sarf ile cümle
sarf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ben sizin, çaba sarf etmeden eğitiminizi tamamlamanıza izin verirsem, size iyilik etmiş olmam.It's not doing you any kind of service to let you continue coasting.
Bu yağmurlara ulaşmak için çaba sarfetmeleri gerek.They've got to go hunting for seasonal rain.
Zamanı, dünyevi boyutta sarf etmek için harika bir yol.Extremely good way of wasting your time in the earthly dimension.
Ananıda al, git burdan!" sözlerini sarf etti."Take your mother and git! Get out of here!"
Carrie Fisher'den, içimde biyomda olan bir ödünç cümle: işte yine sarfedeceğim:To borrow a phrase from Carrie Fisher, which is in my bio there; I'll just toss it out again --
Ethelbert gibi bazı krallar, bu krallıkları birleştirmek için çaba sarfetmiş.Various attempts were made by people like Ethelbert to unite those kingdoms.
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeI shall endeavour to give satisfaction." And he has, by Jove!
Sayfa başı 15 sent seviyesinde, artık çaba sarfetmeyi bıraktılar.At 15 cents per page, they basically stopped these efforts.
Sınıf öğretmenimiz seni sınıf temsilcisi yapmak için az çaba sarfetmedi!Our homeroom teacher put on a real show in order to have you accept on behalf of our class.
Eğer sağlıklı biriyseniz, hızlı gitmek için gerçekten çaba sarfetmeniz gerekebilir.If you're a healthy person, you might have to work really hard to go fast.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.And it makes sense that we put a lot of effort into making babies think like adults do.
Yalnızca fani, kısa ömürlü, gelip geçici olan birçok şeyi öğrenmeye çok enerji sarfediyoruz.We give a lot of energy to study many things which are only ephemeral, transient, temporary.
Herkes savaş için efor sarf ettiveSo everyone jumped in the war effort.
Allah yolunda sarf edin, kendinizi kendi elinizle tehlikeye atmayın, işlerinizi iyi yapın.Spend in the way of God, and do not seek destruction at your own hands.
Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı".Tell them: "The utmost you can spare."
Sarfettiğiniz iyi bir şeyi Allah şüphesiz bilir.God is surely cognisant of good things that you spend.
Hayır, O'nun iki eli de açıktır, nasıl dilerse sarfeder.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
İşte sizler, Allah yolunda sarfetmeye çağırılan kimselersiniz.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
Mallarınızı Allah yoluna sarfedin, kendinizi, ellerinizle tehlikeye atmayın, iyilik edin.Spend in the way of God, and do not seek destruction at your own hands.
Ne gibi nafaka vereceklerini, mallarını nereye sarfedeceklerini soruyorlar sana.They ask you of what they should give in charity.
Ve kim didinir, gayret sarfederse hiç kuşkusuz, kendi benliği lehine gayret sarfetmiş olur.He who strives does so for himself.
Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
Böyleleri, kabul edilemez bir söz ve boş bir lakırdı sarf ediyorlar.They surely utter what is unseemly and a lie.
O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar.The day when man remembers all that he had done,
Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin.There is no sin if you marry them provided you give their dowers to them.
Mallarını, Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler, hiç şüphesiz yine onu sarfedecekler.Those who disbelieve spend their possessions on turning men away from God.
Varsın sarfetsinler, sonra o yüreklerine inen bir acı olacak, sonra da mağlup olacaklar.They will go on spending and rue it in the end, and will be subdued.
Onlarda sarfettiklerini istesinler.This is the judgement of God.
Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.O man, you have to strive and go on striving towards your Lord, then will you meet Him.
Sarfettiğiniz harcı ve adadığınız adağı şüphesiz Allah bilir. Zulmedenlerin hiç yardımcıları yoktur.And whatever you spend or pledge to do, Allah is aware of it; and the unjust do not have supporters.
Onların inanmaya niyetleri yok da onun için bu kabîl sözler sarf ediyorlar.Rather they do not have faith.
Onlar, gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.who believe in the Unseen, and perform the prayer, and expend of that We have provided them;
Sarfettiğiniz harcı ve adadığınız adağı şüphesiz Allah bilir.And whatever expenditure you expend, and whatever vow you vow, surely God knows it.
Mallarını insanlara gösteriş için sarfedip, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez.and such as expend of their substance to show off to men, and believe not in God and the Last Day.
Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin.They are not permitted to the unbelievers, nor are the unbelievers permitted to them.
Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.Thou art labouring unto thy Lord laboriously, and thou shalt encounter Him.
Sarfettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.
Onlar da sarfettiklerini istesinler.That is the Judgement of Allah.
Sarfettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah'ın rızasını kazanmak için sarfedersiniz.Any charity you give is for your own good. Any charity you give shall be for the sake of God.
Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz.You will not attain virtuous conduct until you give of what you cherish.
Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.Whatever you give away, God is aware of it.
Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.But what God possesses is better and more lasting for those who believe and rely on their Lord.
Oysaki O, O'nun hoşlanmadığı sözü gece boyu sarfederlerken onlarla beraberdir.He is with them, as they plot by night with words He does not approve.
Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı".Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
Ve sizden mallarınızı (tamamen sarfetmenizi) istemez.He will give you your wages, and will not ask of you your wordly wealth.
Kafir kadınları nikahınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin.Do not hold on to [conjugal] ties with faithless women.
Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.They are those who put their trust in their Lord.
Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur.That is the judgement of Allah; He judges between you.
Onlarda sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur.That is the judgement of Allah; He judges between you.
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz?And what reason have you that you should not spend in Allah's way?
Geriye Sarfile [state]Rewind
"Fakir vahşiler, bir şeyler yapmamalı mıyız?" tarzında cümleler sarf edecekler.We will have ugly shades of the “poor savages, shouldn’t we do something”?
Buenger, siyasi engellemeciliği önlemek için her türlü çabanın sarf edileceğini söyledi.Buenger said every effort would be made to avoid political obstructionism.
Onlar enerjiyi korumak için yeterli çaba sarfedilmediğini söylüyorlar.They say not enough is being done to conserve energy.
Devlet daireleri ve özel şirketler durumu düzeltmek için yoğun çaba sarfediyorlar.Government officials and private companies are working hard to improve the prospects.
Kocianciç, "Çıkmaza son vermek amacıyla yoğun bir çaba sarfediliyor."An intensive effort is under way to find the way out of the stalemate.
Önemli konulardaki tutumlarımızı uyumlu hale getirmek için azami çaba sarfediyoruz.We are giving our maximum in order to harmonise our positions concerning the crucial issues.
Erdoğan, PKK'yı Irak halkından ayırdetmek için büyük çaba sarfedildiğini söyledi.He said many efforts were under way to isolate the PKK from Iraqi society.
Kostunica’nın 27 Mart’ta ulusal televizyonda yaptığı konuşmada sarfettiği sözler oldukça sertti.Kostunica's words of March 27th, delivered on national television, were strident.