Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşma ile cümle

savaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cat Shogun, artık savaşma!Tuomi, Tuomo: Älä letolle mene!
Kimileri kaçtı, kimileri teslim oldu, kimileri ise umutsuzca savaşmaya devam etti.Monet luovuttivat, jotkut tekivät vastarintaa.
Gundobad'ın gidişiyle birlikte başka bir desteği kalmayan Glycerius, savaşmadan Julius Nepos'a teslim oldu.Kun Nepos pääsi perille seuraavana vuonna, Glycerius antautui ilman taistelua.
Savaşmak için askere ihtiyacınız vardır.Sodassa olleille miehille oli järjestettävä työtä.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Voittajakilta on se, joka onnistuu ensimmäisenä lyömään vastapuolen johtajan.
Bu efsanede, Ninurta'nın çeşitli düşmanlarla savaşması gerekmektedir.Laivalla Spyro joutuu taistelemaan erilaisia vihollisia vastaan.
Arjuna savaşmak istemez ve bunalıma girer.MY:n joukot eivät vähästä lannistu ja jatkavat taistelua.
Savaşmayı sever.Rakastaa sotia.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Vain fregatit olivat jäljellä jatkamassa taistelua.
Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir.Hän tekee sovun perheensä kanssa ennen lopputaistelua.
Aynı zamanda 15,000 - 20,000 arası Mısır askeri de Yemen'de savaşmaktaydı.Την ίδια εποχή κάποια Αιγυπτιακά στρατεύματα (15 000 - 20 000) πολεμούσαν ακόμα στην Υεμένη.
Arkadaşının hayatı için son bir kez savaşması gerekmektedir.Ωστόσο, είχε ακόμα να δώσει μία τελευταία μάχη για τη ζωή του.
Savaşmamalarını istediler.Δεν προσήλθε να αγωνιστεί.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Υπάρχουν εχθροί που πρέπει να πολεμήσει για να εντοπίσει τις εισόδους σε εννέα υπόγεια.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Ο Πετρόμπεης, έδωσε όρκο ότι θα αγωνισθεί μέχρις εσχάτων για την ελευθερία της πατρίδας.
Zira bu bey Sırbistan tarafında savaşmayı sürdürmüştür.Και αυτός ο Ευρύπυλος πολέμησε στην Τροία.
Burada kendilerini tamamen Baltık bölgesindeki paganlarla savaşmaya adadılar.Συμμετείχαν στις εκκαθαρίσεις των Αλβανών στην Πελοπόννησο.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.Οι Μάγια χωρίζονται σε πόλεις-κράτη που πολεμούν μεταξύ τους.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Εκείνος έβαλε στόχο την Ιταλία.
Daha sonra babası Rüstem ile savaşmasını ister.Μια μέρα, ο πατέρας του τον άφησε να οδηγήσει το άρμα του.
İtalya Cephesi'nde savaşmaktadır.Αγωνίζεται στην Ιταλία για λογαριασμό της Βενέτσια.
Ancak Boğdanlı birçok bey Osmanlılara karşı savaşmayı reddetti.Πολλές από αυτές τις γυναίκες αρνήθηκαν να δουλέψουν με γκέι άνδρες.
Buffy, onu ekibine alıp yanında savaşmasına izin vermiştir.Έτσι έπεισε τον Σαούλ να του επιτρέψει να παλέψει μαζί του.
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Mange lokale krigsherrer skiftede side i stedet for at slås.
Ben savaşmak için Büyük Alman İmparatorluğu'nun Şansölyesi olmadım."Jeg blev ikke kansler af Tyskland for at udkæmpe krige."
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.Den underliggende motivation for at starte både SolarCity og Tesla er at kæmpe mod den globale opvarming.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Det første af verdensmålene går ud på at afskaffe fattigdom.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Indtil slutningen af måneden fortsatte kampene.
Henry 1153 yılında İngiltere'yi yeniden işgal edince hiçbir taraf savaşmak istemez durumdadır.Da Henrik FitzEmpress invaderede England igen i 1153 var ingen af fraktionernes tropper villige til at kæmpe.
Savaşmamalarını istediler.De kom ikke i kamp.
Ancak bu birliğin beraber savaşması mümkün olmayacak ve askerler değişik birliklere dağıtılacaktır.Herved ødelægges intet og soldaterne kan nemt fjernes.
Ama üzerlerine gidilirse tüm Greklerin savaşmaya hazır olacağını hatırlattı.Da disse kom under beskydning forstod tyskerne, at de ville komme til at kæmpe om Liege.
