Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşma ile cümle

savaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve Rick Negan'a karşı savaşmak ister.حوار متخالف مع إريك نولو.
'Yahudiler sizle savaşacak' - Yahudiler bizle savaşmaya başladı.يا أمي إياك أن تبكي هل تريدين أن تشمتي فينا اليهود .
O da Sam gibi Danny'nin sırrını saklıyor ve genellikle hayaletlerle savaşmasına yardım etmektedir.Como Sam, ele divide o segredo de Danny e muitas vezes ajuda nas batalhas contra seus inimigos sobrenaturais.
Aynı yıl babasıyla birlikte, Sasanilere karşı savaşmak için Doğu'ya gitmiş, fakat bir faaliyet göstermemiştir.No mesmo ano, acompanhou seu pai para o Oriente contra o Império Sassânida, mas não viu nenhuma ação.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Knappe foi então lutar na Frente Leste e na Frente na Itália.
Theseus, canavarla savaşmaya gönüllü olur.Teseu resolveu enfrentar o monstro.
Strula, Strunlungar ailesini, güç ve etkisiyle İzlanda'nın diğer klanlarına karşı savaşmaya ikna etti.Sturla usou o poder e a influência da família para mover guerra aos outros clãs da Islândia.
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.A motivação subjacente ao financiamento do SolarCity e da Tesla foi ajudar a combater o aquecimento global.
Ama güneşin şu anda durduğu yerden başlayarak artık hiç savaşmayacağım.De onde o sol está agora, eu não irei lutar nunca mais."
Hatta komutanlara İmparatoru korumaları ve Hristiyanlar için savaşmaları için hediyeler verdiler.Deram presentes aos comandantes militares e invocaram-nos para guardar o imperador e lutar pelos cristãos.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Entretanto, depois de outras aventuras militares ele acabou pegando disenteria na Espanha em 1370.
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.Os partisans operavam atrás das linhas inimigas.
Komutanlar savaşma niyetinde olsa da her iki taraftaki baronlar artık savaşmak istememektedir.Nesse ponto da guerra, os barões de ambos os lados pareciam querer evitar batalhas.
Vakıf 2016'da Intel, Vox Media ve Re/code ile İnternet'teki tacizle savaşmak için iş birliği yaptı.Em 2016, a fundação fez parceria com a Intel, Vox Media e Recode para combater o assédio virtual.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.O imperador francês pretendia combater as duas forças de forma separadas.
EZLN'e katılıp savaşmayan ancak onları destekleyen kadınlarda vardı.Entre os negros, não havia uma elite, nem tampouco Consulado que os pudesse auxiliar.
Cat Shogun, artık savaşma!Catálogo da Bomp! no Discogs.
Bölge önemli bir erzak yoluydu, çünkü yol sayesinde Humus'daki muhaliflerle savaşmak için bu yol gerekliydi.A região era muito visitada por autoridades, pois aquele era o caminho, utilizado para chegar a Ouro Branco.
2004 yılında Norveç'te, insan hakları için savaşmasından dolayı Thorolf-Rafto-Ödülü'nü almıştır.Recebeu, em 2004, o Prêmio Reebok pela sua atuação na defesa dos direitos humanos.
Büyücü (Wizard): Büyücü savaşmak için büyü yeteneklerini kullanırlar.Feiticeiros: Feiticeiros nascem com a habilidade de usar magia poderosa.
Mayıs 1794'te L'Ouverture kuvvetleri Fransa saflarına geçer ve Fransa Cumhuriyeti için savaşmaya başlar.Ele trouxe suas forças para o lado francês em maio de 1794 e começou a lutar pela Primeira República Francesa.
İsa'nın mesajını yaymak ve cehaletle savaşmak üzere kurulmuştur.Em seguida, descreve Jesus sendo enviado por Deus para remover a ignorância.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Roberto alistou todos os homens em idade de combate no exército, que ele mesmo equipou.
"Hiçbir hükümet faşizmi yok etmek üzere savaşmaz."Geen enkele regering bestrijdt het fascisme om het te vernietigen.
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.De TANU streefde naar Tanganyikaanse onafhankelijkheid.
