sarılma ile cümle
sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ona sarılmak ister.抱きしめてあげる。
Kundak, kundak bağı denilen bir bağla ayrıca sarılmaktadır.やがて友人が縛られていた鎖の音にも気がつく。
"Harcadığımız emeklerin boşa gitmemesi için birbirimize sarılmalıyız" demektedir.成る業を成らぬと捨つる人のはかなさ」を変えて言ったものとされる。
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.然鏓罷,帝召翁萬達,甫至以憂去,丁汝夔代之。
Ona sarılmak ister.그래도 그녀는 그에게 호감을 품음.
General Çuykov bunu, Almanlara "sarılmak" olarak ifade etmiştir.צ'ויקוב קרא לטקטיקה זו "חיבוק" של הגרמנים.
Ona sarılmak ister.ואוהב להתחבק.
Ona sarılmak ister.Тя го отблъсква.
Ona sarılmak ister.On je zagrli.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Uvijek je iščekivao osobu koja će mu baciti rukavicu u lice.
Ona sarılmak ister.Priblížila sa k nemu a chcela ho objať.
Anı zamanda, Meryem oğlununa sıkısıkı sarılmamakta veya ona bile bakmamaktadır.Medtem Marija ne drži svojega sina, niti pogleda nanj, ampak gleda navzdol in stran.
Dikenli tel, iki ayrı düz telin birbirine burularak sarılması suretiyle kuvvetlendirilir.Galva didelė, abi šnervės atsiveria viršugalvyje atskirai.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.제 강아지를 10분정도 안아준다던가, 침대에서 일어나 골목 한 바퀴 돈다던가 하는 것과 비슷한거죠.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Cosas como acariciar a mi perro 10 minutos o levantarme y caminar una vez alrededor de la manzana.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Dingen zoals mijn hond 10 minuten lang knuffelen, of uit bed komen en één blokje om gaan.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Na przykład przytulać się do mojego psa przez 10 minut albo przespacerować się choć raz dookoła bloku.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Saker som att kela med min hund i 10 minuter eller få mig ur sängen och gå runt kvarteret endast en gång.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Ting som at kramme min hund i 10 minutter, eller stå ud af sengen og gå rundt om karreen bare én gang.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Veci ako maznanie sa so psom po 10 minút, alebo vstať z postele a spraviť si prechádzku okolo štvrte.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Неща, като да галя кучето си 10 минути или да стана от леглото и да се разходя около блока поне веднъж.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.דברים כמו לחבק וללטף את הכלב שלי במשך 10 דקות, או לצאת מהמיטה וללכת מסביב לבלוק רק פעם אחת.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.أشياء مثل احتضان كلبي لمدة 10 دقائق أو النهوض من السرير والمشي حول الحي لمرة واحدة
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.ベッドから出て近所を 一回りするとか ゲームは単純です
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Neanche io dico che i serpenti sono da coccolare.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.No digo que a las serpientes se las pueda abrazar precisamente.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Tôi không nói rằng mấy con rắn dễ thương.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Δεν λέω ότι τα φίδια είναι ακριβώς για αγκαλιές.
Anladınız mı? Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi. Gidiyorum.Mengerti? biarkan aku memelukmu, adikku , Jandi aku pergi dulu.
Bana sarılmak hoşuna giderse?És mi van, ha tetszeni fog?
Bana sarılmak hoşuna giderse?Et si vous aimez ça ?
Bana sarılmak hoşuna giderse?lalu bagaimana jika kau memelukku dan kau menyukainya?
Bana sarılmak hoşuna giderse? O zaman ne yapacaksın?E se ti piacesse... allora che faresti?
Bana sarılmak hoşuna giderse? O zaman ne yapacaksın?Nếu ôm xong mà thấy thích tới lúc đó anh định làm gì?
Bana sarılmak hoşuna giderse?إذاً ماذا سيحصل لو عانقتني و أعجبك الأمر؟
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Ich sage nicht, dass Schlangen zum Kuscheln sind.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Je ne dis pas non plus qu'on peut embrasser les serpents.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.제가 짐작하기에 여러분이 말할 수 있는것은, 제가 뱀을 확실히 껴안을 수 있다고는 말하지 않는다는 겁니다.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nem mondom azt, hogy a kígyók ölelgetni valóak.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nie mówię, że węże są urocze.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nu zic că acești șerpi sunt buni de îmbrățișat.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Slangen zijn niet erg knuffelbaar.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Не казвам, че змиите са точно за гушкане.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Я не пытаюсь доказать, что змей можно обнимать.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.אני משער. אני לא אומר שנחשים הם חביקים.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.انا لا أقول انها حيوانات ودودة وقابله للعناق
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.テディベアではありませんからね
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Aku tidak punya ibu.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Eu não tenho uma mãe.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Ich habe keine Mutter.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Ik heb geen moeder.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Jeg har ikke en mor.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Je mi špatně z tohoto.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Je n'ai pas une maman.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.난 엄마가 없습니다. 저는 그냥 아빠가 너무 바빠서 사람을 죽이는것은 그의 아들 또는 포옹하지
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Minulla ei ole äiti.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nemám mamu.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nie mam mama.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nimam mama.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nincs egy anyuka.
İlgili Sayfalar