Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Lalu dia mengucapkan tiga kata -- tiga kata yang paling tanpa emosi yang pernah saya dengar
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Następnie powiedział trzy słowa -- trzy, najbardziej pozbawione emocji słowa, jakie kiedykolwiek słyszałem.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Og så siger han tre ord -- de mest følelsesforladte tre ord jeg nogensinde har hørt.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Rồi ông ấy chỉ nói 3 tiếng -- 3 từ lãnh đạm nhất mà tôi từng nghe.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Sedan säger han tre ord -- de mest känslokalla tre orden jag någonsin hört.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Şi apoi, el spune trei cuvinte -- cele mai lipsite de emoție trei cuvinte pe care le-am auzit vreodată.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Und dann sagte er drei Worte - die emotionslosesten Worte, die ich je gehört habe.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.Και μετά είπε τρεις λέξεις -- τις τρεις πιο απαθείς λέξεις που άκουσα ποτέ μου.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.А потім він сказав три слова — найбезпристрасніші три слова в моєму житті.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.А потом он сказал три слова — самые бесстрастные три слова в моей жизни.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti. Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.И после той каза три думи -- най-неемоционалните три думи, които някога съм чувал.
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti.Y luego dijo 3 palabras --
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti.ואז הוא אומר שלוש מילים -
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti.و بعد ذلك يقول ثلات كلمات --
Sonra şu üç kelimeyi sarf etti.初めて聞く とても冷静な一言です
Tanrım! Sınıf öğretmenimiz seni sınıf temsilcisi yapmak için az çaba sarfetmedi!Oh, bože.
Tanrım! Sınıf öğretmenimiz seni sınıf temsilcisi yapmak için az çaba sarfetmedi!Oh, tuhan wali kelas kita menyediakan semuanya supaya kamu mewakili kelas kita.
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.Et alors que certaines d'entre elles peuvent être difficiles, on n'essaye pas de les soigner.
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.인종, 많은 경우에 국적, 언어, 또 흔한 경우로는 종교가 있지요. 여러분이 여러분의 부모와 또 자녀들과 공유하는 것들입니다.
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.Verticale identiteiten, van generatie op generatie, zoals etniciteit, nationaliteit, taal en ook vaak religie.
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.מדובר בדברים כמו אתניות, לעתים קרובות לאום, שפה, דת. אלה הם דברים שמשותפים להורים ולילדים,
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.كالعرق، والجنسية بشكل شائع، واللغة، وغالبًا الدين. هذه الأشياء المشتركة بينك وبين آبائك وأطفالك.
Ve bazıları sıkıntılı olsa da, bunları tedavi etmek için bir çaba sarf edilmez.これらは親子間で 共有されるアイデンティティです 中には厳しいものもありますが
Ve biyolojik silahlar üretmek konusunda efor sarf etmiş sadece iki ülke vardır생물학적 무기 개발에 크게 투자했던 국가는 미국과 구소련연방,
Ve biyolojik silahlar üretmek konusunda efor sarf etmiş sadece iki ülke vardırורק שתי ארצות גדולות, ארה"ב ובריה"מ לשעבר, עשו מאמצים גדולים
Ve biyolojik silahlar üretmek konusunda efor sarf etmiş sadece iki ülke vardırوهناك بلدين فقط، الولايات المتحدة والإتحاد السوفيتي السابق، كان لديهم جهود كبيرة
Ve biyolojik silahlar üretmek konusunda efor sarf etmiş sadece iki ülke vardır生物兵器を 作ろうとしました
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Dan negara-negara berkembang sendiri telah melakukan banyak upaya.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.E gli stessi paesi in via di sviluppo stanno compiendo enormi sforzi.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.És maguk a fejlődő országok is rengeteg energiát fektetnek bele.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.그리고 많은 개발도상국도 자체적으로 많은 노력을 기울여 왔습니다.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Les pays en voie de développement ont fait beaucoup d'efforts.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Och utvecklingsländerna själva har gjort stora ansträngningar.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Ook de ontwikkelingslanden zelf hebben grote inspanningen geleverd.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Os países em desenvolvimento têm feito um grande esforço neste sentido.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Same biedne kraje bardzo się starają.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Şi ţările în curs de dezvoltare au făcut mari eforturi în acest sens.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Und selbst die Entwicklungsländer haben sich dafür sehr angestrengt.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Y los países en desarrollo, por si mismos, han estado haciendo un gran esfuerzo.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Развивающиеся страны тоже прилагают много усилий.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.Самите развиващи се страни също са положили много усилия.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.והמדינות המתפתחות עשו מאמצים רבים בעצמן
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.والدول النامية بحد ذاتها قد بذلت الكثير من الجهد.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.しかし毎年 最低でも
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.A dává smysl, že věnujeme spoustu úsilí tomu, abychom naučili přemýšlet miminka jako dospělé.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.A je správne, že vynakladáme veľa úsilia nato, aby deti mysleli ako my.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Dan wajar bila kita melakukan banyak upaya untuk membuat para bayi berpikir seperti orang dewasa.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.E ha senso fare molti sforzi per far pensare i bambini come gli adulti.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Het is logisch dat we veel moeite doen om baby's te doen denken zoals volwassenen.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.I ma to sens, że wkładamy wiele wysiłku w sprawianie, by dzieci myślały tak, jak dorośli.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.In smiselno je, da vložimo veliko truda v to, da malčke pripravimo k temu, da začnejo misliti kot odrasli.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.그리고 우리가 아기들이 어른들처럼 생각하게 만들기 위해 많은 노력을 기울이는 것에도 일리는 있습니다.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Mais ça a du sens investir beaucoup d'efforts à faire penser les bébés comme des adultes.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Och det är klokt av oss att lägga så mycket energi på att få bebisar att tänka som vuxna gör.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Og det giver mening, at vi gør en stor indsats for at få spædbørn til at tænke som voksne.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Si e logic ca investim o groaza de efort ca sa-i facem pe bebelusi sa gandeasca ca si adultii.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Und es macht Sinn, dass wir uns sehr bemühen Babys dazu zu bringen, wie Erwachsene zu denken.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Và nó hoàn toàn hợp lý khi chúng ta khiến đứa trẻ nghĩ giống như người lớn.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Y tiene sentido que pongamos mucho esfuerzo en hacer que los bebés piensen como los adultos.
Ve yetişkinler gibi düşünen bebekleri yapmak için o kadar çaba sarf etmemiz anlamlı geliyor.Και είναι λογικό που προσπαθούμε τόσο πολύ να κάνουμε τα μωρά να σκεφτούν όπως οι ενήλικες.