İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.Миф первый: если очень постараться, то дожить до 100 можно.
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.Міф перший: якщо дуже старатися, можна дожити до 100 років.
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.Първият мит е, че ако се опитате наистина усърдно, можете да доживеете до 100 години.
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.והמיתוס הראשון: אם תנסה מאד ברצינות
İlk hurafemiz şu: Eğer gerçekten çok çaba sarf edersen, 100 yaşını görebilirsin.الاسطورة الآولى تقول أنك أذا حاولت بجهد
İşte Amerika bunu savunuyor; işte biz bu sonuç için çaba sarf ediyoruz.Dafür steht Amerika;
İşte Amerika bunu savunuyor; işte biz bu sonuç için çaba sarf ediyoruz.Suníes y alauitas; kurdos y cristianos. Eso es lo que América representa.
İşte Amerika bunu savunuyor; işte biz bu sonuç için çaba sarf ediyoruz.هذة هي النتيجة التي سنعمل لها مع مع العقوبات والعواقب التي تترتب على هولاء المضطهدين
İşte Amerika bunu savunuyor; işte biz bu sonuç için çaba sarf ediyoruz.共通の利益のために努力する人々を 援助し 支持します
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeBudem sa snažiť dať zadosťučinenie. "On má, pane na nebi!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeBudu se snažit dát zadostiučinění. "On má, pane na nebi!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeCercherò di dare soddisfazione. "E ha, per Giove!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeÉn arra törekszik, hogy megelégedésére. "És ő, a Jupiter!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeIch werde versuchen, die Zufriedenheit geben. "Und er hat, beim Zeus!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeIk zal proberen om voldoening te geven. "En hij heeft, door Jupiter!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeI se eforturi pentru a da satisfacţie. "Şi el are, pe legea mea!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeI, si prizadevajo, da bi zadovoljstvo. "In on je, ki jih Jove!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeJag skall försöka ge tillfredsställelse. "Och han har, by Jove!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeJeg skal forsøge at give tilfredsstillelse. "Og han har, min sæl!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeJe m'efforcerai de donner satisfaction. "Et il a, par Jupiter!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "Ve정돈, 나는. 만족을 살리도록 최선을 다해야한다 "그리고 그가있다!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VePostaram się dać satysfakcję. "I on, na Jowisza!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeSaya akan berusaha untuk memberikan kepuasan "Dan. Dia, buset!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeTôi sẽ nỗ lực để cung cấp cho sự hài lòng "và ông đã, do Jove!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeYritän antaa tyydytystä. "Ja hän on, hyvä luoja!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeΘα προσπαθήσω να δώσουν ικανοποίηση. "Και έχει, από Jove!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeСе стреми да даде удовлетворение. "И той е, дявол да го вземе!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeЯ докладу всіх зусиль, щоб дати задоволення. "І він, їй-богу!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "VeЯ приложу все силы, чтобы дать удовлетворение. "И он, ей-богу!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "Veوسأحاول أن يعطي الارتياح "، ولقد كان ، من قبل إن الرب!
Jüpiter tarafından memnuniyeti vermek için çaba sarf edeceklerdir "Ve私は、脳自身の短いビット、古いBeanが建設されているように思われる
Miras için hiçbir çaba sarf edilmedi ki.Pro zděděné peníze člověk nic neudělal.
Nice yıllarımı bir kız uğruna " arkadaş bölgesi'nde " sarf etmiştim. Orada olduğumun farkında bile değildim.Con una chica pasé tantos años en la "zona de amigos" que ni siquiera me dí cuenta que estaba en ella.
Nice yıllarımı bir kız uğruna " arkadaş bölgesi'nde " sarf etmiştim. Orada olduğumun farkında bile değildim.Pour une une fille, j'ai passé tant de temps dans la friendzone que je ne m'en rendais meme pas compte !
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Ei încercau mereu să îmbunătățească lucrurile.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Họ luôn cố gắng làm mọi thứ tốt hơn và tốt hơn.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Ils essayaient toujours d'améliorer l'objet, encore et encore.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Loro provavano continuamente a migliorare le cose sempre di più.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Oni zawsze próbowali ulepszać swoje rzeczy.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Sie haben immer versucht Dinge immer besser zu machen.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Siempre intentando hacerlo cada vez mejor.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Zij streefden altijd naar beter en nog beter.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Винаги се опитвали да направят нещо все по-добро и по-добро.
Onlar her zaman daha iyisini ve daha iyisini yapmak için çaba sarfettiler.Они всегда пытались сделать вещь всё лучше и лучше.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.교수님, 오늘 교수님의 물음을 저희와 함께 나누어 주신 큰 노력에 감사드립니다
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Pane profesore, mnohokrát děkujeme za vaše obrovské úsilí, s nímž jste připravil svůj příspěvek.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Pán profesor, ďakujeme pekne za Vaše obrovské úsilie, s ktorým ste pripravili svoj príspevok.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Professor, agradecemos imenso o esforço extraordinário que fez para partilhar hoje as suas questões connosco.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Professore, la ringraziamo per lo sforzo straordinario che ha fatto nel condividere le sue idee con noi.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Professori, me kiitämme Teitä suuresta vaivastanne, jonka näitte jakaaksenne kysymyksenne kanssamme tänään.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Professorn, vi tackar dig så mycket för den stora ansträngning du gjort för att dela dina frågor med oss idag.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.Professzor úr, köszönjük azt a rendkívüli erőfeszítést, amit tett azért, hogy megoszthassa velünk kérdéseit.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.אנו מודים לך מאד על המאמץ הבלתי-רגיל שעשית לשתף אותנו היום בשאלותיך.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.بروفيسور، نحن حقا نشكرك على هذا الجهد غير العادي وعلى مشاركتنا أسئلتك المهمة اليوم.
Profesör, bugün bizlerle kendi sorularınızı paylaşmak için sarf ettiğiniz olağanüstü çaba için teşekkürler.あなたの問いをわれわれと共有するためになされた多大な努力に ありがとうございました
Render motorundan sorumlu olan programcı ekibimiz, performansı artırabilmek için müthiş bir çaba sarf etti.Tým vývojářů zodpovědných za renderovací engine vynaložil nemalé úsilí při snaze o vylepšení výkonu.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Deze nieuwe vorm van wereldwijde erkenning, zet aan tot enorme inspanningen.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Então, essa possibilidade de um novo tipo de reconhecimento global, está na origem de um grande esforço.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Esta posibilidad de un reconocimiento global, creo que está motivando gran cantidad de esfuerzo.
Sanırım bu global farkına varılma olasılığı çok fazla çaba sarfetmeye teşvik ediyor.Jadi, kemungkinan untuk diakui secara global seperti ini, menurut saya mendorong orang untuk bekerja keras.