sara ile cümle
sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hayat ucuz şarap içemeyecek kadar çok kısa.Life's too short to drink cheap wine.
Saray prenses için yaldızlı bir kafes oldu.The palace was a gilded cage for the princess.
Bir bardak şarap istiyorum.I'd like a glass of wine.
Sana bir kadeh şarap getirmemi ister misin?Would you like me to get you a glass of wine?
Size bir kadeh şarap getirmemi ister misiniz?Would you like me to get you a glass of wine?
Biraz şaraba ne dersin?How about a little wine?
Birkaç şişe şarap getirdim.I brought a couple of bottles of wine.
Dur sana biraz şarap getireyim.Let me get you some wine.
Biraz şarap getirdim.I brought some wine.
Şarap çarpmasın.Go easy on the wine.
Tom muhtemelen şarap sevdiğimi sandı.Tom probably thought I liked wine.
Şarabı burada bizimle bırak.Leave the wine here with us.
Lavaboda bazı kırık şarap şişeleri var.There are some broken wine bottles in the sink.
Tom, Mary'nin beyaz elbisesinin her yerine kırmızı şarap döktü.Tom spilled red wine all over Mary's white dress.
Tom bir şişe şarabını tıpasını çıkardı.Tom uncorked a bottle of wine.
Tom kendisi için bir bardak şarap doldurdu.Tom poured a glass of wine for himself.
Tom zaferi şarapla kutluyor.Tom was celebrating the victory with wine.
Şarap kırmızıydı.The wine was red.
Şarap sever misin?Do you like wine?
Bir kadeh şaraba ne dersin?How about a glass of wine?
Tom gerçekten bir bardak şarap içti mi?Did Tom really drink a glass of wine?
Tom Mary'ye bir bardak şarap doldurdu.Tom poured Mary a glass of wine.
Bu iyi bir şişe şarap.This is a good bottle of wine.
En pahalı şarabın nedir?What's your most expensive wine?
Hâlâ kalan yarım şişe şarabımız var.We still have half a bottle of wine left.
Bir şişe şarabın yeterli olacağından emin misin?Are you sure one bottle of wine is going to be enough?
Ne tür şarap getirmeliyim?What kind of wine should I bring?
Tom bir şarap garsonudur.Tom is a sommelier.
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
Şarap sindirime yardımcı olur.Wine helps with digestion.
Bu şarabı gerçekten çok seviyorum.I really like this wine a lot.
Çadırın yanında yerde duran bir sürü boş şarap şişeleri vardı.There were a lot of empty beer bottles lying on the ground near the tent.
Akşam yemeğinden sonra bir bardak kırmızı şarap içtim.I drank a glass of red wine after dinner.
Ben şarap içtim.I have drunk the wine.
Bir şişe daha şarap satın almalıydık.We should have bought another bottle of wine.
Bir şişe daha şarap almalıydık.We should've bought another bottle of wine.
Keşke bir şişe daha şarap alsaydık.I wish we'd bought another bottle of wine.
Üç şişe şarap almalıydık.We should've bought three bottles of wine.
Bir şişe daha şarap getirmeliyiz.We should bring another bottle of wine.
Şarap, üzüm suyundan yapılır.Wine is made from grape juice.
Yeni saray soytarısıyla tanıştın mı?Have you met the new court jester?
Şarap, bardakta.The wine is in the glass.
Onlar şarabı şişeledi.They bottled the wine.
Piyanonun tuşları yaşı nedeniyle sararmış.The keys of the piano are yellow due to age.
Tom bir saraç.Tom is a saddler.
O kırmızı şarap içer.He drinks red wine.
O kırmızı şarap içiyor.He's drinking red wine.
Fransızlar şarap içerler.The French drink wine.
Geçmişte şarabı sevmezdim ama şimdi ona bağımlıyım.I did not like wine in the past, but now I am addicted to it.
Beyaz sarayı görüyor musun?Do you see the white house?
Çocuklar şarap içemez.Children can't drink wine.
Çocuklar şarap içmemeli.Children shouldn't drink wine.
Sanırım çocukların şarap içmesine izin vermek iyi bir fikir değil.I think it's not a good idea to let children drink wine.
Bunu benim için sarar mısınız?Could you wrap this for me?
İlk kez şarap içtiğinde kaç yaşındaydın?How old were you the first time you drank wine?
Tom sadece şarap içer.Tom only drinks wine.
Kırmızı şarabı seviyorum.I like red wine.
Tom Mary'ye hangi şarabı daha çok sevdiğini sordu.Tom asked Mary which wine she liked better.
Şarabın ve arkadaşın eskisi makbuldür.Old friends and old wine are best.
Şarap ve dostluk yıllandıkça değer kazanır.Old friends and old wine are best.