sarf ile cümle
sarf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Daha fazla çaba sarf et.Make more efforts.
Daha fazla çaba sarf etseydin, giriş sınavını geçerdin.If you had made more effort, you would have passed the entrance examination.
Sadece biraz daha çaba sarfetse, başarırdı.With just a little more effort, he would have succeeded.
Şirket iş uygulamalarını geliştirmek için herhangi bir çaba sarfetmedi.The company didn't make any effort to improve its business practices.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Jeff ve Mia boşanmayı önlemek için son bir çaba sarfediyorlar.Jeff and Mia are making a last ditch effort to avoid a divorce.
Amy ayağa kalkmak için bir çaba sarfetti.Amy made an effort to stand up.
Seviyemi yükseltmek için çaba sarfettim.I made efforts to improve my grades.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Hükümet ülkemizi temiz ve yeşil hale getirmek için çaba sarf etmiştir.The government has made efforts to make our country clean and green.
Çaba sarfetmemiz önemlidir.It is important that we make an effort.
Çaba sarf etmeden hiçbir şey elde edemezsiniz.You cannot achieve anything without effort.
O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarfetti.He made desperate efforts to reach the shore.
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarfediyor.He is making every possible effort to pass the examination.
İthalatlar için pazarlar geliştirmek için epeyce çaba sarfedilmektedir.Many efforts have been make to develop market for imports.
Biz ödevimize bir sürü çaba sarfettik.We put a lot of effort into our homework.
Ben çok sosyal değilim, ama bir çaba sarfetmeye çalışıyorum.I'm not very social, but I try to make an effort.
Bu proje için sarf ettiğin çabanın farkındayım ve bunu takdir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarfetmen gerek.You need to work on saving your marriage.
Çaba sarf etmeden hiçbir şey mümkün değildir.Without effort, nothing is possible.
Çok çaba sarfet.Make an effort.
Tartışarak boşa zaman sarfetmeyin.Let's not waste time arguing.
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.The government has made joint efforts to eradicate illiteracy.
Bu işe büyük emek sarf ettim.I've put a lot of effort into this.
Biraz gayret sarf et.Put some effort into it.
Yanni gariban mahallelerdeki çocukları futbola yönlendirmek için gayret sarf ediyordu.Yanni actively encouraged kids from rough neighborhoods to play soccer.
Neisser Hansen'in yardımlarını değersizleştirmek için çaba sarf etti.Neisser tried to downplay the assistance of Hansen.
Yıllarca insanlar ve hazine avcıları Quedagh Merchant gemisini bulmak için çaba sarfettiler.For years, people and treasure hunters have tried to locate Quedagh Merchant.
DHS ayrıca, DNSSEC'i geliştirmek ve ABD federal hükümetine dağıtılmak için çaba sarfediyor.DHS also funds efforts to mature DNSSEC and get it deployed inside the U.S. federal government.
Kaizen faaliyetlerini yürütmek için yumuşamadan gayret sarf edin.Relentlessly strive to conduct kaizen activities.
Sarfaraz'ın part-time çalıştığı Belçika'daki Pakistan Büyükelçiliği ile temas kurulur.Jaggu contacts the Pakistani Embassy in Belgium where Sarfaraz worked part-time.
Sarf malzemeleri kısa sürede tükendiğinde, yakıt ve diğer emtia fiyatları arttı.As supplies have run short, prices for fuel and other commodities have risen.
Bu riski azaltmak için, önemli derecede efor türbini dengelemek için sarf edilir.To reduce this risk, considerable efforts are spent to balance the turbine.
Gösteri için çok emek sarfettik, ne var ki gösteri dilediğimiz başarıyı yakalayamadı.Lo! cows are much alike to us; and Lo! if Allah wills, we may be led aright.
Simentov, el konulmuş Tora'yı tekrar eline geçirmek için çaba sarfetmektedir.Simentov is trying to recover the confiscated Torah.
Evcil hayvan mağazaları ayrıca hayvan yemi, sarf malzemesi ve aksesuar satarlar.Pet stores also sell pet food, supplies, and accessories.
Hükümdar olarak Justinianus görevinde gayet yüksek enerji sarf etmesi ile tanınmıştı.As a ruler, Justinian showed great energy.
Bu benim karakterim değil" sözlerini sarf etmiştir."They shall not know my fate," he said.
2. işçilerin ne kadar güç sarf edeceğini belirlemek firma için maliyetli olur.It is costly for firms to determine how much effort workers are exerting.
"Kur'an üzerine yazılmış Kur'an - efor sarf etmek niye?안익태 선생 유학 기록에 무엇이 담겨있나 (in Korean).
Savaşın ardından hem Mısır hem İsrail anlaşabilmek için çaba sarf etti.Following the war, both Israelis and Egyptians showed greater willingness to negotiate.
İkisi arasındaki fark sarfiyat olarak alınır.In fact, the difference between the two is subtle.
Ama günümüz öğrencileri genellikle iş bulmak ve çalışmak için çaba sarf ediyor.Nevertheless, even the academic graduates often experience trouble finding a job.
Almanlar ise bu grevleri sonlandırmak için çaba sarf ediyordu.We were leading those strikes.
Saltanatı süresinde modern tıp ve teknolojinin ülkesine gelmesi için çaba sarf etti.During his reign he worked to bring modern medicine and other technology to Afghanistan.
Atletin yaptığının aynısını görünürde hiç gayret sarfetmeden bir makineye nasıl yaptırabiliriz?How do we make a machine do what an athlete does seemingly without effort?
"Hayatım, beni nispeten zayıf göstermek için bu kadar çaba sarfettiğin için teşekkür ederim.""Wow, honey, thank you for going out of your way to make me relatively thinner."
"Heymann iki misli efor sarfetmeye baţladý.Heymann redoubled his efforts.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.They were always trying to make thing better and better.
Nice yıllarımı bir kız uğruna " arkadaş bölgesi'nde " sarf etmiştim.With one girl, I spent so many years in the friend zone
"Biz sizin için bu noktaları temizlemek için çaba sarf edeceklerdir."We shall endeavour to clear up these points for you.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti.And then he says three words.
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.And the first myth is if you try really hard you can live to be 100.
Yıllarca ilaçlara direndim ve onlardan uzak durmak için çok çaba sarf ettim.For years, I had resisted medication, making many, many efforts to get off.
Bir bakıma yaptığımız şey yeni bir sarf malzemesi yaratmak.In a sense what we've done is we've created a new consumable.
Dipteki milyarda yaşayan herkes bu konuda yoğun çaba sarf ediyor.In all the societies of the bottom billion, there are intense struggles to do just that.
Aletlere karar verin, sarf malzemeleriyle doldurun.Decide which instruments, stock it up with consumables.
Birkaç isim sarf etmek yeterli, insanlar anlayacaklardır.You can just say a few names and people will understand.
İlişkiler, böyle çok çaba sarfedilerek işlemez.Relationships don't work by trying, like you try so hard.
Burada özledim eder ne, bizim zahmet düzeltmeye gayret sarf eder.What here shall miss, our toil shall strive to mend.