savaşmak ile cümle

savaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.I sopravvissuti dovranno continuare a tenere duro fino a quando non arrivano i rinforzi all'alba.
Ratchet ise Predaking ile savaşmaktadır.Rackham cerca la sua preda.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Немецкие войска с самого начала войны были вынуждены воевать на два фронта.
Metnin yazıldığı sırada ise İngiltere 1655 yılından beri devam eden savaşta İspanya ile savaşmaktadır.Однако, во время её написания Англия с 1655 года была в состоянии войны с Испанией.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Они сражались до самого конца.
Domitian aynı zamanda 82 yılında Chatti'ye karşı savaşmak için Lejyon I Minervia'yı kurdu.Домициан также создал в 82 году новый легион, I легион Минервы, для своей кампании против хаттов.
Burada savaşmak yasaktır.Драться между собой запрещено.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Солдаты вступают в бой.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Города-государства начали бороться между собой.
Ayrıca Amerikan tanklarının işi düşman tankları ile savaşmak ve onları yok etmek değildi.Американская артиллерия затем уничтожила танки, чтобы они не попали в руки противника.
Oyuncular NPC lerle savaşmak için klanlar oluşturabilir, ayrıca tek başına oynayıp seviye atlayabilir.Такие игроки могут нанять сильных NPC и позволить им сражаться, в то время как они будут следить за полем боя.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Предотвратить все это нужно до рассвета.
Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu.Позже против Щита объединились Шеймус и Рэнди Ортон.
Ayrıca sivil halka karşı savaşmak istemiyorlardı.Против гражданских никогда не воевал.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Вы не должны страдать в одиночку.
Bunun yerine, Humus'ta Araplarla birlikte savaşmaktadırlar.وبدلا من ذلك فإنهم يقاتلون جنبا إلى جنب مع العرب في حمص.
Bunların 3.5 milyonu Rus Ordusu'nda görevliyken 250.000 kişi Avusturya-Macaristan Ordusu'nda savaşmaktaydı.قاتل 3.5 مليوناً من الأوكرانيين مع الجيش الإمبراطوري الروسي، بينما شارك 250 ألفاً في الجيش النمساوي المجري .
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.كان الهدف الأساسي لهذا الاتحاد تحقيق الاستقلال الوطني التام تنجانيقا.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.ففي اللحظة التي تصل بها الفيروسات إلى داخل الجسم تبدأ بصنع نسخ عن نفسها بهدف الانتشار داخل الجسم.
Ve Rick Negan'a karşı savaşmak ister.حوار متخالف مع إريك نولو.
Aynı yıl babasıyla birlikte, Sasanilere karşı savaşmak için Doğu'ya gitmiş, fakat bir faaliyet göstermemiştir.No mesmo ano, acompanhou seu pai para o Oriente contra o Império Sassânida, mas não viu nenhuma ação.
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.A motivação subjacente ao financiamento do SolarCity e da Tesla foi ajudar a combater o aquecimento global.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Entretanto, depois de outras aventuras militares ele acabou pegando disenteria na Espanha em 1370.
Komutanlar savaşma niyetinde olsa da her iki taraftaki baronlar artık savaşmak istememektedir.Nesse ponto da guerra, os barões de ambos os lados pareciam querer evitar batalhas.
Vakıf 2016'da Intel, Vox Media ve Re/code ile İnternet'teki tacizle savaşmak için iş birliği yaptı.Em 2016, a fundação fez parceria com a Intel, Vox Media e Recode para combater o assédio virtual.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.O imperador francês pretendia combater as duas forças de forma separadas.
Bölge önemli bir erzak yoluydu, çünkü yol sayesinde Humus'daki muhaliflerle savaşmak için bu yol gerekliydi.A região era muito visitada por autoridades, pois aquele era o caminho, utilizado para chegar a Ouro Branco.
Büyücü (Wizard): Büyücü savaşmak için büyü yeteneklerini kullanırlar.Feiticeiros: Feiticeiros nascem com a habilidade de usar magia poderosa.
