sarılı ile cümle
sarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng nó bị dầm mưa núi, Không nơi đụt, bèn nép mình vào hòn đá.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng_nó bị dầm mưa núi , Không nơi đụt , bèn nép mình vào hòn đá .
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Dagli scrosci dei monti sono bagnati, per mancanza di rifugi si aggrappano alle rocce
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.De vædes af Bjergenes Regnskyl, klamrer sig af Mangel på Ly til Klippen.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.He ovat likomärkiä vuorilla vuotavasta sateesta, ja vailla suojaa he syleilevät kalliota.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ia basah oleh hujan lebat di gunung, lalu merapat pada gunung batu untuk berlindung
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Îi pătrunde ploaia munţilor, şi, neavînd alt adăpost, se ghemuiesc lîngă stînci.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ils sont percés par la pluie des montagnes, Et ils embrassent les rochers comme unique refuge.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.산 중 소나기에 젖으며 가리울 것이 없어 바위를 안고 있느니라
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Lijak z gora jih premoči, in ker nimajo strehe, se oklepajo skalovja. –
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Moknú od dažďa vrchov a nemajúc iného útočišťa objímajú skalu.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Pelas chuvas das montanhas são molhados e, por falta de abrigo, abraçam-se com as rochas.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Powodzią gór zmaczani bywają, nie mając mieszkania przytulają się do skały.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Se mojan con los aguaceros de los montes, y a falta de refugio se abrazan a las rocas
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Υγραινονται εκ των βροχων των ορεων και εναγκαλιζονται τον βραχον, μη εχοντες καταφυγιον.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Измокрюват се от планинските дъждове, И прегръщат скалата, понеже нямат прибежище.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.мокнут от горных дождей и, не имея убежища, жмутся к скале;
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.מזרם הרים ירטבו ומבלי מחסה חבקו צור׃
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.يبتلّون من مطر الجبال ولعدم الملجإ يعتنقون الصخر
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山 上 被 大 雨 淋 濕 . 因 沒 有 避 身 之 處 就 挨 近 磐 石
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山上 被 大 雨淋濕.因沒 有 避身之處 就 挨近 磐石
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.Это четвертый раз, когда мы утешаем членов семей погибших.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.المرّة الرابعة التي حضّنا فيها الناجين. المرّة الرابعة التي واسينا فيها عوائل الضحايا.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.その間にも 国中で 銃による殺人が 絶え間なく続いています
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.這是第四次我們擁抱著生還者.這是第四次我們安慰著受害者家屬
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.La cuarta vez que hemos abrazado sobrevivientes.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.lần thứ 4 chúng ta ôm lấy những người sống sót.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.La quarta volta che abbiamo abbracciato i sopravvissuti.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.La quatrième fois que nous serrons des survivants dans nos bras.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.Po raz czwarty już przytulił ocalałych.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Dostają coś małego i się tego trzymają.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Eles têm algo a que se vão agarrar, sim?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Họ có điều già đó và họ nắm giữ nó,
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Ils ont quelque chose et ils vont s'y accrocher, ouais?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?무엇인가를 가지고 그것을 이용할겁니다.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Niečo už majú a budú sa toho držať, hej?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Tienen algo y se aferrarán a ello.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi? Üretim yapmanın bir yolu bu.Au surprins ceva și-l vor susține, da?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Ze hebben iets en ze houden het vast.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Έχουν κάτι και θα παραμείνουν σ' αυτό.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?У них было что-то, и они собираются держаться за это, так?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Щось у них вже є, і вони будуть триматися цього, так?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?יש להם משהו והם הולכים להחזיק בו,
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?لقد حصلوا على شيء وسوف يقومون بالتمسك به.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?ここまでが 作り方のひとつです
Görmüyor musun, beni ne güzel seviyor ve bana sarılıyor?Podívej, jak mě miluje a objímá.
Görmüyor musun, beni ne güzel seviyor ve bana sarılıyor?Sieh, wie er mich liebt und mich umarmt.
Görmüyor musun, beni ne güzel seviyor ve bana sarılıyor?Посмотри, как он любит меня и обнимает меня.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beau apa despre care ştiu cǎ este murdarǎ, se îmbolnǎvesc de holerǎ, fac diaree, fac gǎlbinare şi mor.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Beben agua que saben que está sucia, y contraen cólera, diarrea, ictericia, y mueren.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Bevono l'acqua pur sapendo che è sporca, contraggono il colera, la dissenteria, l'itterizia e muoiono.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Họ uống nước mà họ biết là bẩn, họ mắc bệnh tả, tiêu chảy, bệnh vàng da và họ chết.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.물이 더러운 걸 알면서도 그 물을 마시고 콜레라, 설사병, 황달에 걸려서 결국 죽습니다.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Piją wodę, o której wiedzą, że jest brudna, nabawiają się cholery, dostają biegunki, żółtaczki i umierają.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Ze drinken water waarvan ze weten dat het vies is, ze krijgen cholera, diarree en geelzucht en sterven.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.