sara ile cümle
sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sarayda beni kurutmaya çalışan çok insan var.There's a bunch of people in the palace hoping I'd keep getting thinner.
Biz saraydan geldik.We received your calls at the palace, so we came.
Zaten sarayın dışındayız.It's not easy for me to get out of the palace,
Örneğin, Beyaz Saray'daki bir akşam yemeği davetine katılabilse ne olurdu?Like, for example, what if it could go to a dinner party at the White House?
Basın bunu duysaydı, işler ne kadar sarpa sarardı!What if it got out on the internet?
Şarap yapmayı seviyor olmalısın.You must like making liquor.
Onlar tıbbi şaraplar mı?Are those also medicinal liquors that are good for you?
Elbette, tıbbi şaraplar.It is medicinal liquor.
Bu bir tıbbi şarap, sağlık için iyi.She said it's medicinal liquor that's good for you.
Şarap içmek istiyorsan, oda servisini ara.If you want to drink, call room service.
Beyaz Saray'a gittim Clinton'la el sıkıştım.I went to the White House, I shook hands with Clinton.
"Yürüyüş Miraflores Sarayına doğru gidecek."The march will go towards Miraflores Palace.
O genç adam, saraydaki askeri polis, bayrağı geri çekmeye başladı.The young men, the military police who were inside the palace, started to hoist the flag.
Yani, bir sonraki akşam yemeğinizde güzel bir şarap açınca, bu dediklerimi bir düşünün.So, for your next dinner over a great bottle of wine, here's a few factoids for you.
Daha iyi bir şarap üretebiliriz.We can build a better vine.
Bu, Jose Saramago'nun "Seeing" isimli güzel bir romanının giriş kısmı.This is the opening of a beautiful novel by Jose Saramago called "Seeing."
Şarap içip sarhoş oldu, çadırının içinde çırılçıplak uzandı.He drank of the wine and got drunk. He was uncovered within his tent.
Saray kısırdı, çocuğu olmuyordu.Sarai was barren. She had no child.
RAB Avramın karısı Saray yüzünden firavunla ev halkının başına korkunç felaketler getirdi.Yahweh plagued Pharaoh and his house with great plagues because of Sarai, Abram's wife.
Yüce Tanrının kâhini olan Şalem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi.Melchizedek king of Salem brought out bread and wine: and he was priest of God Most High.
Ancak antlaşmamı gelecek yıl bu zaman Saranın doğuracağı oğlun İshakla sürdüreceğim.››But my covenant I establish with Isaac, whom Sarah will bear to you at this set time next year."
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.They asked him, "Where is Sarah, your wife?" He said, "See, in the tent."
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Now Abraham and Sarah were old, well advanced in age. Sarah had passed the age of childbearing.
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Then Sarah denied, saying, "I didn't laugh," for she was afraid. He said, "No, but you did laugh."
Avimelek henüz Saraya dokunmamıştı. ‹‹Ya RAB›› dedi, ‹‹Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?Now Abimelech had not come near her. He said, "Lord, will you kill even a righteous nation?
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Yahweh visited Sarah as he had said, and Yahweh did to Sarah as he had spoken.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham called his son who was born to him, whom Sarah bore to him, Isaac.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Sarah said, "God has made me laugh. Everyone who hears will laugh with me."
Ne var ki Sara, Mısırlı Hacerin İbrahimden olma oğlu İsmailin alay ettiğini görünce,Sarah saw the son of Hagar the Egyptian, whom she had borne to Abraham, mocking.
Sara yüz yirmi yedi yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Sarah lived one hundred twenty-seven years. This was the length of Sarah's life.
Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.God give you of the dew of the sky, of the fatness of the earth, and plenty of grain and new wine.
Gözleri şaraptan kızıl, Dişleri sütten beyaz olacak.His eyes will be red with wine, his teeth white with milk.
Olanlara aldırmadan sarayına döndü.Pharaoh turned and went into his house, and he didn't even take this to heart.
Uluslar duyup titreyecekler, Filist halkını dehşet saracak.The peoples have heard. They tremble. Pangs have taken hold on the inhabitants of Philistia.
Şarapları yılan zehiri, Kobraların öldürücü zehiridir.Their wine is the poison of serpents, The cruel venom of asps.
‹‹Bundan böyle şarap ya da içki içmemeye dikkat et, murdar bir şey yeme.Now therefore please beware and drink no wine nor strong drink, and don't eat any unclean thing:
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Eli said to her, "How long will you be drunken? Put away your wine from you."
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Now Joab fought against Rabbah of the children of Ammon, and took the royal city.
Hararlı Şamma, Hararlı Şarar oğlu Ahiam,Shammah the Hararite, Ahiam the son of Sharar the Ararite,
Süleyman kendine, yapımı on üç yıl süren bir saray yaptırdı.Solomon was building his own house thirteen years, and he finished all his house.
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Ahab called Obadiah, who was over the household. (Now Obadiah feared Yahweh greatly:
Keyfi kaçan İsrail Kralı öfkeyle Samiriye'deki sarayına döndü.The king of Israel went to his house sullen and angry, and came to Samaria.
Kapı nöbetçileri haberi duyurdu. Haber kralın sarayına ulaştırıldı.He called the porters; and they told it to the king's household within.
Kral Amonun görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.The servants of Amon conspired against him, and put the king to death in his own house.
Süleyman RAB adına bir tapınak, kendisi için de bir saray yaptırmaya karar verdi.Now Solomon purposed to build a house for the name of Yahweh, and a house for his kingdom.
Yahuda Kralı Yehoşafat ise Yeruşalimdeki sarayına güvenlik içinde döndü.Jehoshaphat the king of Judah returned to his house in peace to Jerusalem.
Görevlileri düzen kurup onu sarayında öldürdüler.His servants conspired against him, and put him to death in his own house.
Maknadvay, Şaşay, Şaray,Machnadebai, Shashai, Sharai,
Hatak saray kapısının açıldığı kent meydanına, Mordekayın yanına gitti.So Hathach went out to Mordecai, to city square which was before the king's gate.
Çünkü O hem yaralar hem sarar, O incitir, ama elleri sağaltır.For he wounds, and binds up. He injures, and his hands make whole.
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.Terrors shall make him afraid on every side, and shall chase him at his heels.
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.They make oil within the walls of these men. They tread wine presses, and suffer thirst.
Bulutların içine suları sarar, Bulutlar yırtılmaz onların ağırlığı altında.He binds up the waters in his thick clouds, and the cloud is not burst under them.
İçim açılmamış şarap gibi, Yeni şarap tulumları gibi patlamak üzere.Behold, my breast is as wine which has no vent; like new wineskins it is ready to burst.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.For you will bless the righteous. Yahweh, you will surround him with favor as with a shield.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.May all my enemies be ashamed and dismayed. They shall turn back, they shall be disgraced suddenly.
Kötülerin saldırısından, Çevremi saran ölümcül düşmanlarımdan.from the wicked who oppress me, my deadly enemies, who surround me.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.With gladness and rejoicing they shall be led. They shall enter into the king's palace.
Halkına sıkıntı çektirdin, Sersemletici bir şarap içirdin bize.You have shown your people hard things. You have made us drink the wine that makes us stagger.
O zaman Rab uykudan uyanır gibi, Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu.Then the Lord awakened as one out of sleep, like a mighty man who shouts by reason of wine.