Sihon bizimle savaşmak için Yahesada bütün halkıyla karşımıza çıktı.那 時西宏 和 他 的 眾民 、 出來 攻擊 我 們 、 在 雅雜與 我 們交戰
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Czas chwycić za broń, pora walczyć", ludzie by go posłuchali.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Đã đến lúc chúng ta cần vũ trang. Đã đến lúc phải chiến đấu", ông sẽ được mọi người nghe theo.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."È il momento di prendere le armi, è il momento di combattere". sarebbe stato seguito.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Es el momento de tomar las armas, es el momento de luchar", lo habrían seguido.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Es ist an der Zeit. Bewaffnet euch und kämpft!", hätte es das getan.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Está na hora de agarrar nas armas, está na hora de lutar," ele teria sido seguido.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Este timpul să luăm armele, este timpul pentru luptă," ar fi fost urmat.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Het is tijd om de wapens op te nemen, tijd om te vechten", had men hem gevolgd.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Ideje, hogy ideje fegyvert ragadni, ideje, hogy harcoljunk." akkor követték volna.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Il est temps de prendre les armes, il est temps de se battre, " il aurait été suivi.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi.무기를 들 때가 왔습니다. 싸울 때가 왔습니다."라고 말했었다면, 그는 지지를 받았을 것입니다.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Ήρθε η ώρα να πιάσουμε τα όπλα, ήρθε η ώρα να πολεμήσουμε," θα τον είχαν ακολουθήσει.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Време е да вземем оръжия, време е да се бием," те щяха да го последват.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."Пришло время взять в руки оружие, время сражаться", — за ним бы последовали.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."זה הזמן להתקומם, זה הזמן להלחם," הם היו הולכים אחריו.
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."انه حان وقت رفع السواعد, حان وقت القتال" سوف يجد من يتبعه
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi.戦いの時がきた」と説いても 民衆は彼を支持したでしょう そして国際社会もまた
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Ahora, el equilibrio por el que yo trato de luchar --
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...A nyní ta rovnováha, o kterou bojuji.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Az arany középút elérése érdekében
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Den balans jag själv slåss för --
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Je vais vous présenter l'équilibre que je défends.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...이제 제가 추구하고자 하는 그 사이의 균형에 대해 말씀드리겠습니다.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...O equilíbrio pelo qual eu tento lutar...
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Ora, il bilanciamento per il quale cerco di battermi...
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Η ισορροπία για την οποία μάχομαι -
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Теперь о балансе, за который я пытаюсь бороться.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...האיזון שאני מנסה להיאבק למענו-
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...الآن .. التوازن الذي أريد ان احارب من اجل الحصول عليه
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...善良なリベラル派として私がまず
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.100 unta. Unta.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.100 wielbłądów! Wielbłądów? Ja bym nie oddał nawet jednego.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Certo? Não sei, fui treinado para combater.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Hundra kameler. Kameler.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Ne vem za vas, toda jaz sam izurjen, da se borim.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Neviem ako vy chlapi, ale ja som bol cvičený na boj.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.No sé ustedes, pero a mí me entrenaron para pelear.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Nu ştiu despre voi, dar eu am fost antrenat să lupt.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm. Sen de savaşmak için mi eğitildin çavuş?Nevim jak vy chlapi, ale já jsem byl cvičený na boj.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Δεν ξέρω τι λέτε εσείς αλλά εγώ εκπαιδεύτηκα να πολεμάω.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Не зная за вас момчета, но аз съм обучен да се бия.
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.אני לא יודע מה אתכם .אבל אותי אימנו להילחם
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa akan bertarung melawan mereka sendirian.
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa đã đơn độc đi chiến đấu với bọn chúng.
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa est partie les combattre seule !
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa ging ze alleen te lijf!
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!¡So-hwa ha ido a enfrentase con ellos sola!
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa je šla sama v boj proti njim.
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa poszła sama z nimi walczyć!
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa s-a dus să lupte de una singură cu ei !
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!So-hwa s nimi odešla bojovat sama!
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!Со-Ха се изправи сама срещу тях!
So-hwa onlarla tek başına savaşmaya gitti!סו-וואה הלכה !להילחם בהם לבדה
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Musíme bojovat, konečně, bez jakékoliv záruky, že vyhrajeme.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Nous devons nous battre, enfin, sans aucune garantie que nous allons gagner.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Por último, tenemos que luchar sin ninguna garantía de que vamos a ganar.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Slutligen, vi måste kämpa utan någon garanti för att vi kommer att vinna.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Wir müssen endlich kämpfen, ohne eine Garantie zu haben, dass wir gewinnen werden.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.علينا أن نقاتل ، وأخيرا ، من دون أي ضمانة على أننا ذاهبون لتحقيق الفوز.