sarılma ile cümle

sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yani meseleleri tartışarak çözme düşüncesi, silahlara sarılma isteğini yenecek diye düşünüyorum.So I think discussions will overcome the desire to take to the gun, so to speak.
Bu kablo birleşik boruların etrafına sarılmalı ve her bir bağlantıya bağlanmalıdır.This cable had to be wrapped around jointed tubing and connected at each joint.
Tek istediğim bir aileye sahip olmak ve çocuklara [kızı Nicki] sarılmaktı.All I wanted was to have a family and cling to the children [daughter Nicki].
Meşru orduyu atlayıp, silaha sarılmak aşırıcı bir önlemdir.Bypassing the legitimate military and taking up arms is an extreme measure.
Ona sarılmak ister.Glücklich umarmt sie ihn.
Bu yumakların sarılmasından sorumlu yardımcıları vardır.Ausgenommen hiervon sind die Hilfsverben.
Veronika'ya sarılmayı seviyorum.J’aime serrer Veronika dans mes bras.
Tom Mary'ye sarılmak istiyor.Tom veut serrer Marie dans ses bras.
Ona sarılmak ister.Er umarmt sie.
Anı zamanda, Meryem oğlununa sıkısıkı sarılmamakta veya ona bile bakmamaktadır.Pendant ce temps, Marie ne tient pas son fils et ne le regarde même pas.
DNA sarılması hücrelerde DNA paketlenmesi için önemlidir.Le surenroulement de l'ADN est important pour son conditionnement au sein des cellules.
Marge, Maggie'nin kendisine sıkıca sarılmasını ve bağımlı olmasını sağlayan bir annelik göstermektedir.Marge dorlote énormément Maggie, ce qui rend celle-ci très collante et dépendante de Marge.
Bana sarılmak istemez misin?¿No querés darme un abrazo?
Tom, Mary'ye sarılmaya çalıştı.Tom intentó abrazar a Mary.
Sadece sana sarılmak istiyorum.Solo quiero abrazarte.
Kimse Tom'a sarılmadı.Nadie abrazó a Tom.
Ona sarılmak ister.Querrás abrazarla.
Yükün kaldırılması, makaralar üzerinden dolanan tel halatın bir tambura sarılmasıyla sağlanır.Supongamos que la carga se mueve a través de un alambre.
Ona sarılmak ister.Infine lo abbraccia.
Kısmi kalınlıkta yanıkların sabun ve su ile temizlenmesi, devamında da sarılması gerekebilir.Per questo motivo bisogna lavare il cane con acqua e sapone solo se necessario.
Sarılmaya ve öpüşmeye başladık.Мы начали обниматься и целоваться.
Ona sarılmak ister.Он цепляется за неё.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.Во время пляски танцовщица может держать в руках платок.
Helisin silindir üzerine sarılma yönüne göre, sağ ve sol vidalar oluşur.В зависимости от направления вращения гребные винты бывают правого и левого вращения.
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.والضرب: تمكين الوضع وتقدم في قوله تعالى: { إن الله لا يستحيِ أن يضرب مثلاً } في سورة البقرة (26).
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.نقضي حوالي ثلث حياتنا نائمين؛ حيث إن معظم الأوقات نقضيها ونحن نشعر بالنعاس، ثم ننام في غرفة النوم.
Ona sarılmak ister.Eles gostam de ser abraçados.
Ona sarılmak ister.Hij zoent haar.
Sarılmaya ihtiyacım var" anlamına gelen "Oh!Men moet hem omhoog 'binden'.
Bu yumakların sarılmasından sorumlu yardımcıları vardır.Dit komt doordat de formanten meegepitched worden.
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.O nie się nie potkniesz, kiedy się nie potkniesz o prawdę.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Skręca kark człowiekowi, który go przyłapał.
Ona sarılmak ister.Hon hjälper henne fästa den.