Ayrıca bölgede aylardır savaşmakta olan birlikler, özellikle de Stalingrad'dakiler ciddi biçimde tükenmişti.Hertil kom at enhederne i området var svækket af måneders kamp ikke mindst i kampene i Stalingrad.
Ama Almanlar geri çekilmeyerek savaşmaya devam etti.Tyskerne blev tvunget til at trække sig tilbage.
Zamanı gelince de Bellerophone kanatlı atı Pegasus'a binerek Khimaira ile savaşmaya gitmiş.Heldigvis kom Perseus ridende gennem luften på den vingede hest, Pegasus.
İkinci sezonda, Devichils Lucifer'i başarmak isteyen üç şeytanla savaşmak zorundadır.I den andre sesongen må Devici kjempe mot de tre djevlene som vil lykkes med Lucifer.
Yolunuza engel olarak dikildiklerini düşündüğünüz şeylerle savaşmayın.Der dere ikke er overbevist nok til å slåss, må dere slippe frem de som er overbevist».
Bazı yerel kumandanlar savaşmak yerine taraf değiştirmişlerdir.Mange lokale kommandører skiftet side istedenfor å kjempe mot Nordalliansen.
Bu tarz savaşmanın amacı toprak kazanmak değil kaynakları ele geçirmek ve prestij sağlamaktı.Hensiktene med disse var vanligvis ikke å skaffe seg territorium, men å erobre ressurser og sikre prestisje.
Geç Dönem'den önce Mısırlıların denizde savaşmak için donanmaları yoktu.Egypt hadde ingen marine til å kjempe sjøslag før i den sene perioden.
Zira bu bey Sırbistan tarafında savaşmayı sürdürmüştür.Megabyzos tok etter dette del i felttoget mot Hellas.
Mowgli onunla savaşmak zorundadır.Har Gokū noe å stille opp med mot ham?
Henry 1153 yılında İngiltere'yi yeniden işgal edince hiçbir taraf savaşmak istemez durumdadır.Da Henrik FitzEmpress igjen invaderte England i 1153 var ingen av partene ivrige etter å kjempe.
1969 senesinde Nixon Başkan seçildiğinde, ABD Vietnam'da dört yıldır savaşmaktaydı.I 1969 ble Nixon valgt som president i USA.
Gerçek hedefi İtalya'da savaşmaktı.Angrepet var en avgjørende seier for Italia.
İç savaşta savaşmamış ilk FMUKC parti lideriydi.Han var den første ikke-basker til å spille for Real Sociedad.
Ancak o kalıp savaşmayı tercih etmiş, hiçbir zaman kaçmayı düşünmemiştir.«Han skulle aldri oppsøke striden, men heller aldri vike unna for striden.»
Savaşmaktan zevk alır.De liker å sloss.
Bu sebeple rakip okulla savaşmayı düşünürler.De fortsetter å studere Renesmees tilfelle.
Böylelikle iki cephede savaşma durumunda düşmekten kaçınacaktı.Dermed kunne de unngå to av de store problemene i kampene på Vestfronten.
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.Nabi mereka menjawab: "Mungkin sekali jika kamu nanti diwajibkan berperang, kamu tidak akan berperang".
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.Motivasi yang mendasari pendanaan SolarCity dan Tesla adalah melawan pemanasan global.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Mereka sudah nekat untuk bertempur hingga akhir.
Vakıf 2016'da Intel, Vox Media ve Re/code ile İnternet'teki tacizle savaşmak için iş birliği yaptı.Pada tahun 2016, badan amal ini bermitra bersama Intel, Vox Media, dan Re/code untuk melawan kekerasan daring.
Ancak, doğudaki Arapları savaşmak zorunda kaldığından projesini bitiremedi.Karena harus melawan orang Arab di timur, ia tidak bisa menyelesaikan proyeknya.
Burada savaşmak yasaktır.Propaganda perang dilarang.
Vücut, özellikle dang virüsü ile savaşması için 5-7 gün sonra antikor üretir.Tubuh membuat antibodi yang secara khusus memerangi virus dengue setelah 5 hingga 7 hari.
Zira bu bey Sırbistan tarafında savaşmayı sürdürmüştür.Marwan berada di pihak Aisyah pada pertempuran tersebut.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Sebaliknya, Eropa kerap terpecah-belah menjadi sejumlah negara yang saling berperang.
Sonradan çeşitli çarpışmalara katıldı ve 1370'te İspanya'da savaşmakta iken dizanteri hastalığına yakalandı.Selama petualangan militer lanjutan, namun, ia terjangkit disentri di Spanyol pada 1370.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod