Tom'un Mary'ye sarılmasını kim söyledi?Who told Tom to hug Mary?
Gerçekten Tom'a sarıldın mı?Did you actually hug Tom?
Tom neden Mary'ye sarılmalı?Why should Tom hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılmadı?Why didn't Tom hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılırdı?Why would Tom hug Mary?
Neden Tom Mary'ye sarılmayacak?Why won't Tom hug Mary?
Tom'a sarılmalıydım.I should've hugged Tom.
Tom Mary'ye tekrar sarıldı.Tom hugged Mary again.
Tom neden Mary'ye sarıldı?Why did Tom hug Mary?
Tom da Mary'ye sarıldı.Tom hugged Mary, too.
Tom bile Mary'ye sarıldı.Even Tom hugged Mary.
Neden Tom'a sarılamıyorum?Why can't I hug Tom?
Sarılınabilir miyim?Could I get a hug?
Tom'a sarılmadım.I didn't hug Tom.
Sarımsak seviyorum, ama onu çok sık yemiyorum.I like garlic, but I don't eat it very often.
Tom'un uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.Tom has long blond hair and blue eyes.
Tom, Mary'ye sıkıca sarıldı ve bir öpücük verdi.Tom gave Mary a big hug and a kiss.
Tom gerçekten Mary'e sarılmak istedi.Tom really wanted to hug Mary.
Tom Mary'ye sarılmak istemiyor.Tom doesn't want to hug Mary.
Tom Mary'ye sarılmak istemedi.Tom didn't want to hug Mary.
Tom'un gür, sarı saçları var.Tom has thick blond hair.
Tom bana sarılmak için kollarını açtı.Tom opened his arms to hug me.
Mary bana sarılmak için kollarını açtı.Mary opened her arms to hug me.
Annesi Tom'a sarıldı.Tom's mother hugged him.
Tom'u Mary'ye sarılırken gördüğümde kıskandım.I got jealous when I saw Tom hugging Mary.
Büyükannene sarıl.Give your grandmother a hug.
İki kız birbirlerine sarıldılar.The two girls hugged each other.
Sami ve Leyla sarılmaya başladılar.Sami and Layla started hugging.
Sarımsağın kokusunu sevmiyorum.I don't like the smell of garlic.
Bu muz sarıdır.This banana is yellow.
Yeşil giyinmiş uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biri biliyor mu?Does anybody know who the tall, blond girl dressed in green is?
Taşınmadan önce paketin etrafına plastik bir tabaka sarıldı.Before transport, a layer of plastic was wrapped around the package.
Tom Mary'ye sarıldı. Alice'e de sarıldı.Tom hugged Mary. He also hugged Alice.
Tom Mary'ye sarıldı. O, Alice'e de sarıldı.Tom hugged Mary. He hugged Alice, too.
Sami saçlarını sarıya boyadı.Sami dyed his hair blond.
Tom hiç kızlarına sarılır mı?Does Tom ever hug his daughters?
O kız, bebeğine sarıldı.That girl hugged her doll.
Tom, Mary'ye sarılmalıydı.Tom should've hugged Mary.
Sarımsağı severim.I like garlic.
Tom sarışın, değil mi?Tom is blond, isn't he?
Tom, Mary'nin kendisine sarılacağını düşündü.Tom thought Mary was going to hug him.
Sarı rengi seviyor musun?Do you like the yellow colour?
Sarımsaklar altın sarısıyken, balıkları ekleyin.When the garlic is golden, add the fish.
Tom'a sarıldığını gördüm.I saw you hugging Tom.
Sami geldi ve bana sarıldı.Sami came over and gave me a hug.
Sami eskisinden çok daha sarışındır.Sami is much blonder than before.
Tom, Mary'ye sarılmamalıydı.Tom shouldn't have hugged Mary.
Tom sarımsağı ezdi.Tom crushed the garlic.
Ben sana sarılmayı özledim.I miss hugging you.
Çocukların sarı saçları var.The children have blonde hair.
Ahtapot gibi ona sarıldın.You embraced her like an octopus.
Sana sarılan kimdi?Who hugged you?
İşten geldiğinde her zaman oğluna sarılır.He always hugs his son when he returns from work.
Paketi sarıp iple bağladı.She wrapped the package and tied it with strings.
Yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umurunda?Who cares whether he eats egg yolks or not?
Sarı elbise giyen kız Mary.The girl wearing the yellow dress is Mary.
İpi sarıp cebine koydu.He rolled up the string and put it in his pocket.
Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.Avoid close contact such as shaking hands and hugging.
Çiçekler sarıdır.The flowers are yellow.
Bu beni çok sarıyor.I get a bang out of it.