Rus ordularının komutanı Barclay, Bagration'un ısrarına rağmen savaşmayı reddetti.De Russische opperbevelhebber Barclay weigerde om te vechten ondanks het aandringen van Bagration.
Bir mesajında, "Amacım için savaşmaya ve ölmeye hazırım." dedi.Hij schrijft "Ik ben klaar om te vechten en te sterven voor mijn daad.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Soldaten zouden dan wel wat anders aan hun hoofd hebben dan vechten.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.De Volsci bleven echter vechten.
Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir.Hun vader heeft hij pas na de oorlog teruggezien.
Fakat Timur savaşmadan geri çekildi.Hij trok zich zonder strijd terug.
Düşman süvari cüce kral Hrothgar'ı öldürür ardından Eragon ile savaşmaya başlar.De Rijder dood de dwergenkoning Hrothgar en valt dan Eragon aan.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Ze hebben een verlegen karakter en zullen eerder vluchten dan vechten, als dat mogelijk is.
Vali onların hapishane grubuna karşı savaşmalarını ister.De gevangenisoverheden trachten de formatie van gevangenisbendes te bestrijden.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Robert riep alle mannen van weerbare leeftijd op tot dienstplicht in het leger.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Hij wilde doorvechten tot het eind.
Théoden, Saruman ile savaşmaya karar verdi.De Donkerlanders strijden met Saruman tegen Rohan.
Amacı Voldemort'a karşı savaşmaktır.Uiteindelijk vecht hij toch mee tegen Voldemort.
Final bölümünde karşımıza yine çıkar.Bu sefer yıllarca uğruna çalıştığı şirkete karşı savaşmaktadır.Hiervoor moet hij opnieuw contact opnemen met de familie die hij al jaren mijdt.
Albüm kapağı "Savaşmak için çok akıllı.Qua geluid is het album erg energiek".
Kendiside savaşmak için cepheye gitti.Het is daar dat hij zelf begon te worstelen.
Savaşmayı sever.Hij houdt ook van vechten.
VI. Alfonso Murabıtlara karşı savaşmayı seçmiştir.Daarna concentreerde Alfons zich op de strijd tegen de Moren.
Demetrios onla savaşmaya karar verdi ancak büyük bir bozguna uğradı.Decius achtervolgde de Goten, maar leed een zware nederlaag bij Beroë.
Pixie, Winx Club üyelerinin yanında bulunan ve cadılarla savaşmaya yardım eden küçük perilerdir.Kamek is een heks die Bowser vaak helpt en beschermt.
Aynı düşmanlarla savaşmakta olan Sovyet Rusya Türkiye için bir müttefik olarak görülüyordu.Dat de Verenigde Staten Turkije als een onmisbare bondgenoot tegen de Sovjet-Unie beschouwden hielp ook.
Fakat ikisi de birbiriyle kardeş olduklarını bilmeden ölümüne savaşmaktadırlar.De twee worden verliefd op elkaar, niet wetende dat zij broer en zus zijn.
Düşmanlarla savaşmak isterler ama sıkılırlar.Hij is aan het jagen met zijn gezelschap, maar verveelt zich.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Aby przetrwać, muszą doczekać świtu.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Knappe walczył także na froncie wschodnim i kampanii włoskiej.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Zmusiłoby to polskie wojska do walki na dwa fronty.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Orkowie jednak wciąż przetrwali.
Savaşma sonucu yenilen Sebastian kaçar.Dzięki Sebastianowi, udaje im się uciec.
Bir şövalyenin tek özelliği savaşması değildi.Nie dorównywał jej w walce żaden rycerz.
Parti, programında Kürdistan Sosyalist Halk Cumhuriyeti için savaşmayı benimsemiştir.Według programu, partia walczy o ustanowienie socjalistycznej Ludowej Republiki Kurdystanu.
Théoden, Saruman ile savaşmaya karar verdi.Stamtąd entowie ruszyli na wojnę z Sarumanem.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.W grze gracze wcielają się w walczących między sobą magów.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Pozostali zadecydowali walczyć do końca.
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.Dlaczego powinniśmy korzystać z zebrań?.
Savaşmayı sever.Uwielbia walki.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod