Ana içeriğe geç
Sözlük

sari ile cümle

sari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak haritanın içi beyazdı ve sarı renkle(pantone 144-C) çerçevelenmiştir.No projeto de agosto de 1960, a cor do mapa é de cobre (Pantone 144-C).
Clypeus genellikle açık sarıdır.A goela é por vezes amarela.
Bu nedenle çocuklar ona "Sarıkız" adını verirler.Por isso, as crianças chamavam-na de "freira".
Türkiye'de bulunan türü sarıgagalı yelkovandır (Puffinus kuhlii).A ilha tem uma população de aves da espécie bobo-pequeno (Puffinus puffinus).
Çok uzak bulutlar veya karlı dağ zirveleri bu nedenle sarı görünür.Ou as montanhas ao longe que parecem azuladas.
Murder'ın ölümüyle zombi transından kurtulan Madeleine kendine gelir ve Neil'e sarılır.A morte de Murder libera Madeleine de seu transe zumbi, e ela desperta para abraçar Neil.
Ona sarılmak ister.Eles gostam de ser abraçados.
Sarıgöl İlçesinin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.Tanto é que eu nem sei quando se criou a trilha de verdade.
17 sarı, 2 kırmızı kart gördü.Recebeu no total 17 cartões vermelhos.
'Solgun Bir Sarı Gül', 1997."O Vermelho é Verde-Amarelo", 2004.
Kırmızı her zaman Sarıdan yararlanır ancak Sarı hala en iyi arkadaşı olarak görür.Vermelho sempre abusa de Amarelo, porém isso não coloca a amizade deles em risco.
Ardından sırasıyla Sarıyer ve Karşıyaka takımlarında oynadı.Ele jogou principalmente Challengers e Futures.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.Eles saltam em uma caixa cheia de pedaços de tecido.
Sarı giysili bir kadın şeklindedir.Quem será que usa as cores de uma senhora?
1990'larda belediye olan Bahçeköy Beldesi 2008 yılında fesh olarak Sarıyer ilçesinin mahallesi oldu.Nos anos 1990, a festividades passou a ser de responsabilidade da prefeitura.
Uzun boylu, şık, seksi, platin sarışın olarak tanımlanmıştır ve 30 - 40 yaşları civarındadır.Geralmente aparece em fêmur, tíbia, costelas ou mandíbula entre os 30 e 60 anos.
Bu peynir sarıdır ve tadı biraz ekşidir.O queijo tem um sabor salgado e com muito aroma.
Bir de bakmış Sarıkız orada kazları besliyor ve davranışlarından hiç de kötü yola düşmediği anlaşılıyormuş.Ele come desesperadamente os Biscoitos Gatinhos restantes, imaginando por que não está funcionando.
Bu adı ona amcası Jose, sarışın ve açık tenli olması dolayısıyla takmıştır.O seu tio José alcunhou-o de camarão por ser louro e ter a pele muito branca.
Sarı kutular ise madalya dağıtılan yarışmaları göstermektedir.As caixas em amarelo representam um dia de competição valendo medalha.
Sarı ayaklara sahiptirler.Possui pés vermelhos.
Genellikle kimyasal silah olarak kullanılan bu maddeler başlıca Tabun, Soman ve Sarin'dir.As principais armas químicas desse gênero são o soman, o tabun, o VX e o sarin.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Seus pais a encontram lá e se abraçam.
Bu ormanlar sarıçam ağaçlarından oluşmaktadır.Esta Orquídea cresce sobre árvores.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.O amarelo era sua cor mais importante pois simbolizava a verdade emocional.
Sarıyer ligden çıkarıldı.A conspiração foi cortada na raiz.
Maçtan sonra Kevin Nash geldi ve ona bir bowling kupası verdi ve sarıldı.Após a luta, Kevin Nash presenteou Starr com um troféu de boliche e um abraço.
Bu ana renkler: cyan, magenta, sarı ve siyahtır.CMYK é a abreviação para as cores ciano, magenta, amarelo e preto.
Sarık takmak zorunlu değildir ancak sarık uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır.A maquiagem não é proibida, mas recomenda-se o bom senso para evitar exageros.
