sarılma ile cümle
sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bir diyete sıkı sıkıya sarılmadıkça, çok az zayıf kalma şansı vardır.There's little chance of keeping slim, unless you stick to a diet.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
O, ona sarılmak istiyor.She wants to hug him.
Tom Mary'ye sarılmak istiyor.Tom wants to hug Mary.
Keşke sana büyük bir doğum günü sarılması verebilsem.I wish I could give you a big birthday hug.
Sana sarılmama izin ver.Let me give you a hug.
Tom ve Mary sarılmayı bıraktı.Tom and Mary stopped hugging.
Ben sana çok sarılmak istedim.I wanted to hold you so much.
Hâlâ bana sarılmak istiyor musun?Do you still want to give me a hug?
Ben sarılmak istiyorum. Tom da sarılmak istiyor.I want a hug. Tom wants a hug, too.
O sarılmak istemezse Tom'a sarılamam.I can't hug Tom if he doesn't want to be hugged.
Gerçekten bana sarılmanı istiyorum.I really want you to hug me.
"Bana sarılmak mı yoksa öpmek mi istersin?" "Her ikisini de yapmak isterim.""Do you want to hug me or kiss me?" "I want to do both."
Birbirinize sarılmanızı istiyorum.I want you to give each other a hug.
Sarılmaktan vazgeçtiler.They stopped hugging.
O ip sarılmak zorunda.That rope has to be coiled.
Sarılmaz mıyım?Don't I get a hug?
Bir sarılma iyi olurdu gerçekten.I could really use a hug.
Sarılmak gerçekten iyi gelecek bana.I could really use a hug.
Sarılmaya ihtiyacım var.I need a hug.
Gerçekten bir sarılmaya ihtiyacım var.I really need a hug.
Sarılmak ister misin?Do you want a hug?
Ağaca sarılmak istedi.She wanted to hug the tree.
Sadece sana sarılmak istiyorum.I just want to hug you.
Bir sarılmaya ne dersin?How about a hug?
Tom'a sarılmak istedim, ama o bana izin vermedi.I wanted to hug Tom, but he wouldn't let me.
Tom'a sarılmak istedim.I wanted to hug Tom.
Ben sarılmak istiyorum.I'd like a hug.
Bir sarılmaya ihtiyacın var mı?Do you need a hug?
Sana sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you.
Mary Tom'un ona bir sarılmasını istedi.Mary asked Tom to give her a cuddle.
Tom'a sarılmayı durdurmak zorundasın.You have to stop clinging to Tom.
Buraya gel. Bir sarılmaya ihtiyacım var.Come here. I need a hug.
Sana tekrar sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you again.
Mary bana baktı ve ona sarılmamı istedi.Mary looked at me and asked me to hug her.
Onlardan biri sana sarılmak istiyor.Someone among them wants to hug you.
Ben Tom'a sarılmayı seviyorum.I like hugging Tom.
Sana sarılmak istiyorum.I want to give you a hug.
Sanırım Tom'un sadece bir sarılmaya ihtiyacı var.I think Tom just needs a hug.
O, "sarılmak bedava" diyen bir tablo ile kendini caddenin ortasına koydu.He placed himself in the middle of the street with a sign that said, "Free hugs."
Sadece bir sarılmaya ihtiyacım var.I just need a hug.
Tom Mary'ye sarılmak istedi ama sarılmaması gerektiğini biliyordu.Tom wanted to hug Mary, but he knew that he shouldn't.
Tom Mary'ye sarılmak istedi.Tom wanted to hug Mary.
Tom gibi sarılmak istemiyorum.I don't want to wind up like Tom.
Öpücükler, sarılmalar, sevgiler ... hepsi sahteydi.Kisses, hugs, affections... it was all fake.
Tom'a sarılmak istiyorum.I want to hug Tom.
Tom ve ben sarılmayı bıraktık.Tom and I stopped hugging.
Kime sarılmak istedin?Who did you want to hug?
Kimse Tom'a sarılmadı.No one hugged Tom.
Çocuklarıma sarılmam gerektiği kadar sık sarılmam.I don't hug my children as often as I should.
Tom'a sarılmaya çalışırdım, ama bana izin vermezdi.I tried to hug Tom, but he wouldn't let me.
Tom, artık Mary'ye sarılmamamı önerdi.Tom suggested that I not hug Mary anymore.
Tom büyük ihtimalle artık Mary'ye sarılmayacak.Tom isn't very likely to hug Mary anymore.
Tom'a sarılmaya çalıştım, ama beni itti.I tried to hug Tom, but he pushed me away.
Tom Mary'ye artık ona sarılmamasını söyledi.Tom has told Mary not to hug him anymore.
Tom artık Mary'nin ona sarılmasına izin vermeyecektir.Tom won't allow Mary to hug him anymore.
Tom muhtemelen Mary'ye tekrar sarılmaya çalışmayacak.Tom won't likely try to hug Mary again.
Tom artık Mary'ye sarılmayacağını söyledi.Tom has said he won't hug Mary anymore.
Tom, artık Mary'ye sarılmamam için beni uyardı.Tom warned me not to hug Mary anymore.
Tom, artık Mary'ye sarılmamalıyım dedi.Tom said I shouldn't hug Mary anymore.
İlgili Sayfalar