1974'ten bu yana kendi konsol ve oyunlarını satmaktadır.1973 m. pradėjo prekybą žaidimų automatais ir jiems skirtais žaidimais.
1500 yılında İspanya'ya dönüşünde köle olarak satmak üzere yanında çok sayıda yerli götürdü.Vėliau keliavo į Espanjolą, o 1500 m. grįžo į Ispaniją kur pardavė vergijon sugautus indėnus.
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Liiga kallist toodet tarbijad ei osta, liiga odavalt müües ei ole tootjatel huvi enam toota.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) Tyto obchody prodávají legální, převážně přírodní produkty, včetně halucinogenních hub.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) V teh trgovinah prodajajo dovoljene in predvsem naravne proizvode, vključno s halucinogenimi gobami.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Aceste magazine vând produse legale ªi predominant naturale, inclusiv ciuperci halucinogene. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Disse butikker sælger legale og hovedsageligt naturlige produkter, herunder hallucinogene svampe. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estas lojas vendem produtos legais e predominantemente naturais, incluindo cogumelos alucinogénios. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estos comercios venden productos legales y predominantemente naturales, incluidos los hongos alucinógenos. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) In diesen Shops werden vor allem Naturprodukte legal verkauft, darunter halluzinogene Pilze.)
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Si tratta di negozi che vendono prodotti leciti, prevalentemente naturali, tra cui i funghi allucinogeni. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.Ωστόσο, σύµφωνα κατασχέσεων και οι piοσότητες piαραισθησιογόνων
1 kiloyu ne kadara satmak gerekir?Hvor mange skal 1 pund af den slags kaffe koste?
1 kiloyu ne kadara satmak gerekir?Za ile powinienem sprzedać 1 funta?
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?1100 EUR! 1100 EUR für eine Schwimmbrille? Verkauf sie!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?14000kr! 14000kr för simglasögon? Sälj dom!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?1500€ ? 1500€ pour des lunettes ? Vend-les !
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?2,000$?! 2,000$ uimalaseista? Myy ne!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?2.000$! 2.000$ za okuliare? Predaj ich!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?2,000,000?! 2,000,000 untuk kacamata renang? Jual!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?20000? Za očala!!? Prodaj jih!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?2.000 דולר על משקפת אז תמכירים אותם . איפה את כבר יכולה למצוא 2.000 דולר
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Bán đi! Chúng ta phải bán thôi. Con tìm thấy $2,000 ở đâu vậy?
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Kétezer? Kétezer a búvárszemüvegért? Add el!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Musíme je prodat. Kde bys normálně sehnala $2,000?!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Vendili! Dobbiamo venderli. Dove puoi trovare $2,000?
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Vinde-i! o sa-i vindem. Unde putem sa-i vindem? unde? in nici un caz!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Πούλα τα!Πρέπει να τα πουλήσουμε.Πού θα βρεις $2,000!?
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?Два миллиона за очки??? Мы сейчас же продадим их!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?الفين؟ الفين لقاء النظارات؟ يجب ان نبيعها، من اين لنا ان نحصل على الفين دولار!
2 Milyon mu? bir gözlük için mi? sat onu. satmak zorundayız. nerden 2 Milyon bulabilirsin ki?だめ!!もっと価値あるんだから
Aile mücevherini satmak zorundaydım ki havayollarını koruyayım.CA:ナップスター後の目から見ると あなたは天才に見えます
Aile mücevherini satmak zorundaydım ki havayollarını koruyayım.저는 가보인 보석들을 팔아서 항공사를 지켜야 했어요.
Aile mücevherini satmak zorundaydım ki havayollarını koruyayım.Tuve que vender las joyas de la familia para proteger la aerolínea.
Aile mücevherini satmak zorundaydım ki havayollarını koruyayım.הייתי חייב למכור את היהלום של המשפחה ולהגן על חברת התעופה.
Aile mücevherini satmak zorundaydım ki havayollarını koruyayım.إضطررت لبيع جواهر أسرتى لإنقاذ شركة الطيران.
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Dzisiaj jednak martwię się, co się stanie, jeśli będziemy tylko sprzedawać coraz więcej samochodów?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Heute aber mache ich mir Gedanken darüber, welche Folgen die hohen Verkaufszahlen haben.
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?그러나 이제 저의 걱정거리는 차와 트럭들을 더 많이 팔면 어떻게 될까입니다.
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Maar vandaag maak ik me het meeste zorgen over wat als we alleen nog méér auto's en vrachtwagens verkopen?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Ma oggi la mia preoccupazione è, che succede se non facciamo altro che vendere più auto e camion?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Mas hoje a minha preocupação é: o que acontece se nos limitarmos a vender mais carros e camiões?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Nhưng giờ điều tôi lo lắng là nếu như tất cả những gì chúng ta làm chỉ là bán ôtô và xe tải nhiều hơn?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Pero hoy me preocupa, ¿qué pasaría si todo lo que hacemos es vender más autos y camiones?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?Но сегодня я беспокоюсь скорее о другом: что если все, что мы делаем, это продаем больше машин и грузовиков?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?אך היום אני דואג בנושא, מה יקרה אם כל מה שנעשה הוא למכור עוד מכוניות ומשאיות?
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?لكنني اليوم قلق بخصوص, ماذا لو كان كل ما نفعله هو بيع المزيد من السيارات والشاحنات؟
Ama bugün endişelendiğim şey; ya yaptığımız tek şey daha çok araba ve kamyon satmaksa?このまま車やトラックを売り続けて 路上の乗り物が2倍に3倍になり
Amacımız onlara sadece ürün ve hizmet satmak değil, onları hayat boyu tüketiciler haline getirmek.Целта е не просто продажба на стоки и услуги, a да ги направим доживотни потребители.
Amaç sende olana ihtiyacı olanı insanlara satmak değil, amaç senin inandığına inanlara satış yapmaktır.다시 말씀드리지만, 목표는 그저 여러분들이 가진 것을 사람들에게 팔아치우는 것이 아니라 여러분들이 믿고 있는 바를 함께 믿고 있는 사람들에게 파는 것이에요.
Amaç sende olana ihtiyacı olanı insanlara satmak değil, amaç senin inandığına inanlara satış yapmaktır.自分が信じるものを信じる人に 売ることを目指すべきです 単に仕事を求めている人を 雇うのではなく
Ama daha bitmedi! Ve yarattıkları şeyi satmak yerine hibe edecekler.Dan kemudian, apa yang mereka telah ciptakan, mereka akan memberikannya secara gratis daripada menjualnya
Ama daha bitmedi! Ve yarattıkları şeyi satmak yerine hibe edecekler.Maar ik ben nog niet klaar.... en datgene wat zij maken dat geven ze liever gratis weg dan te verkopen
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.Aber ich war weniger am Whiskey-Verkauf interessiert, als vielmehr am Eis-Verkauf.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.Ale ja nie byłem zainteresowany sprzedawaniem whisky, chciałem sprzedawać lód.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.De én nem a whiskey-t, én a jeget akartam eladni.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.Ik wilde geen whisky verkopen, maar ijs.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.Însă nu vindeam whisky, ci gheaţă.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.전 위스키를 파는 데는 관심이 없었습니다. 얼음을 파는데 관심이 있었죠.
Ama viski satmak bana gore degildi, ben buz satmak istiyordum.Mais je n'étais pas fan de la vente de whisky, j'étais fan de vente de glace.