Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşma ile cümle

savaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Jest to władza, jaką daje zwycięstwo nad pokonanym.”
Hayatını kötüler ile savaşmaya ve insanlara yardım etmeye adamıştır.Walczą o prawo do godnego życia, proszą o pomoc.
Kaulder'ı yeniden savaşmaya teşvik eder.Kaddafi wzywa do dalszych walk.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Do obsługi uruchomionej linii zakupiono 9 trolejbusów Vétra VBRh.
Angel ekibi karanlığın güçleri ile savaşmaya geri döner.Ich zadaniem jest walka z siłami ciemności.
2004 yılında Norveç'te, insan hakları için savaşmasından dolayı Thorolf-Rafto-Ödülü'nü almıştır.W 1999 roku za pracę na rzecz obrony praw człowieka otrzymał nagrodę Norweskiej Fundacji Rafto.
Ama savaşın başında sadece 10 tane tank savaşmaya uygundu. ^ 1 Aralık 1939'daki durum.Walki w obronie miasta trwały tylko jeden dzień – 1 września 1939.
Hasdrubal savaşmadan geri çekilir.Vaudreuil skapitulowało bez walki.
'Yahudiler sizle savaşacak' - Yahudiler bizle savaşmaya başladı.Żydzi!”) by zagrzewać swoją drużynę do walki.
Ancak bunun karşılığındaysa büyücü kız olup cadı denen varlıklara karşı savaşmaları gerekmektedir.Ci wyjawili im jaka jest sytuacja, ale muszą sobie poradzić sami z Czarownicą z Oz.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.W konsekwencji zginęli też wszyscy żołnierze, których Harry uratował w czasie wojny.
Ve sadece savaşmak için vardırlar, aralarında bir ırk birliği yoktur ve birbirlerini öldürürler.Nie mogąc dokonać racjonalnego wyboru między jednym a drugim, umiera.
Böylece Osmanlı'yı hem batıda, hem de doğuda savaşmak zorunda bırakmak.Walczyć będziemy tak o granice wschodnie, jak i zachodnie.
Savaşacak birilerini bulamazlarsa kendileri arasında savaşmaktan hiç çekinmezler.Om de sedan visar sig medgörliga, sök då inte sak med dem.
Bruce onun ölümü için Clark'ı suçlar ve birbirleriyle savaşmaya başlarlar.I gengäld, skyller Bruce Clark för hennes död, och två går mot varandra.
Vücut, özellikle dang virüsü ile savaşması için 5-7 gün sonra antikor üretir.Kroppen bildar antikroppar som specifikt bekämpar dengueviruset efter 5 till 7 dagar.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.För att undkomma måste de ge sig av innan gryningen.
Hükûmeti Alman birliklerine karşı savaşmaya ikna etti.Den nya regeringen beslutade att fortsätta kampen mot de tyska trupperna.
Ancak bunun karşılığındaysa büyücü kız olup cadı denen varlıklara karşı savaşmaları gerekmektedir.Vad som behövdes för att göra dem till häxor, var ett förbund med Djävulen.
Ancak çok sayıda savaşçı yeni koşullar altında savaşmaya devam etme kararı aldı.Många enheter fortsatte dock sin kamp, fast nu under andra omständigheter.
Bir mesajında, "Amacım için savaşmaya ve ölmeye hazırım." dedi.Hon sade då till dem: "Om jag dör, dör jag på min post".
Herhangi bir tecrübesi yokken doğaüstü varlıklarla savaşmak hiç beklemediği bir şeydir.1, Ett liv utan superkrafter är väl inte värt att leva?
Sonra Nero ile Dante savaşmaya başlar.Nero blev rasande och började slåss mot Dante.
Savaşmayı sever.Han gillar också att slåss.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Därefter kämpade den på oförändrad till slutet.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Med ett annat test söker man i blodet efter antikroppar som kroppen tillverkar för att bekämpa dengueviruset.
Theseus, canavarla savaşmaya gönüllü olur.Anténor beslutar sig för att strida mot monstret.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Herman förklarar krig mot Nelson och lär Bart strategi i totalt krig.
Gemiler tekrar savaşmadı ve abluka yerinde kaldı.De övriga fartygen återvände hem utan att stöta på några problem.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Після цього їм доводиться щодня боротися за своє життя.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Кожен з живих поклявся мстити ворогові до останньої краплі крові.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!У цій битві він поодинці не виживе.
Cat Shogun, artık savaşma!Складна операція Поліано, не вмирай!
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Це настрій на боротьбу з ними до кінця.
Savaşmamalarını istediler.Вона не бажала воювати.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Герман вирішує оголосити Нельсону війну і повністю роз'яснює Барту стратегію нападу.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."І так перемога дістається тому, хто перший добереться до супротивника».
Niye Arsa için savaşmak zorunda olduğumuzu düşünüyordum.ЗА ЩО БОРОЛАСЯ РОЇЩЕНСЬКА РЕСПУБЛІКА?
Almanların yaptıklarını görünce de onlara karşı savaşmak için dağa çıkar.Коли довелось німцям здавати гору, то відступаючи вони підірвали входи до підземель.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Згодом він воював на східному фронті (за полярним колом) і в Італії.
Empire: Total War, serinin diğer oyunları gibi keşif, fetih, koloniler kurma ve savaşma hakkındadır.В Empire: Total War традиційно відтворено дослідження, завоювання, колонізація та війни.
Kazaklar özgürlükleri için Polonya ile savaşmaktadır.Маркевич прийняв рішення повернутися до Польщі для боротьбу за незалежність Польщі.
Anavatan Çağırıyor, elinde kılıçla arkasındakileri düşmana karşı savaşmaya çağıran bir kadın figürüdür.Це — жінка, що тримає в руці меч, яка стоїть в позі заклику до боротьби.
Takım'ın arasında savaşmak istemeyen tek kişidir.Єдиний з основний персонажів, з яким не доведеться битися.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Уславилися запеклою боротьбою проти мусульман.
Savunanlara bir evi terketmeleri halinde diğerinde savaşma olanağı verir.Адже звільнивши одного, треба обирати іншого.
Böylece Osmanlılar beklemedikleri şekilde Avusturya'yı karşında bulup iki cephede savaşmak zorunda kaldı.Австрія вимушена була воювати на два фронти.
Bayley ise ana kadrodan Natalya’yı çağırarak BFF ile savaşmaya başlamıştır.Прем'єра балету зустріла гостру критику.
Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu.Пізніше проти Щита об'єдналися Шімус і Ренді Ортон.
Ancak çok sayıda savaşçı yeni koşullar altında savaşmaya devam etme kararı aldı.Однак у цій обстановці частина воїнів продовжувала бій.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.V boji pokračoval na východní frontě a v italské kampani.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Německo bylo nuceno bojovat na 2 frontách.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Ale Oguzové nadále pokračovali bojích.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Evropští králové však byli plně zaměstnáni bojem mezi sebou.
Doktor bir kılıçla onlarla savaşmaya çalışır.V boji používá meč.
Amerika Birleşik Devletleri 1000'den fazla deniz piyadesini savaşmak üzere gönderdi.Americké námořnictvo proto urychleně objednalo výrobu 1000 kusů.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Hlavní poslání je omezit korupci ve světě.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Další test určuje protilátky v krvi, které tělo pro boj s virem dengue vytváří.
1645 yılında Parlamento iç savaşta sonuna kadar savaşma kararı alır.Roku 1645 parlament opět potvrdil svoje odhodlání vést válku až do konce.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Vítězem rozjížďky je ten, kdo jako první projede cílem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod