zo všetkých národov bojujú medzi sebou.
Bizzat savaşmak için müracaat ettiği ordu tarafından kendisine müsaade verilmedi.No jemu samotnému bojové lety nepovolili.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Iz dveh strani so napadli nemško vojsko.
İsrailoğulları Bar Kohba konusunda bölündü, onunla birlikte savaşmak istemeyenler onu terkettiler.Bar Kohba je kot vodja upora kaznoval vse Jude, ki se niso hoteli pridružiti uporu.
Burada savaşmak yasaktır.Tukaj izstopanje ni dovoljeno.
Düşmanlarla savaşmak isterler ama sıkılırlar.Delovna mesta so jim všeč, dokler se ne začnejo dolgočasiti.
Bu sahnede Naruto büyük bir canavar ile savaşmaktadır.Korgoth z nekaj težavami uspe premagati pošast.
Berk'te kalıp ejderhalarla savaşmaktadırlar.Jurija v boju z zmajem.
1969 senesinde Nixon Başkan seçildiğinde, ABD Vietnam'da dört yıldır savaşmaktaydı.JAV prezidentu 1969 m. tapus R. Niksonui, Vietnamo karas tęsėsi jau beveik ketverius metus.