savaşmak ile cümle
savaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Německo bylo nuceno bojovat na 2 frontách.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Evropští králové však byli plně zaměstnáni bojem mezi sebou.
Amerika Birleşik Devletleri 1000'den fazla deniz piyadesini savaşmak üzere gönderdi.Americké námořnictvo proto urychleně objednalo výrobu 1000 kusů.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Hlavní poslání je omezit korupci ve světě.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Další test určuje protilátky v krvi, které tělo pro boj s virem dengue vytváří.
Kral savaşmak ya da geri çekilmek arasında bir tercih yapmak durumunda kalır.Když mu dá král vybrat mezi popravou a vyhnanstvím.
Savaşmaktan zevk alır.Těší vás bojovat.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Na prostranství před vchodem do muzea bylo instalováno šest bronzových soch představujících různé světadíly.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Přesto se probojovala až do finále.
Berk'te kalıp ejderhalarla savaşmaktadırlar.Jsou pokryté motivy révy a boje s draky.
Piyadeler karşısında başarılı olsa da Amerikan M3 Stuart gibi diğer tanklarla savaşmak için tasarlanmamıştı.Tank byl však, stejně jako M3 Stuart účinný jenom proti pěchotě.
Kazaklar özgürlükleri için Polonya ile savaşmaktadır.Macedonenii se luptă Pentru justiția sa!
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.După aceea soldații intră în luptă.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Trebuie să renunți să te mai minți singur.
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.A TANU fő célja Tanganyika nemzeti szuverenitásának kivívása volt.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Nem. Ő harcolni fog a végsőkig.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Link fejlődése során harcolnia kel lényekkel, és meg kel találnia a 9 dungeon bejáratát.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Azt remélte, hogy ebben a küzdelmében nem lesz egyedül.
Filmde 300 Spartalı asker çok kalabalık bir Pers ordusuyla savaşmaktadır.A filmben 300 spártai szembeszáll a szinte végtelennek tűnő perzsa hadsereggel.
Kendiside savaşmak için cepheye gitti.A legelődombon készültek a harcra.
İtalya Cephesi'nde Almanlara ve İtalyanlara karşı savaşmaktadır.A továbbiakban Tunéziában harcolt az olaszok és a németek ellen.
Final bölümünde karşımıza yine çıkar.Bu sefer yıllarca uğruna çalıştığı şirkete karşı savaşmaktadır.A Parlament ezután újra szavaz, ezúttal a Bizottság egészéről.
Sauron bu güçün karşısında savaşmaktan kaçındı ve Kral'ın karşısında boyun eğdi.István legyőzte ellenfeleit, és biztosította hatalmát az ország felett.
Burada savaşmak yasaktır.Ezen a területen tilos az útról letérni.
Müttefiklik Habsburg Hükümdarına karşı savaşmak için her iki hükümdar için de bir fırsattı.Mindkét ország hadat üzent a Habsburg Birodalomnak.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Ensimmäisen tavoitteena on poistaa köyhyys maailmasta sen kaikissa muodoissa.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Saksa pelkäsi joutuvansa kahden rintaman sotaan.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Puolustajat jatkoivat taisteluaan viimeiseen asti.
Oyunda dört ülkenin askerleri birbiriyle savaşmaktadır.Pelissä neljähenkiset matojoukkueet sotivat toisiaan vastaan.
Ancak savaşmak ile karşı karşıya kalınınca gerçekler ortaya çıkıyordu.Sotatoimien alkaessa totuus oli jo selvinnyt.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Sodassa olleille miehille oli järjestettävä työtä.
Arjuna savaşmak istemez ve bunalıma girer.MY:n joukot eivät vähästä lannistu ja jatkavat taistelua.
Aynı zamanda 15,000 - 20,000 arası Mısır askeri de Yemen'de savaşmaktaydı.Την ίδια εποχή κάποια Αιγυπτιακά στρατεύματα (15 000 - 20 000) πολεμούσαν ακόμα στην Υεμένη.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Υπάρχουν εχθροί που πρέπει να πολεμήσει για να εντοπίσει τις εισόδους σε εννέα υπόγεια.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.Οι Μάγια χωρίζονται σε πόλεις-κράτη που πολεμούν μεταξύ τους.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Εκείνος έβαλε στόχο την Ιταλία.
İtalya Cephesi'nde savaşmaktadır.Αγωνίζεται στην Ιταλία για λογαριασμό της Βενέτσια.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Mange lokale krigsherrer skiftede side i stedet for at slås.
Ben savaşmak için Büyük Alman İmparatorluğu'nun Şansölyesi olmadım."Jeg blev ikke kansler af Tyskland for at udkæmpe krige."
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.Den underliggende motivation for at starte både SolarCity og Tesla er at kæmpe mod den globale opvarming.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Det første af verdensmålene går ud på at afskaffe fattigdom.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Indtil slutningen af måneden fortsatte kampene.
Henry 1153 yılında İngiltere'yi yeniden işgal edince hiçbir taraf savaşmak istemez durumdadır.Da Henrik FitzEmpress invaderede England igen i 1153 var ingen af fraktionernes tropper villige til at kæmpe.
Ayrıca bölgede aylardır savaşmakta olan birlikler, özellikle de Stalingrad'dakiler ciddi biçimde tükenmişti.Hertil kom at enhederne i området var svækket af måneders kamp ikke mindst i kampene i Stalingrad.
İkinci sezonda, Devichils Lucifer'i başarmak isteyen üç şeytanla savaşmak zorundadır.I den andre sesongen må Devici kjempe mot de tre djevlene som vil lykkes med Lucifer.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Mange lokale kommandører skiftet side istedenfor å kjempe mot Nordalliansen.
Geç Dönem'den önce Mısırlıların denizde savaşmak için donanmaları yoktu.Egypt hadde ingen marine til å kjempe sjøslag før i den sene perioden.
Mowgli onunla savaşmak zorundadır.Har Gokū noe å stille opp med mot ham?
Henry 1153 yılında İngiltere'yi yeniden işgal edince hiçbir taraf savaşmak istemez durumdadır.Da Henrik FitzEmpress igjen invaderte England i 1153 var ingen av partene ivrige etter å kjempe.
1969 senesinde Nixon Başkan seçildiğinde, ABD Vietnam'da dört yıldır savaşmaktaydı.I 1969 ble Nixon valgt som president i USA.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Angrepet var en avgjørende seier for Italia.
Savaşmaktan zevk alır.De liker å sloss.
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.Motivasi yang mendasari pendanaan SolarCity dan Tesla adalah melawan pemanasan global.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Mereka sudah nekat untuk bertempur hingga akhir.
Vakıf 2016'da Intel, Vox Media ve Re/code ile İnternet'teki tacizle savaşmak için iş birliği yaptı.Pada tahun 2016, badan amal ini bermitra bersama Intel, Vox Media, dan Re/code untuk melawan kekerasan daring.
Ancak, doğudaki Arapları savaşmak zorunda kaldığından projesini bitiremedi.Karena harus melawan orang Arab di timur, ia tidak bisa menyelesaikan proyeknya.
Burada savaşmak yasaktır.Propaganda perang dilarang.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Sebaliknya, Eropa kerap terpecah-belah menjadi sejumlah negara yang saling berperang.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Selama petualangan militer lanjutan, namun, ia terjangkit disentri di Spanyol pada 1370.
Bu iki grup aralarında savaşmaktadır.Kedua gadis tersebut rupanya sedang bertengkar.