sarsıntı ile cümle
sarsıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından bir sarsıntı daha gelir çatar.Followed by the second blast,
Yerküre, o sarsıntıyla sarsıldığı zaman,WHEN THE WORLD is shaken up by its cataclysm,
İşte orada iman sahipleri imtihandan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Semud'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helak edildiler.So destroyed were the Thamud by a storm of thunder and lightning;
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı,WHEN THE WORLD is shaken up by its cataclysm,
Rabbinizden sakının; şüphesiz o kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük bir şeydir.The great upheaval of the Hour will indeed be terrible.
İşte burada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Onu ikinci bir sarsıntı izler.Followed by the second blast,
Kendilerini sarsıntı tutunca: "Rabbim, dileseydin beni ve onları daha önce yok ederdin.When they arrived they were seized by a tremor.
Ve Semud o azgın (sarsıntı) ile yok edildi.So destroyed were the Thamud by a storm of thunder and lightning;
O gün o sarsıntı sarsar.The day the convulsive (first blast) shatters convulsively
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Ey insanlar! Rabbinizden sakının; doğrusu kıyamet gününün sarsıntısı büyük şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Bunun üzerine onlarrı o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Ey İnsanlar! Rabbinizden sakının; şüphesiz o kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük bir şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde diz üstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.So they are now in a state of great perplexity.
Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.So a mighty earthquake overtook them, and by the morning they lay overturned in their houses.
Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.So a mighty earthquake overtook them, and by the morning they lay overturned in their houses.
Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı).God has fixed the mountains on earth lest you should be hurled away when it quakes.
İstanbul'daki sarsıntı "büyük deprem" korkularını tetiklediIstanbul tremor triggers fears of the "big one"
Kosova'nın CEFTA yolculuğu sarsıntılı geçebilirKosovo's CEFTA ride could be bumpy
Sofya'da pek çok kişi sarsıntıları deprem olarak yorumladı.Many in Sofia mistook the tremors for an earthquake.
Yerel turizm yetkilileri, ilk sarsıntının zamanlamasının daha büyük bir felaketi önlediğini söyledi.Local tourist authorities said the timing of the initial jolt helped avert a bigger disaster.
Yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı bölgede, önümüzdeki günlerde artçı sarsıntılar bekleniyor.More aftershocks are expected in the area -- home to about 500,000 people -- in the coming days.
1.30'da, şimdiki Ukrayna'da da şiddetli sarsıntılar hissedildi.At 1:30 p.m., violent tremors were felt in what is now Ukraine.
Cins kısa bir adım ve sarsıntılı bir tırıs için eleştirilir.The breed is criticized for a short stride and a jolting trot.
15 Haziran'daki büyük artçı sarsıntı Java'da Tskhinvali bölgesinde büyük hasara neden oldu.The large aftershock on 15 June caused extensive damage in the Java to Tskhinvali area.
Ziyaretin son sabahı Louisa ciddi bir sarsıntı geçirir.On the last morning of the visit, Louisa sustains a serious concussion.
Kardeşi Charles, onun beyin sarsıntısı geçirdikten sonra daha az neşeli olduğunu fark eder.She is ultimately engaged to Captain Benwick after recovering from her serious fall.
[1] Deprem sarsıntısı genellikle her üç yönde meydana gelir.Therefore, PGA is often split into the horizontal and vertical components.
Beyin sarsıntısıConcussion
Sarsıntı veya konküzyon, hafif bir travmatik beyin hasarı (TBH) şeklidir.A concussion is a form of a mild traumatic brain injury (TBI).
Çocuklarda en sık görülen kafa travması beyin sarsıntısıdır. [1]Cerebral concussion is the most common head injury seen in children.[9]
Sarsıntıdan kaynaklanan kafa yaralanmaları en çok bebekler ve çocuklar arasında görülür. [2]Head injuries from shaking are most common amongst infants and children.[24]
Hafif bir sarsıntının bile çözülmeyen uzun vadeli etkileri olabilir.Even a mild concussion can have long term effects that may not resolve.
En güçlü sarsıntı Richter ölçeğinde 6.0 olarak ölçüldü.The strongest tremor measured 6.0 on the Richter scale.
20 Nisan'da 5.8'lik artçı sarsıntıM5.8 aftershock on April 20
İlki, savaş alanında atından düşen ve beyin sarsıntısı geçiren yeni askere alınmış bir adamdı.The first was an enlisted man who fell off his horse on the battlefield and suffered a concussion.
İlk 8 dakikada 30 artçı sarsıntı meydana geldi.30 aftershocks followed within the first 8 minutes.
Birkaç ön sarsıntı rapor edildi[1] ve artçı sarsıntı dizisi üç ay sürdü.Several foreshocks were reported[1] and the aftershocks sequence lasted for three months.[3]
Ön sarsıntıForeshock
artçı sarsıntıAftershock
Artçı sarsıntılarAftershocks
Bölgede 150'den fazla artçı sarsıntı yaşandı.The area has experienced more than 150 such aftershocks.
Ana sarsıntılarMainshock
Öncü sarsıntılarForeshock
Ana sarsıntıMainshock
Deprem ve hasar verici artçı sarsıntıları nedeniyle toplam 10.000 kişi hayatını kaybetmiştir.A total of 10,000 people were killed by the earthquake and its damaging aftershocks.
Kahire'de sarsıntı hala hissedilebilir ve hasara yol açacak kadar güçlüydü.In Cairo, the shaking was still perceivable and strong enough to cause damage.
Mısır başkentindeki sarsıntı yoğunluğu VII-VIII'e ulaşmıştır.Shaking intensity in the Egyptian capital reached VII–VIII.
21 Ocak 1973 günü saat 20.00 sularında Heimaey'de bir dizi küçük yer sarsıntısı oluşmaya başladı.Am 21. Januar 1973 begann etwa um 20 Uhr eine Serie schwacher Erdbeben um Heimaey.
Her ikisinin de evlilikleri sarsıntısız değildi.Die Ehe war für beide nicht das, was sie erwartet hatten.
İlşkileri iyice sarsıntıya uğrar.Die Emotionen werden natürlich gereizt.