sara ile cümle

sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir peynir ve şarap resepsiyonu vardı.There was a cheese and wine reception.
Ben şarabı içtim.I drank the wine.
Şarabı içtim.I drank the wine.
Tom gece portakal suyu ve kahve ve sabahleyin şarap ve bira içmektedir.Tom drinks orange juice and coffee at night and wine or beer in the morning.
Buzdolabında bir şişe beyaz şarap var.There's a bottle of white wine in the refrigerator.
Sadece bir şişe kırmızı şarap kaldı.There's only one bottle of red wine left.
Biraz daha şarap almalıyız.We should have some more wine.
Şarap içemem.I am not able to drink wine.
Tom bira içmemesine rağmen şarap içer.Even though Tom doesn't drink beer, he does drinks wine.
O beni saraya yönlendirdi.He guided me to the palace.
Naoko beyaz sarayda yaşıyor.Naoko lives in the white house.
İkinci bardak şaraptan sonra Tom konuşkan oldu.After the second glass of wine, Tom became talkative.
Ben saralıyım.I'm epileptic.
Bu şarap kırmızıdır.This wine is red.
Bu, kırmızı şarap.This is red wine.
O, sarayda bir sevgili tutuyor.She keeps a lover in the palace.
Tom Mary'nin onun için doldurduğu şarabı yudumladı.Tom sipped the wine that Mary had poured for him.
Tom bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.Tom bought a bottle of cheap red wine.
Ben kırmızı şarabı beyaz şaraptan daha çok seviyorum.I like red wine much more than white wine.
Mary Tom'dan şarap şişesini açmasını istedi ve sonra kendinden geçmişken onu öptü.Mary asked Tom to open the wine bottle and then kissed him while he was distracted.
Mary Tom'un şarap şişesini açmasını istedi vesonra o meşgulken onu öptü.Mary asked Tom to open the wine bottle and then kissed him while he was busy.
Genellikle kırmızı şarap ile ne yersin?What do you usually eat with red wine?
Şarap, şişedeki bir şiirdir.Wine is a poem in a bottle.
Kutulanmış şarap genellikle çok iyi değil.Boxed wine isn't usually very good.
Tom yarısı boş bir şarap şişesiyle masada tek başına oturdu.Tom sat alone at the table with a half-empty bottle of wine.
Tom şarap şişesini açtı ve onu kokladı.Tom opened the bottle of wine and sniffed it.
Tom bir şişe daha şarap açtı.Tom opened another bottle of wine.
Tom üç şişe şarap taşıyarak odaya geldi.Tom came into the room carrying three bottles of wine.
Tom bir şişe şarapla Mary'nin yanına gitti.Tom went over to Mary's with a bottle of wine.
İsa suyu şaraba çevirdi.Jesus turned water into wine.
Neden biraz şarap almıyorsun?Why don't you have some wine?
Ne kadar daha şarap almalıyım?How much more wine should I buy?
Ne kadar şarap almalıyım?How much wine should I buy?
Ne kadar şarap almamı istiyorsun?How much wine do you want me to buy?
Ben buraya gelmeden önce kaç bardak şarap içtin?How many glasses of wine did you drink before I got here?
Şarap mükemmeldi.The wine was excellent.
Şarap harikaydı.The wine was excellent.
Hayalet gibi sararmışsın.You're pale as a ghost.
Laura ve Sarah, sırasıyla 12 ve 8 yaşındaki iki kız kardeştir.Laura and Sarah are sisters of twelve and eight years respectively.
Brie peyniriyle hangi şarap iyi gider?What wine goes well with Brie?
İki bardak şarabımız vardı.We had a couple glasses of wine.
Şehrimde bir saray bulunmaktadır.My town has a castle.
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra bir şişe kırmızı şarabı paylaştı.Tom and Mary split a bottle of red wine after dinner.
Tom bardaklara şarap dökmeye başladı.Tom began to pour wine into the glasses.
Tom üç şişe kırmızı şarap aldı.Tom bought three bottles of red wine.
Tom şarap bardağını Mary'ninkine tokuşturdu.Tom clinked his wine glass against Mary's.
Tom çocuklarının şarap içmesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to drink wine.
Tom doğrudan şarap şişesinden içti.Tom drank directly from the wine bottle.
Tom Mary'nin şarap bardağını ağzına kadar doldurdu.Tom filled Mary's wine glass to the rim.
Tom birkaç büyük bardak şarap içti ve biraz sarhoş oldu.Tom has had several large glasses of wine and has gotten a little drunk.
Tom bir tost için şarap bardağını kaldırdı.Tom held up his wine glass for a toast.
Tom ne kadar şarap kaldığını görmek için şişeyi kaldırdı.Tom held up the bottle to see how much wine was left.
Tom John ve Mary'ye bardaklarla şarap sundu.Tom offered glasses of wine to John and Mary.
Tom Mary'ye bir kadeh şarap sundu.Tom offered Mary a glass of wine.
Tom kendisi için bir bardak daha şarap koydu.Tom poured another glass of wine for himself.
Tom kendisine şişeden bir kadeh daha şarap koydu.Tom poured himself another glass of wine from the bottle.
Tom kendisine bir kadeh daha şarap koydu.Tom poured himself another glass of wine.
Tom bardağına biraz daha şarap koydu.Tom poured more wine into his glass.
Tom bardağına biraz daha şarap döktü.Tom poured some more wine into his glass.
Tom üç bardak şarap koydu, ikisi misafirleri için ve biri kendisi için.Tom poured three glasses of wine, two for his guests and one for himself.

İlgili Sayfalar