Kız bana sarılıyor.The girl hugs me.
Sabah sarımsak yemeyi sevmem.I don't like eating garlic in the morning.
Genelde kullandığım havlu sarı renklidir.The towel that I usually use is yellow.
Saçım sarı.My hair is blond.
Saçlarım sarı.My hair is blond.
Bu fırsata dört elle sarıl.Grab this opportunity with both hands.
Sana bir sarılıp vedalaşayım.Let me hug you goodbye.
Bu mavi şey sarı değil.This blue thing isn't yellow.
Taksiler neden genelde sarı renkte?Why are taxis usually yellow?
O araba çift sarı hatta park edilmiş.That car is parked on a double yellow line.
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.Tom covered himself with a wet blanket and ran into the burning building to save his dog.
Sarı yanıyorsa genelde durmam.I don't usually stop if the light's yellow.
Tembelliği bıraktı, işe canla başla sarıldı.He gave up his laziness and embraced work with excitement.
Robert utangaç bir şekilde babasına sarıldı.Robert shyly hugged his dad.
Elinde sarı bir kitap tutuyor."She is holding a yellow book in her hands."
Naziler ona "sarışın zehir" adını verdi.The Nazis called her "blonde poison".
"Soner Sarıkabadayı'dan Edis'e: Ver 30 bin TL vefasız!"."Soner Sarıkabadayı'dan Edis'e: Ver 30 bin TL vefasız!".
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.This explains why two brown-haired parents can produce a blond-haired child.
Aynı günde tedavi ettiği bir kadın sarıya döndü.On the same day a woman he was treating turned yellow.
8 Eylül: Sarı Ev için iki yatak satın aldı.September 8: buys two beds for the Yellow House.
1865'ten beri sarı saç geninin yok olacağı iddia edilmektedir.Claims that blond hair would disappear have been made since 1865.
17 Eylül'de içinde hâlâ çok az eşya olan Sarı Ev'de ilk gecesini geçirdi.On 17 September he spent his first night in the still sparsely furnished Yellow House.
Sarı Limon 1949'dan 1990'a kadar Crayola rengiydi.Lemon yellow was a Crayola color from 1949 to 1990.
Ayrıca ona göre Kuzey Hindistan'ın tamamı sarı ırktan oluşuyordu.Also according to him, the whole population of North India consisted of a yellow race.
İkinci olarak Madam Roulin'in profili sert sarı fonun bir parçası gibidir.Secondly Madame Roulin's profile appears as a part of the stark yellow background.
Little Quacker - Sarı ördek Jerry en iyi arkadaşı.Little Quacker – A yellow duckling, who is the best friend of Jerry.
Dr. Cyr, "Sarı okul otobüsünün babası" olarak bilinir.Dr. Cyr became known as the "Father of the Yellow School Bus."
Hem mavi hem sarı zemin ikisi de zengin elmas üreticisiydi.The blue and yellow ground were both prolific producers of diamonds.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Blonde, somewhat straight, unattractive hair, strong chin.
1 Mayıs: Sarı Evi kiraladı.May 1: takes lease on the Yellow House.
Amy Winehouse'un arı kovanından sonra sanırım ben de bir sarışın bob'um.If Amy Winehouse was a beehive then I guess I'm a blonde bob.
Yaşlı açık yıldız kümeleri daha fazla sarı yıldız içermeye eğilimlidir.The older open clusters tend to contain more yellow stars.
Hoffman, uçakta kullanılan büyük miktarda sarı pleksiglas buldu.Hoffman found large quantities of yellow Plexiglas used in aircraft.
Littbarski bu maçın tamamında oynadı ve 88. dakikada sarı kart gördü.Littbarski played the whole match, receiving a yellow card in the 88th minute.
Jones bu rolü için saçlarını sarıya boyatmıştır.Jones dyed his hair blonde for this role.
Müslümanlardan ayırt edilebilmeleri için siyah ve sarı giysi giyme zorunlulukları vardı.They had to wear black and yellow dress to distinguish themselves from the Muslims.
Sarı: Menzilinizi arttırarak daha uzaktaki düşmanlarınızı dondurmanıza yardım eder.Thou openest thy hand and fillest every creature with thy blessing.
Arkalarında manzara mavi renklidir ve parlak sarı bir güneş vardır.Behind them is the countryside of blue and a bright yellow sun.
Sarı Evin sağ tarafında bulunan Avenue Montmajour, iki demiryolu köprüsüne iniyor.To the right side of the Yellow House, the Avenue Montmajour runs down to the two railway bridges.
Parlak sarı bir arka plân ve renkli bir kimono deseni yaptı.He created a bright yellow background and colorful kimono.
Biri kağıda sarılı küçük bir dondurma bloğu satın aldı ve iki gofret arasına yerleştirdi.One purchased a small block of ice cream wrapped in paper and placed it between two wafers.
Bir de sarı kart aldı.He also picked up a yellow card.
Her iki portre de Sarı Ev için Dekorasyon'un bir parçası olmuş olabilirler.Arranged this way, both portraits may have formed part of the Décoration for the Yellow House.
Çin'de, cumhuriyet öncesi zamanlarda sadece Çin imparatoru sarı renkte giysi giyebilirdi.In China, before establishment of the republic, only the emperor could wear yellow.
Bu nedenle, "istatistik sarım" terimi bazen tercih edilir.For this reason, the term "statistical coil" is occasionally preferred.
25 yaşındayken 1963 yılında, İsrail'in kuzeyinde, Kibbutz Sarid'de gönüllü olarak bir yıl geçirdi.In 1963, at the age of 25, Fischer spent a year volunteering at Kibbutz Sarid, northern Israel.
Kulübün destekçileri "Den Gule Horde" (Sarı Horde için Norveç) olarak bilinir.Their supporters are known as "Den Gule Horde" (Norwegian for The Yellow Horde).
Türde, gözün yukarısında sarı bir çizgi ve onun aşağısında bir beyaz yarım-ay bulunur.The species has a yellow line above the eye and a white half-moon below it.
Sarı fırtına lakabı onun hızını ve oyun içindeki etkisini çok rahat anlatmaya yeterlidir.The yellow storm name is enough to tell her the speed and the effect in the game very easily.
10 yıllık kariyeri boyunca sadece 1 sarı kart gördü.Over his 10-year career, he received only one yellow card.
Kanatlar, sivri uçlu ve dardır, ve arkasındaki sarı çizgiler uçuşta görünürdür.The wings are pointed and narrow, and yellow back stripes are visible in flight.
Kenarları ise sarı işlemeleydi.Her sides are made of iron!"
Theo'nun sakalı Vincent'ınki gibi kızıl değil daha koyu sarı tonlarındaydı.Theo's beard is not red like Vincent's, but more ochre.
Hemen arkasından saçını kısa kestirip sarıya boyattı.He then picks up his severed arm and reattaches it with ease.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.People with extensive burns may be wrapped in clean sheets until they arrive at a hospital.
Azra Kohen, "Azra Sarızeybek" ismiyle 1979 yılında İzmir'de dünyaya geldi.Azra Kohen was as "Azra Sarızeybek" in 1979 in İzmir.
Uyuyan kadınlardan biri esmer, diğeri ise sarışındır.One of the sleeping women is redhead, the other is brunette.
Passiflora lutea L. – sarı çarkıfelek Passiflora luzmarina P.Jørg.Passiflora lutea L. – yellow passion flower Passiflora luzmarina P.Jørg.
Yaprak kenarları sarıya çalar.They make the leaves turn yellow.
T.C. Sarıgöl Kaymakamlığı.T.C. Alanya Kaymakamlığı.