sarsıntı ile cümle

sarsıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
AB'nin birliği giderek daha sarsıntılı hale gelmektedir.The EU's unity is gradually becoming shakier.
Kızım beyin sarsıntısı geçirdi.My daughter had a concussion.
Yer sarsıntısı bana kalp sarsıntısı veriyor.Earthquake gives me heartquake.
Aniden sarsıntı gibi bir şey hissettim.Suddenly I felt something like a jolt.
Senin bir beyin sarsıntın var.You have a concussion.
Doktor bana beyin sarsıntısı geçirdiğimi söyledi.The doctor told me I had a concussion.
Bir beyin sarsıntın olabilir.You may have a concussion.
Tom'un ciddi beyin sarsıntısı var.Tom has got a severe concussion.
Ekonomi tekrar sarsıntıya girdi.The economy is in turmoil once again.
Tom'un bir beyin sarsıntısı var.Tom has a concussion.
Tom bir sarsıntı yaşadı.Tom had a concussion.
Seni sarsıntı geçirmiş halde hayal edemiyorum.I can't picture you traumatized.
O sarsıntıdan endişe duyuyorum.I'm concerned about that concussion.
Sanırım bir sarsıntı yaşıyorum.I think I have a concussion.
Sanırım bir beyin sarsıntısı yaşıyorum.I think I have a concussion.
On ay süren bir antrenman sürecinden sonra NXT canlı etkinliğinde bir sarsıntı geçirdi.After ten months of training, he suffered a concussion during an NXT live event.
Sarsıntı, Arjantin'in pek çok şehrinde Buenos Aires, Córdoba, Mendoza ve La Rioja'da hissedildi.Tremors were felt in many Argentine cities, including Buenos Aires, Córdoba, Mendoza and La Rioja.
Sarsıntılar, Konstantinopolis sakinlerinin çoğunun uyuduğu gece yarısına doğru başladı.Tremors started towards midnight, when most residents of Constantinople were sleeping.
Yer sarsıntısı zemin hızlanması ile ölçülür.The ground-shaking is measured by ground acceleration.
Üstelik silah sarsıntısını önleyerek atışlarda esas itibarıyla dengeyi sağlar.Finally, it directly helps shooting under pressure.
Ardışık sarsıntılar yere gök gürültüsü gibi sesler eşlik etti.The successive tremors were accompanied by thunder-like sounds from the ground.
PlayStation 3 sürümünde Dualshock 3 sarsıntıları bulunmaktadır .The PlayStation 3 version includes DualShock 3 vibration.
Balondan kaynaklanan ekonomik sarsıntı çok kısıtlıydı.Any economic fallout from the bubble was very limited.
Orada ciddi bir sarsıntı ve omuz yaralanması sonrasında iyileşmesi iki hafta sürdü.He spent two weeks there recovering from a severe concussion and a shoulder injury.
Sarsıntılar kuzeyde hissedildiği kadar Peru'nun güneyindeki şehri Ica'da da hissedildi.Tremors were felt as far north as the city of Ica in southern Peru (approx.
Peru'da kaydedilen en şiddetli deprem 1868 yılında meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki sarsıntıdır.The largest earthquake along the coast of Peru was a magnitude 9 that occurred in 1868 in Arica.
Diğer buhramlı dönemler küçük sarsıntılarla atlatıldı.During the trip they familiarised themselves with lager brewing.
Kavga sırasında Lynch, Nia Jax'in yumruğu sonrası sarsıntı geçirdi ve Lynch'in burnu kırıldı.During the melee, Lynch suffered a legit broken nose and concussion following a punch from Nia Jax.
Çözülemez şekiller, bir darbe ve sarsıntı sallayarak.A waving of indecipherable shapes, a blow, and a concussion.
Her şey iki yıl önce kafamdan darbe alıp beyin sarsıntısı geçirmemle başladı.It started two years ago, when I hit my head and got a concussion.
Ve biliyorum ki cocuklar her sene beyin sarsintisi geciriyor.It's what I treat. And I know that kids get concussed every year.
Ortalama beyin sarsintisi kuvveti 95 G.The average concussive impact is 95 Gs.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Now, when the kid on the right doesn't get up, we know they've had a concussion.
Beyin sarsintisi gecirip gecirmedigini nasil anlayabiliriz?How do we know if he or she has sustained a concussion?
Beyin sarsintisinin anlamina bakarsak aslinda bayilmanin gerceklesmesi sart degil.The definition of concussion doesn't actually require a loss of consciousness.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.But kids are more vulnerable to brain injury.
Ilk sarsintidan sonra ikincisin riski katlanarak artiyor.After that first injury, their risk for second injury is exponentially greater.
Ondan sonra ucuncu beyin sarsintisinda risk daha da artiyor ve boyle devam ediyor.From there, their risk for a third injury, greater still, and so on.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.We don't fully understand the long-term impact of multiple injuries.
Heads Up cocuklarda beyin sarsintisi ile ilgili.HEADS UP is specific to concussion in kids.
CO Beyin Sarsintisi Gecirmis Cocuklar.CO Kids With Brain Injury.
Chappie gibi bir sarsıntı işlemek için ben daha çok daha geniş alnına hakkında Bu.A chappie has to be a lot broader about the forehead than I am to handle a jolt like this.
Sherlock bir sarsıntı olmayacak mıydı bu?Wouldn't that have given Sherlock a jolt?
Ben her zaman ihtiyaç duyduğu bir gerçek iyi bir sarsıntı olduğunu vardı fikrini taşıyordu.It bore out the idea I had always had that what he needed was a real good jolt.
İşte orada mü'minler denenmiş, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,WHEN THE WORLD is shaken up by its cataclysm,
Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının, çünkü kıyamet saatinin sarsıntısı büyük bir şeydir.O YOU PEOPLE, fear your Lord. The great upheaval of the Hour will indeed be terrible.
İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı,When the earth is shaken up convulsively,
O sarsıntının sarsacağı gün,The day the convulsive (first blast) shatters convulsively
Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek.Followed by the second blast,
Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,WHEN THE WORLD is shaken up by its cataclysm,
Rabbinizden sakının; doğrusu kıyamet gününün sarsıntısı büyük şeydir.The great upheaval of the Hour will indeed be terrible.
İşte orada, inananlar denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğratılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.So destroyed were the Thamud by a storm of thunder and lightning;
O gün bir sarsıntı sarsar.The day the convulsive (first blast) shatters convulsively
Ey insanlar, çekinin Rabbinizden, şüphe yok ki kıyametin sarsıntısı, pek büyük birşeydir.O YOU PEOPLE, fear your Lord. The great upheaval of the Hour will indeed be terrible.
Yeryüzü şiddetli bir sarsıntıyla sarsılınca.When the earth is shaken up convulsively,
O gün, bir sarsıntıdır, sarsar.The day the convulsive (first blast) shatters convulsively

İlgili Sayfalar