Ana içeriğe geç
Sözlük

sara ile cümle

sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Topkapı Sarayı Gülhane Parkı Turizm.net - İstanbul'un kısa tarihi Köroğlu, Gülgün.Palais de Topkapı Parc Gülhane Turizm.net - Brief history of Istanbul Köroğlu, Gülgün.
Sara, profesyonel tenis oyuncusu Tommy Haas ile evlidir.Sara Foster est mariée avec le joueur de tennis Tommy Haas.
904 yılında Sarazenler ve sonrasında 1185 yılında Normanlar tarafından yağmalandı.Elle est prise par les Sarrasins en 904 puis par les Normands en 1185.
İbrahim Ağa'nın sarayla ilişkisini ise karısı Hubayar Kadın yürütmekteydi.Abraham épouse sa demi-sœur « Saraï » - qui deviendra Sarah -, qui est stérile.
İstanbul'daki Bizans İmparatorluk Sarayları .İstanbul'daki Bizans İmparatorluk Sarayları.
Maglaj ve Tuzla'daki geri çekilmelere rağmen, Saraybosna Ekim 1878'de işgal edildi.Malgré les difficultés face à Maglaj et Tuzla, la région de Sarajevo est occupée en octobre 1878.
Giulietta : Venedik'te bir Sarayda.Un palais à Venise.
Efendiler ve atalar, 7 Kasım 680'de imparatorluk sarayında toplandılar.Les légats et les patriarches se rassemblèrent au palais impérial le 7 novembre 680.
Arisugawa bahçeleri ise 1875 yılında İmparatorluk Sarayı Ajansı tarafından satın alındı.Les jardins Arisugawa ont été achetés par l'agence impériale en 1875.
Sarah Jessica Parker ile yakın arkadaştır.C'est un grand ami de Sarah Jessica Parker.
1064 yılında Yi Yuanji imparatorluk sarayında panoları resimlemek için davet edildi.En 1064, Yi Yuanji est invité à peintre des écrans dans le palais impérial.
1484'te Elizabeth ve ailesi Westminster Abbey'deki sığınaklarından ayrıldı ve saraya geri döndü.En 1484, Élisabeth et sa famille quittent enfin l'abbaye de Westminster et retournent à la cour de Richard.
Sara Tancredi Dr. Sara Tancredi hastahanede kendine bir morfin iğnesi yapar.Sara Tancredi Le docteur Sara Tancredi travaille à l'époque à l'hôpital.
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.En raison de cette formation, le point de Sarayburnu était plus visible qu'il ne l'est aujourd'hui.
Bunun yanında saraydan başka kimselerden de yardım almıştır.Il fit venir auprès de lui les autres divinités afin qu'elles lui viennent en aide.
Bir gün, Sarah şarkı söylerken yerel bir tavernanın sahipleri onun sesini duydular.Un jour, Sarah est entendue chanter par des propriétaires turcs d'une taverne locale.
Venedik Cumhuriyeti'nin 1797 yılında çöküşünü takiben, saray birkaç defa sahip değiştirdi.À la chute de la république de Venise en 1797, le palais a plusieurs fois changé de propriétaires.
İnsanları gizlice öldürtüp, sonra da sarayına davet ederdi.Ses habitants sont appelés les Nachamptais et les Nachamptaises.
Sara Pinto Coelho (1913–1990), kurgu yazarı ve oyun yazarı.Sara Pinto Coelho (1913-1990), auteur de fiction et dramaturge.
Theodote'a kör bırakılmış kocasıyla özel bir sarayda köşeye çekilmesine izin verildi.Théodote est autorisée à se retirer dans un palais privé avec son mari.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 4 Kasım 1950 tarihinde bu sarayda imzalanmıştır.La Convention européenne des droits de l'homme y est signée le 4 novembre 1950.
Sarah'a aşıktır.Il est amoureux de Sarah.
Schwarzenberg Sarayı.Palais Schwarzenberg.
İspanyol mimar Rafael Moneo tarafından tasarlanan Kursaal Sarayı 1999 yılında kullanıma açıldı.Le bâtiment, conçu par l'architecte espagnol Rafael Moneo, est inauguré en 1998.
Ama gerçekte onlar Sara'nın yanına gitmekteydiler.Sur place, ils ont été rejoints par Sarah.
Veronica Donavan'ı öldürür ve Sara Tancredi'yi öldürmeye çalışır.Il tue de sang froid Veronica Donovan et tente de mettre en scène le suicide de Sara Tancredi.
Cennet, 1588, Venedik, Dükalık Sarayı.Le Paradis, 1588, Venise, palais des Doges.
Babası imparatorluk sarayında zengin bir bürokrattı.Son père est un riche dignitaire du palais impérial.
Bu zamanda Amerikan portre ressamı John Singer Sargent de sarayda bir atölyeye sahipti.À cette époque, le portraitiste John Singer Sargent a également occupé un studio dans le palais.
Bu olaydan sonra medya baskısı yüzünden ülkeden ayrılıp Londra'da "Jack and Sarah" filminde oynadı.Sous la pression de la presse, elle parti à Londres tourner le film Jack and Sarah.
