sara ile cümle
sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şarapsız bir yemek güneşsiz bir gün gibidir.A meal without wine is like a day without sunshine.
Bir bardak daha şarap ister misiniz?Would you like another glass of wine?
Bunu ayrı olarak sarar mısınız, lütfen?Could you wrap this separately, please?
Annem haberi duyunca sarardı.My mother grew pale on hearing the news.
Yapraklar kızarmaya ve sararmaya başladı.The leaves began to turn red and yellow.
Birçok ülkeden politikacılar Beyaz Saray'a hac yaptılar.Politicians from many countries made pilgrimages to the White House.
Saray sıkı şekilde korunuyordu.The palace was heavily guarded.
Neden bugüne kadar böyle mükemmel bir şarabı sakladın?Why have you kept such an excellent wine back till now?
Sen bizimle Beyaz Saray'a kadar gelecek yeni köpek yavrusu kazandın.And you have earned the new puppy that's coming with us … to the White House.
Sarah ve Marsha - Siz ikinizi hayal edebileceğinizden daha çok seviyorum.Sarah and Marsha - I love you both more than you can imagine.
Beyaz şarabı kırmızı şaraptan daha çok seviyorum.I like white wine better than red wine.
Hakikat şaraptadır.Truth is in wine.
Beyaz şarap sever misin?Do you like white wine?
Partiye gidersem, birkaç şişe şarap alacağım.If I go to the party, I'll take some bottles of wine.
Bu kral ve kraliçenin yaşadığı saraydır.This is the palace the king and queen live in.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeans like to drink wine.
Avrupalılar şarap içmeyi severler.Europeans like to drink wine.
Bir şişe şarap daha, lütfen.One more bottle of wine, please.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Şarap şişeye konulan şiirdir.Wine is poetry put into a bottle.
Huş ağacı yaprakları zaten sarardı.The birch leaves have already turned yellow.
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeans love to drink wine.
Böyle pahalı bir şarap olduğu için, gerçekten bundan daha iyi tadı olmalı.For being such an expensive wine, it really should taste better than this.
Ben kendi sigaramı sararım.I roll my own cigarettes.
Sen beyaz şarabı mı kırmızı şarabı mı tercih edersin?Do you prefer white wine or red wine?
İyi bir şarap menüleri olsa bile, burada akşam yemeği yemek istemeyeceğim.Even if they have a good wine menu, I will not want to dine here.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.A few glasses of wine can loosen the tongue.
Tom kırmızı şarabı döktüğünü kabul etti.Tom admitted to spilling the red wine.
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.The wine left a permanent stain on the carpet.
Lütfen bana biraz şarap doldurur musun?Can you please pour me some more wine?
Güzel Sanatlar Sarayı nerede?Where is the Palace of Fine Arts?
Bu paketi benim için düzgün bir şekilde sarar mısın?Will you wrap this package neatly for me?
İtalyanlar hep şarap içerler.The Italians always drink wine.
Aristokratlar imparatorluk sarayının doğusunda ve batısında yaşadı.Aristocrats lived to the east and west of the imperial palace.
Ağacın üzerindeki tüm yapraklar sarardı.All the leaves on the tree have turned yellow.
Kırmızı şarabı beyaz şaraba tercih ederim.I prefer red wine to white wine.
Derhal Beyaz Sarayı aradı.He immediately called the White House.
On iki yıl Sarayda hizmet etti.He served in the House for twelve years.
Doktorlar Beyaz Saray'a çağırıldılar.Doctors were called to the White House.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
Bir haberci mektubu Beyaz Saray'a götürdü.A messenger took the letter to the White House.
Truman, Beyaz Saray'a dakikalar içinde ulaştı.Truman arrived at the White House within minutes.
Rosa'nın bir kadeh şarap içtiği doğrudur.It is true that Rosa had a glass of wine.
Benim adım Maria Sara.My name is Maria Sara.
Benim ismim Maria Sara.My name is Maria Sara.
Bir bardak şarap alabilir miyim, lütfen?May I have a glass of wine, please?
Senin gözde ucuz şarabın nedir?What's your favorite cheap wine?
Senin şarap içerken yemek için gözde peynirin nedir?What's your favorite cheese to eat when drinking wine?
Favori yerli şarabın nedir?What's your favorite domestic wine?
Kırmızı şarap eşliğinde yemek için en sevdiğin yemek nedir?What's your favorite food to eat with red wine?
Favori Fransız şarabın nedir?What's your favorite French wine?
Favori şarabın hangisidir?What's your favorite wine?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Bir gün Beyaz Saray'ı ziyaret etmek ister misiniz?Would you like to visit the White House someday?
Annenle mi veya babanla mı şarap içmeyi tercih edersin?Would you rather drink wine with your mother or your father?
O şişede hiç şarap yok.There is no wine in that bottle.
Tom dün gece kendi başına üç şişe şarap içti.Tom drank three bottles of wine by himself last night.
Tom ne birayı ne de şarabı sever.Tom doesn't like either beer or wine.