Tom'a sarılmak istedim, ama o bana izin vermedi.I wanted to hug Tom, but he wouldn't let me.
Beyefendiler sarışınları tercih eder.Gentlemen prefer blondes.
Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.Her long blond hair blew in the wind.
Lütfen bana sarıl.Please give me a hug.
Mary'nin kumlu sarı saçları vardır.Mary has sandy blonde hair.
Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.They snuggled tightly beneath the blankets.
Sarılabilir miyim?Can I have a hug?
En azından sarılabilir miyim?Can I at least get a hug?
En azından sarılarak veda edebilir miyiz?Can we at least hug goodbye?
Tom'a sarılmak istedim.I wanted to hug Tom.
Tom'a sıkıca sarıldım.I gave Tom a huge hug.
Tom'a sarıldım.I gave Tom a hug.
Mary bir havluya sarıldı.Mary wrapped herself in a towel.
Hakem ona sarı kartı gösterdi.The referee showed him the yellow card.
Doğal bir sarışın mısın?Are you a natural blonde?
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.Tom wore a yellow T-shirt with a smiley face on it.
Tom'un kafası bandajla sarılı.Tom's head is covered with bandages.
Tom'un uzun sarı saçı var.Tom has long blond hair.
Tom gitti ve Mary'ye sarıldı.Tom went over and hugged Mary.
Tom şimdi Mary'nin hediyesini sarıyor.Tom is wrapping Mary's present now.
Kum sarıdır, ve güneş de sarıdır. Kum ve güneş sarıdır.The sand is yellow, and also the sun is yellow. The sand and the the sun are yellow.
Öğretmenin genç kızı büyük mavi gözlü sarışın bir güzeldi.The teacher's young daughter was a beautiful blonde with big blue eyes.
O, sarı evde yaşar.He lives at the yellow house.
Denize düşen yılana sarılır.A drowning man will clutch at a straw.
Ben sarılmak istiyorum.I'd like a hug.
Ona ilk kez sarıldığımda Tom'un yüzündeki ifadeyi asla unutmayacağım.I'll never forget the look on Tom's face the first time I hugged him.
Bir sarılmaya ihtiyacın var mı?Do you need a hug?
Tom Mary'ye sarılıyor.Tom hugs Mary.
Sana sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you.
Mary Tom'un ona bir sarılmasını istedi.Mary asked Tom to give her a cuddle.
Senin dişlerinin hepsi sarı. Onları daha iyi temizlemen gerekir.Your teeth are all yellow. You should clean them better.
Tom'a sarılmayı durdurmak zorundasın.You have to stop clinging to Tom.
Benim uzun sarı saçlarım var.I have long blonde hair.
Sarı alarma gidin.Go to yellow alert.
Sadece sana sarıldığıma inanamıyorum.I can't believe I just hugged you.
Tom ve Mary sıkıca sarıldılar.Tom and Mary hugged tightly.
Tom ve Mary sıkı biçimde sarıldılar.Tom and Mary hugged tightly.
Bu sabah yediğim yumurtaların her ikisinin de iki sarısı vardı.The eggs I ate this morning both had two yolks.
Neden herkes Tom'a sarılıyor?Why is everybody hugging Tom?
Tabii ki sarışınım.I am blonde, of course.
Polis lavaboda bir sarı saç buldu.The police found a blonde hair in the sink.
Onların ikisi de bana sarıldı.Both of them hugged me.
Bir çocukken baban size çok sarılır mıydı.Did your father hug you much when you were a kid?
Buraya gel. Bir sarılmaya ihtiyacım var.Come here. I need a hug.
Gerçekten bir sarışın mısın?Are you really a blonde?
Sana tekrar sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you again.
Ben sadece sarı araba satın alırım.I only buy yellow cars.
Mary'nin uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.Mary has long blond hair and blue eyes.
Mary bana baktı ve ona sarılmamı istedi.Mary looked at me and asked me to hug her.
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Sen Mary'ye sarıldın.You hugged Mary.
Oğlan sarı çiçekleri topluyor.The boy is picking yellow flowers.
Neden herkes ona sarılıyor?Why is everybody hugging him?
Biz onlara sarıldık.We hugged them.
Onlar ona sarıldılar.They hugged him.
Ben ona sarıldım.I gave him a hug.
Tom geriye Mary'ye koştu ve ona sarıldı.Tom ran back to Mary and hugged her.
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Dan son zamanlarda birine sarıldı mı?Has Dan hugged anyone recently?
Benim doğal saç rengim sarıdır.My natural hair colour is blond.