Kumsusan Güneş Sarayı, komünist bir lidere ithaf edilen dünyadaki en büyük müzedir.Kumsusan est le plus grand mausolée du monde dédié à un dirigeant communiste.
Kraliyet Sarayı.Le Palais royal.
Uçak gemisine çevirilen Lexington ve Saratoga II. Dünya Savaşı sırasında önemli hizmetlerde bulndular.Le Lexington et le Saratoga participent à la Seconde Guerre mondiale.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Une Pique était probablement une enseigne de cette auberge.
Sarah konuşmak istememektedir.Sarah refuse.
Saray, farklı stillerden oluşan iç mekan mobilyalarıyla 116 odadan oluşuyor.Il comporte 116 pièces, avec des salons et des appartements de styles différents.
Sara Michael Foster ( 5 Şubat 1981, Los Angeles, Kaliforniya) Amerikalı oyuncu.Sara Foster Sara Michael Foster (née le 5 février 1981 à Los Angeles) est une actrice américaine.
Topkapı Sarayı'na gelene kadarki yaşamı hakkında kesin bir bilgi yoktur.On ne sait rien de sa carrière jusqu'au consulat.
Saray birçok önemli sanat eserine sahiptir.L'édifice abrite plusieurs objets d'art de grande valeur.
Sarah Jio'nun romanları aşağıda verilmiştir.Les romans d'André Héléna sont également à mentionner.
Saray bugün Berlin'in en büyük sarayı ve pek çok turistin uğrak yeridir.La place compte parmi les lieux les plus marquants de Berlin et est fréquentée par de nombreux touristes.
Sarayın parkında yürüyüş yapabilir.Promenade dans le parc.
Kralın, kral ailesinin, saraydakilerin potrelerini yapıyordu.Le roi et le chef de l’Église travaillaient main dans la main.
Kraliyet saray ve mezarları burada bulunurdu.On y trouvait aussi des tombes royales et des édifices palatiaux.
Çeşmelerin pek çoğu yok edildi ve saray kısmen patlatılarak yanmaya bırakıldı.Beaucoup de sépultures sont en ruine et le mur d'enceinte en grande partie détruit.
Sara, onun psikiyarik durumunu öğrenmek için psikiyatristini ziyarete gitti.Pilar a sacrifié sa carrière de psychiatre pour se consacrer à son foyer.
1876, Topkapı Sarayı - ö.1876 : sous-lieutenant.
Joel, on iki yaşındaki kızı Sarah ile birlikte Teksas'ta yaşayan bir babadır.Joel est un homme d’environ 30 ans vivant avec sa fille Sarah dans la ville d’Austin.
Piskapos'un Sarayı (1055).Pocket jeunesse ; 1055).
Kökeni, Pekin'deki Yasak Şehir'de 1925'te kurulan Saray Müzesi'ne dayanır.Une partie se retrouvant au musée du Palais dans la Cité interdite à Pékin.
Delevingne, Storm Manken Ajansı'nın kurucusu Sarah Doukas tarafından fark edildi.Poppy Delevingne a été découverte par la fondatrice de l'agence de mannequinat Storm, Sarah Doukas.
Bugün saray bir müzedir.Aujourd'hui, le palais est un musée.
Bu sebeple ismini Birleşik Krallık Parlamentosu'nun konuşlandığı Westminster Sarayı'ndan almıştır.Il tire son nom du palais de Westminster, le siège du Parlement britannique.
Ancak süvari birliği köyü sarar.Cependant, les forces de l'ordre assiègent le village.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Charles Ier fut emmené au château de Hurst (en) à la fin de l'année 1648 puis au château de Windsor.
Saray baskınında öldürüldü.Il a été assassiné dans les jardins du palais.
Sarah Jones 2001'de Winter Springs High School'dan mezun oldu.Elle sort diplômée de la Winter Springs High School en 2001.
Yine aynı dönemde Topkapı Sarayı'nın inşasına başlandı.Il dépendait à la base du palais même.
Saray inşa edildiğinde özellikle barok tarzında ve rokoko tarzında elementler kullanıldı.Son style est relié au baroque, et plus précisément au rococo.
Michael revirdeki randevusuna geldiği zaman, Sara kapının kilidinin değiştirilmesini ister.Avant que Kellerman puisse monter à l'intérieur, Sara ferme la portière à clé.
