O zamana kadar II. Konstantius Sasaniler'le savaşmakla meşguldü.В този период сътрудничи тясно с Константинос Г. Караманлис.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Тези драгуни обаче се сражавали пеша.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.Той се базира на факта, че при инфекция с ХИВ в организма се изработват антитела.
Théoden, Saruman ile savaşmaya karar verdi.Лексингтън действа съвместно със Саратога.
Demetrios onla savaşmaya karar verdi ancak büyük bir bozguna uğradı.Ройтеман имаше проблеми да включи своя дивгател но бързо бе решен.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Premda je bio ozlijeđen, nastavio se jednako boriti.
Savaşmamalarını istediler.Nisu bojno djelovali.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Marka svečano prisegnuo za trećeg hrvatskog predsjednika.
Fakat siz, birliklerimizin savaşma azmini arttıracak önlemler almayı başarmalısınız." .Molim Vas, poduzmite sve kako biste pomogli uspjehu naše utrke."
Zorda kalmadikca savasmaz savasirsa da mutlaka kazanir.Pobijediti bez borbe jest najbolje.
Athena Aineas kılığına girmiş ve Hektoru savaşması için kışkırtmış ve sonra da Hektor'u savaşa göndermiştir.Potom je Atena, odjevena kao Trojanac, uvjerila Hektora da se bori licem u lice.
Tüfekli askerdir ve tek savaşmayı sever.U djecu strijelce treba imati povjerenja i oni vole biti neovisni.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Europske države bile su podijeljene na čiju stranu stati.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Svi su zajedno terorizirali muslimane.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Európski panovníci však boli plne zamestnaní bojom medzi sebou.
Kazaklar özgürlükleri için Polonya ile savaşmaktadır.Macedónci bojujú za svoje práva!
Burada savaşmak yasaktır.Boj na zemi nie je povolený.
'Cosby' ile savaşmayız, biz sadece sağlıklı reytingler elde etmek istiyoruz.Nemôžeme tvrdiť, že len prostredníctvom jogy dosiahneme dobré zdravie.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.To znamená, že tímy zo všetkých národov bojujú medzi sebou.
Daha sonra babası Rüstem ile savaşmasını ister.Ešte raz musel svoje práva hájiť so zbraňou.
Bizzat savaşmak için müracaat ettiği ordu tarafından kendisine müsaade verilmedi.No jemu samotnému bojové lety nepovolili.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Rommel bojoval postupne na západnom fronte, v Rumunsku aj na talianskom fronte.
Robert, savaşma çağındaki tüm erkekleri ıslah ettiği ordusunda askere aldı.Robert je v vojsko vpoklical vse moške, ki so bili sposobni za boj.
Theseus, canavarla savaşmaya gönüllü olur.Tezej se je spopadel s pošastjo.
Mükemmel sınır savunma hattına sahip modern Çekoslovak ordusu savaşmaya hazırdı.Sodobna vojska z odličnim sistemom mejnih utrdb je bila pripravljena na vojno.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Iz dveh strani so napadli nemško vojsko.
İsrailoğulları Bar Kohba konusunda bölündü, onunla birlikte savaşmak istemeyenler onu terkettiler.Bar Kohba je kot vodja upora kaznoval vse Jude, ki se niso hoteli pridružiti uporu.
Burada savaşmak yasaktır.Tukaj izstopanje ni dovoljeno.
Düşmanlarla savaşmak isterler ama sıkılırlar.Delovna mesta so jim všeč, dokler se ne začnejo dolgočasiti.
Bu sahnede Naruto büyük bir canavar ile savaşmaktadır.Korgoth z nekaj težavami uspe premagati pošast.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Oba prisežeta smrt največjemu sovražniku njunega naroda.
Berk'te kalıp ejderhalarla savaşmaktadırlar.Jurija v boju z zmajem.