İsa'nın mesajını yaymak ve cehaletle savaşmak üzere kurulmuştur.Em seguida, descreve Jesus sendo enviado por Deus para remover a ignorância.
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.De TANU streefde naar Tanganyikaanse onafhankelijkheid.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Soldaten zouden dan wel wat anders aan hun hoofd hebben dan vechten.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Hij wilde doorvechten tot het eind.
Amacı Voldemort'a karşı savaşmaktır.Uiteindelijk vecht hij toch mee tegen Voldemort.
Final bölümünde karşımıza yine çıkar.Bu sefer yıllarca uğruna çalıştığı şirkete karşı savaşmaktadır.Hiervoor moet hij opnieuw contact opnemen met de familie die hij al jaren mijdt.
Albüm kapağı "Savaşmak için çok akıllı.Qua geluid is het album erg energiek".
Kendiside savaşmak için cepheye gitti.Het is daar dat hij zelf begon te worstelen.
Aynı düşmanlarla savaşmakta olan Sovyet Rusya Türkiye için bir müttefik olarak görülüyordu.Dat de Verenigde Staten Turkije als een onmisbare bondgenoot tegen de Sovjet-Unie beschouwden hielp ook.
Fakat ikisi de birbiriyle kardeş olduklarını bilmeden ölümüne savaşmaktadırlar.De twee worden verliefd op elkaar, niet wetende dat zij broer en zus zijn.
Düşmanlarla savaşmak isterler ama sıkılırlar.Hij is aan het jagen met zijn gezelschap, maar verveelt zich.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Aby przetrwać, muszą doczekać świtu.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Zmusiłoby to polskie wojska do walki na dwa fronty.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.W grze gracze wcielają się w walczących między sobą magów.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Pozostali zadecydowali walczyć do końca.
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.Dlaczego powinniśmy korzystać z zebrań?.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Do obsługi uruchomionej linii zakupiono 9 trolejbusów Vétra VBRh.
Ve sadece savaşmak için vardırlar, aralarında bir ırk birliği yoktur ve birbirlerini öldürürler.Nie mogąc dokonać racjonalnego wyboru między jednym a drugim, umiera.
Böylece Osmanlı'yı hem batıda, hem de doğuda savaşmak zorunda bırakmak.Walczyć będziemy tak o granice wschodnie, jak i zachodnie.
Savaşacak birilerini bulamazlarsa kendileri arasında savaşmaktan hiç çekinmezler.Om de sedan visar sig medgörliga, sök då inte sak med dem.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.För att undkomma måste de ge sig av innan gryningen.
Herhangi bir tecrübesi yokken doğaüstü varlıklarla savaşmak hiç beklemediği bir şeydir.1, Ett liv utan superkrafter är väl inte värt att leva?
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Därefter kämpade den på oförändrad till slutet.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Med ett annat test söker man i blodet efter antikroppar som kroppen tillverkar för att bekämpa dengueviruset.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!У цій битві він поодинці не виживе.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Це настрій на боротьбу з ними до кінця.
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.ЗА ЩО БОРОЛАСЯ РОЇЩЕНСЬКА РЕСПУБЛІКА?
Almanların yaptıklarını görünce de onlara karşı savaşmak için dağa çıkar.Коли довелось німцям здавати гору, то відступаючи вони підірвали входи до підземель.
Kazaklar özgürlükleri için Polonya ile savaşmaktadır.Маркевич прийняв рішення повернутися до Польщі для боротьбу за незалежність Польщі.
Takım'ın arasında savaşmak istemeyen tek kişidir.Єдиний з основний персонажів, з яким не доведеться битися.
Böylece Osmanlılar beklemedikleri şekilde Avusturya'yı karşında bulup iki cephede savaşmak zorunda kaldı.Австрія вимушена була воювати на два фронти.
Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu.Пізніше проти Щита об'єдналися Шімус і Ренді Ортон.
İlgili Sayfalar