Ben sana sarılmayı özledim.Jag saknar att krama dig.
Ona sarılmak ister.При знайомстві обіймається.
Bana sarılmak istemez misin?Хіба ти не хочеш мене обійняти?
Sabun ve suyla yıkama, ölü dokunun çıkarılması ve yaranın sarılması, yara tedavisinde önemli noktalardır.Očištění mýdlem a vodou, odstranění mrtvé tkáně a použití obvazů jsou důležitými aspekty péče o ránu.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.V druhém případě je nutné, aby soupeři nasadil na žíněnce zámek rukama nebo nohama.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV se nešíří příležitostnými dotyky jako je objímání, líbání či půjčování příborů či kuchyňských potřeb.
Ona sarılmak ister.Snaží se ho omráčit.
Kısmi kalınlıkta yanıkların sabun ve su ile temizlenmesi, devamında da sarılması gerekebilir.Popáleniny postihující část kožní vrstvy mohou vyžadovat vyčištění mýdlem a vodou a následné obvázání.
Aslında, o silaha sarılmaya kimin Elysium alanlarında sonsuz sevinç ile ödüllendirilir inanılırdı.De fapt, cei care au luat arme și au devenit eroi au fost răsplătiți cu bucurie veșnică în Câmpiile Elizee.
Tokat kuralları çiğnediği için, sarılma da insanca davranıp bir mazlumu koruduğu içindir.Pentru om este inofensiv, dar când este capturat se apără mușcând.
General Çuykov bunu, Almanlara "sarılmak" olarak ifade etmiştir.Csujkov mondta, hogy a németeket „átölelve” harcoltak.
Bunlar NH tipi olup, tekrar sarılmazlar, yenisi ile değiştirilirler.A későbbi Mesterek nem alakítanak át és nem keverik más stílussal, nem változtatnak.
Kanama tampon yaparak durdurulmalıdır, yara su ve sabunla temizlendikten sonra sarılmalıdır.Bőrre jutáskor azonnal le kell törölni, majd vízzel és szappannal lemosni.
Sarılmaya ihtiyacım var" anlamına gelen "Oh!Albumi sisältää pääsinglen "Oh!".
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Pullokassi osui tällöin myös toiseen ovella olleeseen mieheen.
Marge, Maggie'nin kendisine sıkıca sarılmasını ve bağımlı olmasını sağlayan bir annelik göstermektedir.Marge overbeskytter Maggie, hvilket får hende til at blive for klyngende og afhængig af Marge.
General Çuykov bunu, Almanlara "sarılmak" olarak ifade etmiştir.Generalløytnant Vasilij Tsjujkov kalte taktikken å «omfavne» tyskerne.
Sarı sözcüğüyle ve sarılmak (bükülmek, kıvrılmak anlamında) fiili ile aynı kökten gelir.Ordene buri (leder) og burna (beskyttet) har trolig samme rot.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.2.Fysste natta vi sammen låg, da kyssa vi og klappa, andre natta vi sammen låg, vi sløss som hund og katta.
Bunlar NH tipi olup, tekrar sarılmazlar, yenisi ile değiştirilirler.Like etter klekking skifter de skall og parrer seg igjen.
Bu sarılmalar 3-5 saat boyunca devam eder.Ruam-ruam merah itu muncul setelah 3-5 hari.
Ona sarılmak ister.Saya ingin sekali menampar dia!
Ona sarılmak ister.Tôi ôm lấy nó.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV không lây qua tiếp xúc thông thường như ôm, hôn, hoặc dùng chung dụng cụ ăn uống hoặc nấu nướng.
Beth ona sarılmak için Noah'ın yanına gider.Beth liền đi tới ôm Noah để nói lời tạm biệt.
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.手に負えない獲物であっても最後まであきらめずに戦いを挑む。
Onları karşılaştırarak sarılmaları için zorladı.相手を抱きしめることで心を視る。
İlgili Sayfalar