1969 senesinde Nixon Başkan seçildiğinde, ABD Vietnam'da dört yıldır savaşmaktaydı.JAV prezidentu 1969 m. tapus R. Niksonui, Vietnamo karas tęsėsi jau beveik ketverius metus.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Jie kovojo iki pat pabaigos.
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.Suomiai pasitraukė iš turnyro be kovos.
Düşman süvari cüce kral Hrothgar'ı öldürür ardından Eragon ile savaşmaya başlar.Jis nužudo nykštukų karalių Hrotgarą ir stoja į mūšį su Eragonu.
Domitian aynı zamanda 82 yılında Chatti'ye karşı savaşmak için Lejyon I Minervia'yı kurdu.Domicianas taip pat įkūrė Legio I Minervia (romėnų legionas) 82 m. kovoti su chatais.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Nebūtina būti armijoje, kad būti kariu.
Bir mesajında, "Amacım için savaşmaya ve ölmeye hazırım." dedi.Tą naktį pasiryžo, „Kovosiu, kol gyvas.
Kimmerler, Lidyalılarla savaşmak için buradan geçmişlerdi.Šie gladiatoriai buvo sugalvoti kovoms su reciarijais.
Japonya: Pasifik Cephesi'nde Amerikan birliklerine karşı savaşmaktadır.Japonija – salų valstybė išsidėsčiusi palei Azijos Ramiojo vandenyno pakrantę.
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.Nii SolarCity kui ka Tesla Motorsi rahastamise alusmotiiv on võidelda kliima globaalse soojenemise vastu.
İlki oyunun rastgele savaşma sisteminden kaynaklanmaktadır.Mängu teeb omapäraseks käikudel põhinev võitlussüsteem.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Euroopa Ühenduse ja Euroopa Liidu riigid ei ole kunagi omavahel sõdinud.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Hiljem võitlesid kõrvuti kuni Jätkusõja lõpuni.
Metnin yazıldığı sırada ise İngiltere 1655 yılından beri devam eden savaşta İspanya ile savaşmaktadır.Tema trooniletuleku ajal oli Hispaania Inglismaaga formaalselt sõjas juba alates 1585. aastast.
Final bölümünde karşımıza yine çıkar.Bu sefer yıllarca uğruna çalıştığı şirkete karşı savaşmaktadır.See võis talle lõpuks anda eneseusu, et lõpetada teoseid, millega ta oli aastaid tegelenud.
Demetrios onla savaşmaya karar verdi ancak büyük bir bozguna uğradı.Haydn võttis pakkumise vastu, kuid töötas vaid osalise koormusega.
Atina, Pers İmparatorluğu'nun yanı sıra Peloponez Birliği ile de savaşmaya doğru yöneldi.Ateena oli ühtlasi sunnitud sõlmima Philipposega liidu.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.30 000 detí bolo odvedených a sú nútené bojovať v ozbrojených skupinách.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.30 000 enfants sont enrôlés et envoyés de force combattre en groupes armés.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.30.000 trẻ em đã bị ghi tên và bị đẩy vào chiến đấu trong các nhóm vũ trang.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.30,000 дітей зараховані на військову службу і змушені воювати у збройних формуваннях.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.30 tys. dzieci zostało zwerbowanych i zmuszonych do walki w grupach zbrojnych.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.3만명의 아이들이 징집되어 군벌에 섞여 싸우고 있습니다.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.Dertigduizend kinderen werden ingelijfd en gedwongen om te vechten in gewapende groeperingen.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.Dreißigtausend Kinder wurden angeworben und werden dazu gebracht, in bewaffneten Gruppen zu kämpfen.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.Harmincezer gyermeket soroztak be, és kényszerítettek fegyveres harcra.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.Se han reclutado 30 000 niños y se les ha obligado a combatir en grupos armados.
30 bin çocuk, silahlı gruplarda savaşmak için gönüllü asker yapıldı.Sono stati reclutati trentamila bambini, costretti a combattere nei gruppi armati.