Daha sonra sarayın kendi basım evi olarak muhafaza edildi.Par la suite, le groupe est lâché par sa maison de disques.
Gene Sarazen (27 Şubat 1902 – 13 Mayıs 1999), Amerikalı golfçü.Gene Sarazen (1902–1999), golfeur américain.
Armida'nin sarayında Rinaldo Armirena'yi tam buyucu Armida onu oldurmek uzereyken buyucunun elinden kurtarir.Dans le palais, Rinaldo sauve Almirena des mains d'Armida qui s'apprêtait à la tuer.
"Chicago" bölümünde üçlü Sara ile Evansville, Indiana'da buluşur.Dans l'épisode suivant, Sara rejoint Michael et Lincoln à Evansville dans l'Indiana.
"G. Saray, maçı son 20 dakikada aldı".Reigns remporte le match en une vingtaine de minutes.
Eski Ahit boyunca bilgelik saray ile bağlantılıdır.Sous l'Ancien Régime, l'histoire de la commune est intimement liée à celle du château.
Tuileries Sarayı'na geri götürüldüler.Ils se réfugient au palais des Tuileries.
Lüksemburg Sarayı'nın (Palais du Luxembourg) yan tarafında yer almaktadır.Sur le fronton du Palais du Luxembourg.
Vahdettin'in padişah olmasından sonra sarayın Erkan'ı Harb şubesini yönetti.Grâce aux efforts de l’avant-garde, le Wu prend facilement le château de Wan.
50 milyonuncu şarkının adı Sarah McLachlan'ın "The Throws of Path" idi.Good Enough est une chanson de Sarah McLachlan.
Guberniyanın merkezi Saratov idi.Elles dépendent du gouvernement de Saratov.
Yapılan sarayların pek çok görevleri vardı.La forge avait de multiples fonctions.
Yeni "Yerel Hukumet Sarayi", Neo-Rönesans stilinde bina.Chapelle sud, enfeu néo-Renaissance.
Mechanicville, ABD'nin New York eyâletinde Saratoga County'de bir kent.Mechanicville est une ville du comté de Saratoga dans l'État de New York aux États-Unis.
Saray, İtalya cumhurbaşkanının üç resmî ikametgâhından biridir.C'est l'un des six palais présidentiels indonésiens.
Alan, ünlü Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı'nın bulunduğu yerdir.Sa zone géographique englobe le célèbre palais de Topkapı et le Parc Gülhane.
Sarasota ilçesi veya Sarasota County, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir ilçedir.Le comté de Sarasota (Sarasota County) est un comté situé dans l'État de Floride, aux États-Unis.
Sophia da unvanını korudu ve sarayın bir bölümünü kendisi için tutmaya devam etti.Sophie avait également conservé son rang et possédait une partie du palais pour ses besoins personnels.
1605 - Guy Fawkes İngiltere'de Westminster Sarayı'nı havaya uçurmaya kalkıştı.1720, Angleterre : Fitz tente de voler la pierre de Scone dans l'abbaye de Westminster.
Binası, Madrid'deki Parlamento Sarayı'dır (Plaza de las Cortes).Il siège au palais des Cortès, à Madrid.
Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Les époux sont représentés comme des donateurs vêtus d'habits princiers de style vieux-russe.
Sarar, üretimlerinde pamuk hammadde üzerine çalışmaktadır.Des filatures se maintiennent toutefois en travaillant du coton importé.
1949'da adliye sarayı için proje yarışması yeniden gündeme geldi.En 1949, le concours pour la poursuite des travaux est annoncé.
Sarayda padişah huzurunda ayin ve mukabele icrâ edilir.Au palais, il chardonne bien et de façon friande.
Saraybosna, birçok açıdan Türkiye'ye benzer.Xtend ressemble à Java à bien des égards.
Fakat, kardeşinin sarayında iyi bir şekilde muamele gördüğüne geniş ölçüde inanılır.Il reste assez effacé à la cour de son frère.
Günümüzde saray manastır okulu olarak hizmet vermektedir.À l'heure actuelle, le château sert d'école.
Çırağan Sarayı'nda on üç oda ve bir sofa Hereke kumaş ve halılarıyla döşendi.Au premier étage il y a treize chambres à coucher cloisonnées de pans de bois et torchis.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Le cinéaste Guy Gilles sera blessé.
Böylece saray dışına çıkmış oldu.Elle put alors s'échapper du château.