Ana içeriğe geç
Sözlük

sari ile cümle

sari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Adam, kollarında bir havluya sarılmış bir tavşan taşıyordu.The man carried a rabbit wrapped in a towel in his arms.
Yumurta sarısı önemli A vitamini kaynaklarından biridir.Egg yolk is one of the major sources of vitamin A.
Ben sarı veya diğer renkli kağıt üzerine yazmayı severim.I love writing on yellow or other colored paper.
Toplardan bazıları sarı.Some of the balls are yellow.
Peynir sarı.The cheese is yellow.
Peynir sarıdır.The cheese is yellow.
Peynir sarı değildir.The cheese is not yellow.
Yumurtaları kırın ve yumurta sarılarını çıkarın.Break the eggs and remove the yolks.
Sarımsağı seviyorum!I love garlic.
Rusya, bir muammanın içindeki gizemle sarılmış bir bilmece.Russia is a riddle wrapped in a mystery inside an enigma.
Sana sarılabilir miyim?Can I give you a hug?
Bir muz sarıdır.A banana is yellow.
Liisa saçını sarıya boyattı.Liisa had her hair dyed blonde.
Emily'nin sarı saçları var.Emily has blonde hair.
Emily'ye sarıldım.I hugged Emily.
Emily bana sarıldı.Emily hugged me.
Bir sarılmaya ne dersin?How about a hug?
Yumurta sarısını yumurtadan çıkardı.She removed the yolk from the egg.
Meyve sarıdır.The fruit is yellow.
O sarışın ve zayıf.She's blond and slim.
Mary sarışındır.Mary is blonde.
Düşman tarafından sarıldım.I'm surrounded by enemies.
Sarı sayfalarda reklam yapar mısın?Do you advertise in the Yellow Pages?
Tom ve ben birbirimize sarıldık.Tom and I hugged each other.
Tom Mary'ye sarıldı ve bir öpücük verdi.Tom gave Mary a hug and a kiss.
Tom Mary'ye sarıldı ve yanağına küçük bir öpücük kondurdu.Tom hugged Mary and gave her a little kiss on the cheek.
Tom Mary'ye sarıldı ve ona uzun tutkulu bir öpücük verdi.Tom hugged Mary and gave her a long, passionate kiss.
Tom Mary'yi öptü ve birbirlerine sarıldılar.Tom kissed Mary and they hugged each other.
Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.Tom marked a sentence with a yellow highlighter.
Tom gitar kutusunu yere bıraktı böylece Mary'ye sarılabildi.Tom put the guitar case down so he could hug Mary.
Tom Mary'ye sarılabilmek için gitar kutusunu yere bıraktı.Tom put the guitar case down so he could hug Mary.
Tom silahına sarıldı.Tom reached for his gun.
Olgun muzlar sarıdır.Ripe bananas are yellow.
Mary'nin uzun sarı saçı var.Mary has long blonde hair.
Çorbanın daha fazla sarımsağa ihtiyacı var.The soup needs more garlic.
Daha fazla sarımsak gerekip gerekmediğini görmek için çorbanın tadına bak.Taste the soup to see if it needs more garlic.
Olgun muzun sarı rengi vardır.Ripe bananas have the yellow colour.
Elmalar genellikle yeşil, sarı veya kırmızıdır.Apples are usually green, yellow, or red.
Tom her zaman oyuncak ayısına sarılarak uyur.Tom always sleeps hugging his teddy bear.
Tom neredeyse her gece oyuncak ayısına sarılarak uyuyakalır.Tom almost always falls to sleep at night hugging his teddy bear.
Bu uzun boylu sarışın adam kim?Who is this tall blond man?
Tom Mary'ye daha da sıkı sarıldı.Tom hugged Mary even tighter.
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.He has blue eyes and blond hair.
Araba sarıdır.The car is yellow.
Sarı eşarbımı beğenmiyor musunuz?Don't you like my yellow scarf?
Çocukken sarışındım.When I was little, I was blonde.
Sarı bir tane de var.There's also a yellow one.
Buraya gel, bana sarıl.Come here, give me a hug.
Bana sarılır mısın?Would you mind giving me a hug?
En azından sana sarılabilir miyim?Can I at least give you a hug?
Buraya gel ve bana sarıl.Come here and give me a hug.
Mavi ve sarıyı karıştırırsan hangi rengi alırsın?What color do you get if you mix blue and yellow?
Bugün birçok sarı kelebek gördük.We saw a lot of yellow butterflies today.
Tom denemem için sarı bir gömlek çıkardı.Tom picked out a yellow shirt for me to try on.
Tom ışık sarıysa genellikle durmaz.Tom doesn't usually stop if the light is yellow.
Tom Afrika'yı ziyaret ettiğinde sarıhummaya yakalandı.Tom contracted yellow fever when he was visiting Africa.
Yangın musluğunun önünde park etmiş sarı bir okul otobüsü vardı.There was a yellow school bus parked in front of the fire hydrant.
Mary sarı bir elbise giyiyor.Mary is wearing a yellow dress.
O bana sarı görünüyordu.It looked yellow to me.
Tom bana sarıldı.Tom gave me a hug.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod