Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşma ile cümle

savaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Azog sonrasında Thorin'le savaşmaya başlarlar.Infine, si fa avanti Thorin.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Rimangono in battaglia combattendo fino alla fine.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Anche i lupi mannari li temono e preferiscono fuggire piuttosto che combatterli.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.L'armata francese in Italia si trovò dunque a combattere su due fronti.
Onlar daha sonra 2 Mayıs 1998'de Hogwarts Savaşı'nda savaşmak için İhtiyaç Odası'na giderler.Muore durante la Seconda Battaglia di Hogwarts, il 2 maggio 1998.
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.Le truppe portoghesi vennero quindi ritirate senza combattere.
Ve Rick Negan'a karşı savaşmak ister.Rick gli chiede di curare Negan.
Düşman açık alanda savaşmaya zorlandı.Il nemico doveva essere colpito dovunque si trovava.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Molti comandanti talebani decisero di cambiare fazione piuttosto che morire.
Cermenler daha çok küçük ya da büyük baskın gruplarıyla savaşmayı tercih ediyorlardı.I germani si dedicavano piuttosto a piccole o grandi scorrerie.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.I sopravvissuti dovranno continuare a tenere duro fino a quando non arrivano i rinforzi all'alba.
Onlar savaşıken diğer oyuncular savaşmaz ve onları seyreder.Lui non vuole, ma gli altri insistono e la guardano.
Ratchet ise Predaking ile savaşmaktadır.Rackham cerca la sua preda.
Doktor bir kılıçla onlarla savaşmaya çalışır.Combatte usando una spada.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Successivamente Knappe andò a combattere sul fronte orientale e in Italia.
Savaşma seviş.Создавайте любовь, не войну.
Savaşmaya devam ettiğiniz her saat, Berlin'deki ve yaralılarımızın sivillerinin acısını uzatır.Каждый час сражения продлевает ужасающие страдания гражданского населения Берлина и наших раненых.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Каждый из них поклялся биться с врагом до последней капли крови.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Невзирая на ранение, продолжил бой.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Немецкие войска с самого начала войны были вынуждены воевать на два фронта.
Metnin yazıldığı sırada ise İngiltere 1655 yılından beri devam eden savaşta İspanya ile savaşmaktadır.Однако, во время её написания Англия с 1655 года была в состоянии войны с Испанией.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Они сражались до самого конца.
Domitian aynı zamanda 82 yılında Chatti'ye karşı savaşmak için Lejyon I Minervia'yı kurdu.Домициан также создал в 82 году новый легион, I легион Минервы, для своей кампании против хаттов.
2004 yılında Norveç'te, insan hakları için savaşmasından dolayı Thorolf-Rafto-Ödülü'nü almıştır.В 2004 году она получила премию Рафто за борьбу за права человека, будучи в тюрьме.
Burada savaşmak yasaktır.Драться между собой запрещено.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Солдаты вступают в бой.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Города-государства начали бороться между собой.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Герман решает объявить войну Нельсону и объясняет Барту будущую полностью атакующую стратегию.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Впоследствии он воевал на восточном фронте (за полярным кругом) и в Италии.
Sonrasında Dhritivarman geldi ve savaşmaya başladı.Через некоторое время к ним приехал Хантер, и началась стычка.
Ayrıca Amerikan tanklarının işi düşman tankları ile savaşmak ve onları yok etmek değildi.Американская артиллерия затем уничтожила танки, чтобы они не попали в руки противника.
Oyuncular NPC lerle savaşmak için klanlar oluşturabilir, ayrıca tek başına oynayıp seviye atlayabilir.Такие игроки могут нанять сильных NPC и позволить им сражаться, в то время как они будут следить за полем боя.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Предотвратить все это нужно до рассвета.
Anavatan Çağırıyor, elinde kılıçla arkasındakileri düşmana karşı savaşmaya çağıran bir kadın figürüdür.Это — женщина, держащая в руке меч, которая стоит в позе призыва к борьбе.
Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu.Позже против Щита объединились Шеймус и Рэнди Ортон.
Potansiyeller ise, vampirlerle savaşmayı öğreten kişinin bir vampir olması konusunda afallamışlardır.Люди всё ещё ищут способ противостоять вампирам.
Zira bu bey Sırbistan tarafında savaşmayı sürdürmüştür.Папская курия в данном вопросе встала на сторону Андрея.
Savaşmamalarını istediler.Воевать не пришлось.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.И каждый день им необходимо его пережить.
Yakınlarında herhangi bir Alman ordusu bulunmuyordu ve Almanlar da Osmanlı ile savaşmayı hiç istemiyordu.Каждую высоту брали с боем, немец не хотел отходить.
Ayrıca sivil halka karşı savaşmak istemiyorlardı.Против гражданских никогда не воевал.
Oyuncular, diğer Pokémonlar ile savaşması için yakaladıkları yaratıkların özel güçlerini kullanmaktalar.Игрок использует своих покемонов для сражений с другими покемонами.
17. yy ortalarında güçlendirilen kale, güçlü Osmanlı ordusuna savaşmadan teslim oldu.Воевал в составе 18-й армии, попал в окружение, продолжал борьбу во вражеском тылу.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Вы не должны страдать в одиночку.
Savaşmayı sever.Любит сражаться.
Fakat siz, birliklerimizin savaşma azmini arttıracak önlemler almayı başarmalısınız." .Так что они должны найти косвенные способы борьбы за то, чего они хотят достичь».
Bazı toplumlar ise kadınların savaşmasını kesinlikle yasaklamıştır.أما بعض المجتمعات، تمنع قطعاً خروج النساء الي الحرب.
Bruce onun ölümü için Clark'ı suçlar ve birbirleriyle savaşmaya başlarlar.اتهم (بروسي) (كلارك) بقتلها ، وبدؤا يحاربون بعضهم البعض .
Bunun yerine, Humus'ta Araplarla birlikte savaşmaktadırlar.وبدلا من ذلك فإنهم يقاتلون جنبا إلى جنب مع العرب في حمص.
Ama güneşin şu anda durduğu yerden başlayarak artık hiç savaşmayacağım.من حيث تقف الشمس الآن ، لن أحارب أكثر إلى الأبد ".
Yıllar sonra, Momotarō anne ve babasından ayrılıp uzak bir adadaki şeytanlarla savaşmaya gider.وبعد سنوات، غادر موموتارو والديه ليقاتل عصابة من الأشرار ( شياطين أو الغيلان) في جزيرة بعيدة.
Takım savaşmaya devam etti.استمرت القوات المسلحة في القتال.
Geçerken Floransa'yı da alan Charles savaşmadan 22 Şubat 1495 günü Napoli'ye girer.بعد ذلك دخل الملك الفرنسي نابولي دون قتال في 22 فبراير 1495.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.على الرغم من استمرار وقوع اصابات.
Bunların 3.5 milyonu Rus Ordusu'nda görevliyken 250.000 kişi Avusturya-Macaristan Ordusu'nda savaşmaktaydı.قاتل 3.5 مليوناً من الأوكرانيين مع الجيش الإمبراطوري الروسي، بينما شارك 250 ألفاً في الجيش النمساوي المجري .
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.ومع ذلك استمر في القتال خلف خطوط العدو.
Artemis ile Atlas savaşmaya başladı.يبدأ بيت أتريوس مع تانتالوس.
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.كان الهدف الأساسي لهذا الاتحاد تحقيق الاستقلال الوطني التام تنجانيقا.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir.""جوهرة حقيقية للضرب قبالة الطريق".
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.ففي اللحظة التي تصل بها الفيروسات إلى داخل الجسم تبدأ بصنع نسخ عن نفسها بهدف الانتشار داخل الجسم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
savaşma ile cümle - Sayfa 8 - savaşma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App