Yüze sarılan, bu aşamada görevini yerine getirir ve baygın haldeki insanın ağzından içeri bir tüp bırakır.O ato de puxar o fio para fora de sua boca chama a atenção ao fato de trazer algo de dentro para fora.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.O brasão de armas de Saint-Pierre e Miquelon é semelhante à bandeira oficial do território.
Sarıkamış Harekâtı'nda 90 bin askerin büyük bir kısmının mahallenin toprakları üzerinde hayatını kaybetti.Pelo menos um milhar de pessoas perderam a vida nas costas da ilha.
Piyanist Ayşegül Sarıca ile evlendi; bu evlilikten iki çocuk sahibi oldu.Ela desistiu completamente da pintura depois de seu casamento, que produziu cinco filhos.
Ric, ringe geldikten sonra Charlotte ona sarıldı.Reynolds a joga no mar depois de beijá-la.
Sarımlı tellerin birçok çeşidi bulunmaktadır.Existem vários tipos de cortinas.
Sarı bütün altın, mücevher ve hazineler içindir.Apreenderam todo o dinheiro, o ouro e as joias.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Ela tem longos cabelos loiros e olhos azuis.
Dişi genelde sadece bir tane kırmızımsı kahverengi lekeleri olan beyaz-sarı yumurta bırakır.Este rabo-de-palha geralmente gera uma ninhada de um ovo roxo pálido com manchas marrom-avermelhadas.
Opisthosoma desen bulundurmaz ve sarımsı kahverengi renklerdedir.Pode possuir clivagens e a sua risca é de cor branca.
Gözler büyüktür, ve parlak sarı bir halkayla kuşatılmıştır.Está entre altas serras, o que proporciona uma visão espetacular.
Gözleri sarı renktir.Seu olho direito é amarelo.
Kimberlit elmasları kiremit sarı renkli kimberlitlerden bulunmuştur.Por exemplo, a prospecção de diamantes faz-se procurando ocorrências kimberlíticas.
Yavrular hemen hemen beş haftalık olana kadar annelerine sarılarak yaşarlar.Os filhotes são dependentes das mães até cerca de 50 dias após o nascimento.
Sarı saçları ve turkuaz gözleri vardır.Ela tem cabelo grisalho e olhos turquesa.
Çiçekler sarı.As flores são amarelas.
Kızım sarışın.Minha filha é loura.
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.Dit verklaart ook waarom twee bruinharige ouders een blond kind kunnen produceren.
Buna karşılık Sarıkışla da belediyeye verilecekti.Ook jureerde hij koren elders in het land.
1986 yılında sarı mayoyu 5 gün giydi.In 1986 droeg hij gedurende 5 dagen de gele trui.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Bij niemand in de wereld is gelijkheid, vrijheid en broederschap zo voelbaar".
Sarı-Kanaryalar için 1985-1988 yılları arası da pek parlak geçmedi.Tussen 1985 en 1988 ging het niet veel beter met de Gele Kanaries.
Bir de sarı kart aldı.Hij kreeg ook een gele kaart.
Üniversitenin renkleri yeşil ve altın sarısıdır.De kleuren van de universiteit zijn goud en zilver.
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.Daarbij kwamen zijn vrouw en kind om.
Sarışın tarafından öldürülmüştür.Hij wordt echter aangereden door de blonde vrouw.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.Iedereen trekt uit die hoed een lootje.
Sık sık Sarıya kötülükler yapar.Hij maakt vaak Sling belachelijk.
Sarı Evin sağ tarafında bulunan Avenue Montmajour, iki demiryolu köprüsüne iniyor.Uiterst rechts gaat de straat, de Avenue Montmajour, onder twee spoorbruggen door.
Karşı cinsten birisine sarıldıkları zaman veya aşırı stres altına girdikleri zaman hayvana dönüşmektedirler.Voorbeelden hiervan zijn als iemand vaak een bepaald stopwoord gebruikt, of als iemand een slechte adem heeft.
Devlet Başkanı Chávez ve çok sayıda bakanı içerideyken Başkanlık Sarayının etrafı tanklar tarafından sarılır.President Tandja en andere ministers werden op dat moment vastgehouden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod