sara ile cümle

sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben çime uzanamam. Biz kraliyet sarayındayız.I cannot lie on the grass. We are at the royal palace!
Tom bir şişe şarap ısmarladı.Tom ordered a bottle of wine.
Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.Neither wine, nor opium, nor tobacco are necessary for people’s lives.
Şarap ve bira iyidir.The wine and beer are good.
Bira mı yoksa şarap mı içersin?Do you drink beer or wine?
Şarabım var.I have wine.
Evet, bu bir şarap.Yes, this is a wine.
Onun şarabı var.He has wine.
Bu senin şarabın mı?Is this your wine?
Bu benim şarabım.This is my wine.
Bu benim şarabım mı?Is this my wine?
Bu senin şarabın.This is your wine.
Bu kimin şarabı?Whose wine is this?
Şarap kırmızı mı?Is the wine red?
Bu şarap mı?Is this wine?
Şarabın var.You have wine.
Şarabınız var.You have wine.
Şarabımız var.We have wine.
Onların şarabı var.They have wine.
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.They ate and drank wine.
Sarah Bernhardt Fransız sahne oyuncusuydu.Sarah Bernhardt was a French stage actress.
Biraz şarap ister misin?Would you care for a little wine?
Biraz şarabın var mı?Do you have some wine?
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with red wine?
Şarap mahzenine gidin ve birkaç şişe şarap alın.Go to the wine cellar and get a couple of bottles of wine.
Tom Mary'ye bir bardak kırmızı şarap uzattı.Tom handed Mary a glass of red wine.
Tom Mary'ye bir şişe şarap verdi.Tom gave Mary a bottle of wine.
Tom bir bardak şarap içti.Tom drank a glass of wine.
Tom Mary'e biraz daha şarap doldurdu.Tom poured Mary some more wine.
Biraz şarap ister misiniz?Would you like some wine?
Ben Tom'la bir şarap açık artırmasında birkaç yıl önce buluştum.I met Tom at a wine auction a few years ago.
Şarabımız bitti.We're out of wine.
Ben şarap listesine bakmak istiyorum.I'd like to look at the wine list.
Şarap istiyor musun?Do you want wine?
Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.A large cask of wine had been dropped and broken, in the street.
Üç şişe şarap aldım.I bought three bottles of wine.
Yalnızca iki bardak şarabım vardı.I only had two glasses of wine.
Yalnızca iki bardak şarap içtim.I only had two glasses of wine.
Yalnız olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir şişe şarapla uğradım.I thought you might be lonely, so I came over with a bottle of wine.
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
Bu şarapla başlayalım.Let's start with this wine.
Şarabı açalım.Let's open the wine.
Hiç şarap istemiyorum.I don't want any wine.
Bir bardak kırmızı şarap istiyorum, lütfen.I'd like a glass of red wine, please.
Önce hangi şarap şişesini içmek istersin?Which bottle of wine do you want to drink first?
Tek yapmak istediğim burada oturmak ve bu bir şişe şarabı seninle içmek.All I want to do is sit here and drink this bottle of wine with you.
O şarap içmedi.He didn't drink wine.
Partideki herkes şarap içiyordu.Everyone at the party was drinking wine.
Şarap getir.Bring wine.
Bir bardak şarap alabilir miyim?Could I have a glass of wine?
Resmi akşam yemeği Beyaz Sarayda gerçekleşti.The official dinner took place at the White House.
Bu şarap Arjantin'den mi?Is this wine from Argentina?
Tom yarısı boş bir şişe şarapla yalnız başına oturdu.Tom sat alone with a half-empty bottle of wine.
Tom şarap içer.Tom drinks wine.
Tom şarapları biliyor.Tom knows wines.
Tom şarap yudumladı.Tom sipped wine.
Ben şarap getirdim.I brought wine.
Fransız şarabından hoşlanır mısın?Do you like French wine?
Oval ofis Beyaz Saray'da.The oval office is in the White House.

İlgili Sayfalar