Sarayın buraya yapılmasını istedi.Kazał zabrać ją do pałacu.
Big Ben (resmi adıyla Elizabeth Kulesi), Londra'da Westminster Sarayı'nın yanındaki ünlü saat kulesi.Big Ben – nazwa zwyczajowa wieży zegarowej Elizabeth Tower w Londynie w Wielkiej Brytanii.
Alman İmparatorluğunun 1918'de monarşiden cumhuriyete geçtikten sonra, saray müzeye çevirildi.Po upadku monarchii w 1910 pałac został zamieniony na muzeum.
MS 8. yüzyıldan II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar adı İmparatorluk Sarayı Bakanlığı idi.Od XVI wieku aż do II wojny światowej zamek pełnił rolę rezydencji pałacowej.
Beyaz Saray Durum OdasıBiały Dwór
Şah’ın nikahlı eşi olarak sarayda önemli bir konuma yükseldi.Jako druga córka faraona zajmowała wysoką pozycję na dworze.
Fakat bazı saraylılar bunun bir kandırmaca olduğunu iddia etmişlerdir.Gangsterzy zorientowali się, że to pułapka.
Bu saray 1654 yılında yaptırılmıştır.Kurytyba została założona w 1654 roku.
Lüksemburg Sarayı'nın (Palais du Luxembourg) yan tarafında yer almaktadır.W jego pobliżu znajduje się Ogród Luksemburski.
Haşt Beheşet Sarayı içinden bir görüntü.Zaraza za Spiżową Bramą.
Merkezi Saraybosna'da yer almaktadır.Siedziba mieści się w Sarajewie.
İstanbul Belediye Sarayı, Saraçhane'de bulunmaktadır.Komisarz ds. organizacji dzielnicowych Czeka w Samarkandzie.
Sarayda yaşadı.Mieszka w śmiesznym pałacu.
Asiler Saraya doğru yürüyüşe geçtiler.Profesor postanawia przejść się po ogrodzie.
Endülüs bölgesinin saray mimari üslubunun en önemli örneği olarak kabul edilmektedir.Royal Pavilion uważany jest za jego najważniejszy przykład na Starym Kontynencie.
Kral, Sinaia'daki sarayında Yeni Yıl partisine hazırlanıyordu.Książę bawił ze swym dworem w Sianowie.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Petit Trianon – klasycystyczny pałacyk w ogrodach Wersalu.
Halife'nin sarayında altı yıl geçirdi.W HSV Hartwig spędził 6 lat.
Saray mutfakları ikisi helvaheneye ait olmak üzere 10 gözden oluşuyordu.W środkowej części dworu było dziesięć pomieszczeń w układzie dwutraktowym.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.Obaj udali się do lasu.
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde kayıtlı iki nüshası vardır.W bibliotece muzycznej znajdują się dwa ogólnodostępne fortepiany.
Adalet Sarayı kuşatması, 1985 yılında Kolombiya Adalet Yüksek Mahkemesi üyelerine karşı yapılan saldırı.W 1985 roku guerilla zaatakowała Pałac Sprawiedliwości będący siedzibą kolumbijskiego Sądu Najwyższego.
Başlarda saray halkına gösteriler hazırlamıştır.Początkowo malował sceny z życia zwykłych ludzi.
Sepet, Firavun’un sarayının bahçesine doğru süzülür.Czynił cuda na dworze faraona.
Başpiskopos Sarayı.Siedziba arcybiskupa.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Tymczasem w posiadłości pojawia się Helen.
Albümün tanıtımı Kremlin Sarayı'nda 11 Mart tarihinde gerçekleşti.Prezentacja albumu odbyła się w Państwowym pałacu kremlowskim 10 października 2000.
Topkapı Sarayı müze müdürlüğünden emekli olduktan sonra Sakıp Sabancı Müzesi danışmanı oldu.Na emeryturze wciąż doradzał muzeom jako rzeczoznawca do spraw Kurpiowszczyzny.
Bir saatte Saray'a geldim.Pociągiem do Ełku w godzinę?
Şu anda tamamen viran olmuş, sarayın kalıntıları vardır.Obecnie po dworze zostały resztki cegieł.
Ayrıca, Madrid'de Buen Retiro Sarayı'nı yaptırdı.Zostały zamówione do pałacu Buen Retiro.
Bu askerlerin görevi kral sarayını korumaktı.Ich przeznaczeniem było utrzymanie dworu króla.
Düka Sarayı (Palazzo Ducale), Gotik tarzda yapılmış ve Venedik dükaları tarafından kullanılmış saraydır.Pałac Dożów (wł. Palazzo Ducale) – gotycka siedziba władców i rządu Wenecji.
Bu gelenek devam etse de Buckingham Sarayı hükümdarlığın resmi ikametgahı sayılabilir.Z tej okazji w pałacu Buckingham miało zostać wykonane zdjęcie rodziny królewskiej.
Yapı Palacio de Santa Catalina (Santa Catalina'nın Sarayı) olarak da bilinir.Byggnaden är också känd som Palacio de Santa Catalina (Santa Katarinas palats).
Sarayda bir oda.Ett rum i palatset.
Saraybosna'da yaşıyor.Han bor i Sarajevo.
1798 yılından kalma bir el kopyası şu anda Saraybosna Kent Arşivinde tutulur.En handkopia från år 1798 hålls för närvarande i Sarajevos statsarkiv.
Victoria çiftin tek çocuğuydu, 24 Mayıs 1819'da Londra, Kensington sarayında doğdu.Viktoria, parets enda barn, föddes på Kensington Palace i London 24 maj 1819.
Tau Sarayı (Fransızca: Palais du Tau), Fransa'nın Reims kentinde, Reims Başpiskoposu'nun sarayıydı.Taupalatset (franska: Palais du Tau) i Reims i Frankrike, var ärkebiskopen av Reims palats.
Sarayda büyük bir sevinç vardır.Vid sjön finns ett stort palats.
Hem bu bina hem de Leinster Sarayı önceden deçici olarak düşünüldülerse de zamanla kalıcı olmuşlardır.Både det och Leinster House var menat att vara tillfälliga hem för parlamentet, men blev permanenta.
Son olarak, isyancı bir kalabalık, Weiyang Sarayı'na girip Wang Mang'ı öldürdü.Slutligen lyckades en insurgentsmobb trycka sig igenom in i Weiyangpalatset där de mördade Wang Mang.
Saraybosna kuşatması, modern savaş tarihinin en uzun kuşatması oldu.Belägringen av Sarajevo skulle komma att bli den längsta i modern historia.
Sarayda yaşadı.Bor på slottet.
Sarayın toplam yüzölçümü bahçeler de dahil olmak üzere 3.41 km²'dir.Den totala arean inklusive trädgårdarna är 3,41 kvadratkilometer.
Bu kohortlardan biri İmparatorluk sarayının günlük güvenliğinin sağlanmasından sorumlu oldu.En kohort skötte den dagliga vakten vid kejsarpalatset.
20 km uzunluğundaki anıtsal cadde Napoli'de saraya bağlanacaktı, fakat asla gerçekleşmedi.En monumental aveny som skulle gå 20 km mellan palatset och Neapel var planerad men den förverkligades inte.
Augustusburg Sarayı (Almanca: Schloss Augustusburg) ve parkları Brühl Sarayı Konserleri için de bir mekandır.Slottet Augustusburg och dess trädgårdar fungerar också som spelplats för Brühls slottskonserter.
Saray 1984 yılından beri müze olarak hizmet vermektedir.Slottet används som museum sedan 1981.
Onun aleyhinde olan Saraylılar kliği mensupları da benzer büyüklükte bir gücü Londra'da kurdular.Kronan samlade under tiden ihop en ungefär lika stor styrka i London.
Kraliçenin genç yaşta ölmesiyle 1705'te sarayın ve yörenin adı Charlottenburg olarak değiştirildi.Efter hennes död 1705 döptes slottet om till Charlottenburg.
Londra'da Saint James Sarayı'nda doğdu.Född på St James's Street, London.
Fransız İhtilali'nin ardından, tablo Louvre Sarayı'na taşındı.Efter den franska revolutionen flyttades den till Louvren.
Gandi iki yıl boyunca Pune'de Ağa Han Sarayında tutuldu.Gandhi hölls i två år i Aga Khans palats i Pune.
Saraydaki görevini kaybetmiş ve 1598 yılında Laudenbach (Bergstrasse) da papazlığa yeniden getirilmiştir.Praetorius miste sitt ämbete som hovpredikant och 1598 blev han präst i Laudenbach (Bergstraße).
Sophia da unvanını korudu ve sarayın bir bölümünü kendisi için tutmaya devam etti.Sofia stannade dock kvar i kejsarpalatset och behöll en del av palatset för sig själv.
Saray'ın binaları iç avluya sahip bir şekil oluşturur.Markims hushållningssällskap får i uppdrag att anlägga en trädgård.
Saraydan geriye kalan değerli her şey savaş ganimeti olarak alındı.Resterna av slottet lämnades som en ruin.
Çevre ve saray iyi bir uyum içindedir.Det goda livet i Jämtland och Härjedalen (andra upplagan).