sarılı ile cümle

sarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Önce sarılırlar, sonra açılırlar. [2]They are coiled at first and then open out.[8]
Resûlullah'ın arkasında başları üzerinde kargalar varmış gibi sarılı göründüler. [1] ”They appeared behind the Messenger of Allah wrapped up, as if there were crows on their heads.[35]
Whopper içeriğinin çoğunluğu tortilla sarılı bir sandviçte bulunur.It consists of most of the ingredients of the Whopper wrapped inside a tortilla.
Citrinitas veya diğer adıyla xanthosis, [1] simyacılar tarafından "sarılığa" verilen bir terimdir.Citrinitas, or sometimes xanthosis,[1] is a term given by alchemists to "yellowness."
Sarılırken birbirini onarırsın!Wenn man kuschelt, repariert man sich gegenseitig!
Çift sarılı yumurta satıyor musunuz?Verkaufen Sie Eier mit zwei Dottern?
Diğerlerinde, bu kompaktlık (yoğunluk) için bir bobin halinde sarılır.Von letzterem leitet sich das (heutige) Banner ab.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.Die Robe ist um den Körper gewickelt, immer mit der linken Seite über die rechte.
İki adam birbirine sarılırlar.Beide Paare umarmen sich.
Yavaş sarılırsa, zaman da yavaşlar.Wenn man das Problem langsam angeht, verschwendet man Zeit.
Kıvama geldikten sonra şişlere sarılır.Die Flaschen lässt er zurück.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Beide küssen und umarmen sich.
Böylelikle yağ lekesi sabun molekülleri tarafında tamamen sarılır ve temizlenecek yüzeyden ayrılır.Der Fetttropfen wird von den Seifenmolekülen vollständig umhüllt und von der zu reinigenden Fläche abgelöst.
Daha sonra kollar ve bacaklar da bir araya sarılırdı.Die Hände und möglicherweise auch die Beine waren zusammengebunden.
Ailesi endişelenmiştir, onlara sarılıp ağlar.Ses habitants sont les Entraiguois et Entraiguoises.
Daha sonra Claire Kate'ten özür diler ve ona sarılır.Pendant ce temps, Claire s'excuse auprès de Kate.
Kız kardeşi ona sıkıca sarılırken Kellerman gözyaşlarına boğulur.Kellerman fond en larmes tandis que sa sœur le serre dans ses bras.
Chitose Ame plastiğe benzeyen ama yenebilen ince ve şeffaf pirinç kağıdı ile sarılır.Chitose ame est enveloppé dans un film clair et mince de papier de riz qui ressemble au plastique.
Fibriller bir matriksle sarılıdır.Comparaison avec une allumette.
Bundan sonra hamur sıkıca sarılıp kabarması beklenir.Nous savons maintenant ce que signifie être trempé jusqu'aux os.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Ils se rapprochent et s'embrassent.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.La veste se porte revers gauche au-dessus.
İkisi de eve döner ve yolları ayrılmadan önce sarılırlar birbirlerine.Ils vont rentrer ensemble à pied, avant de se séparer.
Kalabalık tarafından sarılır.Elle est attaquée par la foule.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Ces derniers avouent mutuellement leurs sentiments et s'embrassent.
Bir ağaca sarılıyor.Ella abraza un árbol.
Sana sarılıyorum.Yo te abrazo.
Onlara sarılıyorum.Yo los abrazo.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Se besan y hacen el amor.
Beden, tahrihim denen kefene sarılır.Sentado te engorda el cu...
Sarılıp öpüşürler ve "seni seviyorum" derler.Si tú te vas" y "Sabrás que te quiero".
Genellikle sarılıcı bitkiler, nadiren ağaç şeklindedirler.Por lo general, son arbustos, raramente árboles.
"Breast Milk Jaundice (Anne Sütü Sarılığı)".Por medio de la leche materna (lactancia).
Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit hastalığına yakalandı.A los once años padeció un brote de fiebre reumática.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.El tenedor se pone siempre a la izquierda, junto con la servilleta.
Bu kadar da bulunamazsa, cenaze bir beze sarılıp gömülür.Inútil tu belleza, se enterrará contigo.
Dokularda (deride) birikmesile sarılık oluşur.En los que destacan: La hospitalidad.
Ikinci etapta ipin ucu aynı sayıda ama bu kez ilk sargılara dik ve onların dışına sarılır.El segundo modo es similar al primero, pero esta vez vemos la pista desde una perspectiva superior.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Se abrazan y admiten que extrañarán el uno a otro.
Orta Çağ'da, sarılığın iyileştirilmesi için kehribar taneleri taşınırdı.Durante la Edad Media continuó usándose únicamente con fines curativos.
Sırtındaki sarılık türüne göre değişir.Pase cambiado por la espalda.
Kendilerine yeterince vakit ayıramadıkları için birbirlerinden özür dileyen sevgililer sarılıp uyurlar.Essi amano la ricchezza e dimenticano il tempo della resurrezione.
443 Birbirinize sarılın, siz milyonlar! (1892) Klug Gretelein op.443 Abbracciatevi o milioni di uomini (1892) Marchen aus dem Orient op.
Karton kutularda satılırlar veya tüplere veya torbalara ayrı ayrı sarılırlar.Vengono vendute in astucci di cartone (scatole), o incartate singolarmente in tubetti o in buste.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Da lì si baciano e fanno l'amore.
Daha sonra kollar ve bacaklar da bir araya sarılırdı.È comune che le braccia e le gambe si muovano assieme.
Onlar sarılıyorlar ve öpüşüyorlar.Они обнимаются и целуются.
Tom ile Mary çırılçıplak bir şekilde birbirlerine sarılıyorlar.Том и Мэри обнимаются в чём мать родила.
Çocuklarına sarılıyor musun?Ты обнимаешь своих детей?
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Когда Мисси обнимает Мастера, она говорит: «Мне нравилось быть тобой».
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Они обнимают и целуют друг друга.
Sonra baba ve üç kızı birbirlerine sarılırlar.После этого дедушка и внук обняли друг друга.
Sun Jin’e onu sevdiğini söyler ve birbirlerine sarılırlar.Росомаха говорит Джин, что любит её, а затем пронзает когтями.
Beyaz tülbentten düz olarak sarılırdı.Он сразу примкнул к Белому движению.
Hayat bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır.Один слышит мир насыщенным и ассоциативно перегруженным, а для меня это очень тяжко.
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.وهناك بضع حالات فقط من العدوى الشديدة يظهر معها اليرقان.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.مع ذلك فالأكرودينيا هو مرض وليس من الأعراض.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.قد لا يتغذى الأطفال بشكل جيد أو يتقيؤون أو ينامون أكثر أو يظهرون علامات على اليرقان.
Yavaş sarılırsa, zaman da yavaşlar.فهو ينكمش ببطء بمرور الوقت.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.يمرر بقية الثوب فوق الطرف الأيسر، ومن ثم تحت اليد اليسرى.

İlgili Sayfalar