19 Kasım'da Ruslar Saray ve Van'a doğru büyük bir operasyon başlattı.Le 19 novembre, les Russes commencent de plus grandes opérations vers Saray et Van.
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.Sarah ne réalise son rêve que lors de son retour à Thessalonique.
Orada da İbrahim'in karısının adı Sara idi ve ikisi de kardeştiler.Ibrâhîm tomba malade ce qui l'empêcha de rejoindre son frère à La Mecque.
Efesli İoannes, üç Augusta'nın Büyük Saray'da yaşadıklarını belirtir.Jean d'Éphèse mentionne ainsi que les trois Augustas vivaient dans le Grand Palais.
İki temel konuttan oluşuyor: Kraliyet Sarayı ile Beli dvor (Beyaz Saray).Il se compose de deux palais, le Palais royal (Kraljevski dvor) et le Palais Blanc (Beli dvor).
Élysée Sarayı.Le Palais de l'Élysée.
Ocak 1921’de köylü ayaklanmaları Samara, Saratov, Tsaritsyn, Astrahan’a kadar yayılır.En janvier 1921, la révolte se répandit aux régions de Samara, Saratov, Tsaritsyne, Astrakhan et de Sibérie.
Sarah Mkhonza (1957– ), romancı, kısa öykü yazarı ve gazeteci.Sarah Mkhonza (1957-), romancière, écrivain et journaliste histoire.
Bu da Élysée sarayında oturanlar için bir uyarıdır.Il arrivait que les séances soient organisées au palais de l'Élysée.
Catherine 12 Temmuz 1543 tarihinde VIII. Henry ile Hampton Court Sarayında evlendi.Catherine épousa Henri VIII le 12 juillet 1543 au château de Hampton Court.
Efesli İoannes'e göre, Tiberius her akşam onların yanına gidip, her sabah Büyük Saray'a dönüyordu.Selon Jean d'Éphèse, Tibère allait leur rendre visite chaque soir puis revenait au Grand Palais le matin venu.
Opera binası, 2013 yılında Kazak operası Birzhan ve Sara ile temsili açılışını yaptı.L'opéra a ouvert ses portes en 2013, avec la représentation inaugurale de l'opéra en kazakh Birjan et Sara.
Sarah Bernhardt (1844-1923): Fransız tiyatro oyuncusu.Sarah Bernhardt (1844-1923), comédienne de théâtre française.
Buckingham Sarayı - 1837'dan beri hükümdarların resmi ikametgâhı.Le palais de Buckingham est la résidence officielle des monarques du Royaume-Uni depuis 1837.
Doktor ve Sarah 1970'lerin Londra'sına gider.Le Docteur et Rose arrivent à Londres en 1953.
11 Eylül 2007'de 70. doğum yıldönümü dolayısıyla Kremlin Sarayı'nda adına kutlama düzenlendi.Le 11 septembre 2011, il fête son anniversaire des 70 ans sur scène du Palais d'État du Kremlin.
Bu yüzden sarayda fazla kalamadı.Elle passe ainsi un long temps dans le palais.
1. Sahne : Saray bahçesi.1.1 : Palais de Justice.
Sara, İllinois Valisi Frank Tancredi'nin (John Heard) kızıdır.Sara est la fille unique du gouverneur de l'Illinois, Frank Tancredi.
Günümüzde Belediye Sarayı görevi yapmakta.Il accueille de nos jours les services de la mairie.
1979 - II. İoannes Paulus, Beyaz Saray'ı ziyaret eden ilk Papa oldu.1979 : Jean-Paul II est le premier pape à être reçu à la Maison-Blanche.
Sara'nın olanlardan haberi yoktur.Sara ne comprend absolument pas de quoi il parle.
Şu anda Saratoga Springs, New York'ta yaşayan Millhauser, Skidmore Koleji'nde ders vermektedir.Steven Millhauser vit aujourd'hui à Saratoga Springs et enseigne au Skidmore College.
Ay Sarayı (İngilizce: Moon Palace), Paul Auster’ın 1989 yılında yayımlanan romanı.Moon Palace (titre original : Moon Palace) est un roman de Paul Auster, paru en 1989.
Michael Sara'yı dudağından öper fakat Sara'dan anahtarları alamaz.Sara montre à Michael sa clé mais il ne reconnaît pas l'inscription.
Sarah Helen Whitman'ın eserlerinin bir derlemesi olan Hours of Life, and Other Poems 1853'te basıldı.Ses Hours of Life, and Other Poems paraissent en 1853.
Sara onu temizler ve psikiyatri koğuşuna götürür.Il est nettoyé par Sara et envoyé dans l'unité psychiatrique.
1894 - Japon güçleri Seul Kraliyet Sarayı'nı işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.1894 : les troupes japonaises investissent le palais royal de Séoul et renversent le roi de Corée.
Mihail ve Prokopia sarayda Stavrakios'u tehdit edecek yeterli desteği topladılar.Cependant, Michel et Procopia obtiennent un appui suffisant à la cour susceptible menacer Staurakios lui-même.
Michael Scofield ve Sara Tancredi hapishane duvarları dışında ilk kez bir araya gelmiştir.Michael Scofield et Sara Tancredi s'embrassent pour la première fois dans cet épisode.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sara ile cümle - Sayfa 41 - sara kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App