sarılma ile cümle

sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'den artık ona sarılmamasını istedi.Tom asked Mary not to hug him anymore.
Tom, Mary'ye artık ona sarılmamasını söyledi.Tom told Mary not to hug him anymore.
Tom, artık Mary'ye sarılmadığını söylüyor.Tom says he doesn't hug Mary anymore.
Tom artık Mary'ye sarılmadığını söyledi.Tom said he doesn't hug Mary anymore.
Tom'un Mary'nin ona sarılmasını beklediğini düşünüyorum.I think Tom expected Mary to hug him.
Tom, Mary'den bir daha ona sarılmamasını istedi.Tom asked Mary not to hug him again.
Tom, artık Mary'nin ona sarılmasına izin vermeyecek.Tom won't let Mary hug him anymore.
Tom, Mary'ye ona bir daha sarılmamasını söyledi.Tom told Mary not to hug him again.
Tom artık ona sarılmam için izin vermeyecek.Tom won't let me hug him anymore.
Tom'a artık Mary'ye sarılmamasını söyle.Tell Tom not to hug Mary anymore.
Tom'a Mary'ye sarılması gerektiğini kim söyledi?Who told Tom he should hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılmamalı?Why shouldn't Tom hug Mary?
Tom artık Mary'ye sarılmayacak.Tom won't hug Mary anymore.
Neden Tom Mary'ye sarılmazdı?Why wouldn't Tom hug Mary?
Tom'a sarılmalıydın.You should've hugged Tom.
Tom'un Mary'ye sarılmasını kim söyledi?Who told Tom to hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılmalı?Why should Tom hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılmadı?Why didn't Tom hug Mary?
Neden Tom Mary'ye sarılmayacak?Why won't Tom hug Mary?
Tom'a sarılmalıydım.I should've hugged Tom.
Tom'a sarılmadım.I didn't hug Tom.
Tom gerçekten Mary'e sarılmak istedi.Tom really wanted to hug Mary.
Tom Mary'ye sarılmak istemiyor.Tom doesn't want to hug Mary.
Tom Mary'ye sarılmak istemedi.Tom didn't want to hug Mary.
Tom bana sarılmak için kollarını açtı.Tom opened his arms to hug me.
Mary bana sarılmak için kollarını açtı.Mary opened her arms to hug me.
Sami ve Leyla sarılmaya başladılar.Sami and Layla started hugging.
Tom, Mary'ye sarılmalıydı.Tom should've hugged Mary.
Tom, Mary'ye sarılmamalıydı.Tom shouldn't have hugged Mary.
Ben sana sarılmayı özledim.I miss hugging you.
Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.Avoid close contact such as shaking hands and hugging.
Ona sarılmak ister.He embraces her.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.The first night we got some hay and we slept in the hay cuddling together to keep warm.
Onları karşılaştırarak sarılmaları için zorladı.They asked her to touch hands in order to compare their colors.
DNA sarılması hücrelerde DNA paketlenmesi için önemlidir.DNA supercoiling is important for DNA packaging within all cells.
Çünkü ben tam bir sarılma canavarıyım.Cause I'm a such a cuddle monster like that.
Harikasınız. Dostunuzum! Hava sarılması!- I'm totally supporting you guys.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Mainly because your ignorance leads me to believe that you really just need a hug.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.The height allows the fiber to cool before being wound onto a drum.
Çoğu başka yerel silaha sarılmadı.Many other natives didn't take up arms.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.I don't say that snakes are huggable exactly.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.It's miraculous, and part of the explanation is this ability to circle around sacred values.
Sana sarılmak istiyorum."I want to give you a hug."
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirAnd even for it to be able to replicate, it has to be unwound like this in order for it to function.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.He was all tearing up. Ready to hug me.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.So, next thing I did is I got on the phone.
Sana sıkı sıkı sarılmamı söyledi.He told me to hug you a lot.
Bu iki adam, halkın önünde sarılmaya devam ediyorlardı.In public, the two men continued to embrace.
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Let me hug you once, my little sis, Jandi.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- No, no, Dad, I need another hug. - Oh, <i>beta</i>.
Buzula Sarılma Elbisesi olarak adlandırılan bir cihaz yaptım.I actually made a device called the Glacier Embracing Suit.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.And once again, it's this invitation that asks people to lay down on the glacier and give it a hug.
Bana sarılmak hoşuna giderse?And if you like it?
"Ölmeden önce, ona bir kere daha sarılmak istiyorum.""Before I die, I want to hold her one more time."
Temiz vicdanla imanın sırrına sarılmalıdırlar.holding the mystery of the faith in a pure conscience.
Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir."You have made up the story; but patience is best; God may bring them back to me.
"Musa bize dönene kadar buna sarılmaktan vazgeçmeyeceğiz" demişlerdi.'We will not cease,' they said, 'to cleave to it, until Moses returns to us.')
Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak.But come, sweet patience!
Teybin yeniden sarılması işleminde hata oluştu.Rewinding tape failed.
Bjelovarlı19 yaşındaki Matea İvanoviç şarkıcıya sarılmayı başardı.One of them, 19-year-old Matea Ivanovic from Bjelovar, got to hug the singer.
İlgili Sayfalar