sap ile cümle

sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir.That is how God leads whosoever He will astray, and guides whosoever He will.
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler.But those who disbelieve say: "What does God mean by this parable?"
Musa, "Rabbim buyuruyor ki, o, bakanlara sürur veren, sapsarı bir sığırdır." dedi."God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
Halbuki her kim imanı küfürle değiştirirse artık düz yolun ortasında sapıtmış olur.But he who takes unbelief in exchange for belief only strays from the right path.
Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir.Distinct is the way of guidance now from error.
Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.Satan only wishes to lead them astray, far away.
Allah kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.As for him whom God allows to go astray you will not find a way.
Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.For them who are not given the guidance by God, you will never find a way.
Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.
Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.But whosoever among you denies after this, will have wandered away from the right path."
Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler.If you follow the right path those who have gone astray will not be able to do you harm.
Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum".I certainly find you and your people in error."
Doğrusu birçokları bilmeden keyiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar.Surely many (men) mislead others into following their vain desires through lack of knowledge.
Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.Misguided are they surely, and will never come to guidance.
Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı, kaybolup gitti.Indeed they have caused themselves harm, and the lies they concocted did not help.
Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz".The elders of his people replied: "We see clearly that you have gone astray."
Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!May they be damned by God: How perverse are they!
İşte o Allah sizin gerçek Rabbinizdir. Gerçeğin dışında sapıklıktan başka ne vardır?Such then is God, your true Lord; and when truth is gone what is left but error?
O halde nasıl yoldan saptırılıyor, döndürülüyorsunuz?"So where do you stray?"
Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.Not more than error are the prayers of infidels.
Allah her kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek kimse yoktur.Whosoever God allows to go astray has none to show him the way.
İşte asıl uzak sapıklık budur.This is the farthest limit of going astray.
Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular.They have appointed equals of God to mislead people from His path.
"Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular.Many a man have they led astray, O Lord.
İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?""Who would despair of the mercy of his Lord," he answered, "but those who go astray."
Allah, bu ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Biz, O'ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.We shall invoke no god beside Him, for we shall have uttered a blasphemy then.
Allah: "Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı" dedi.He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray."
İbrahim: "And olsun ki sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.He said: "You and your fathers were in clear error."
Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır).Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Çünkü zikir (Kur'ân) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı.He led me astray from the Warning after it had come to me.
Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Gerçekte onlar hayvanlar gibidir, hatta gidişçe daha sapıktırlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
"Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.""By God, we were plainly in error
"Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."No one but the sinners led us astray.
Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.As for the poets, only those who go astray follow them.
Doğrusu onlar sapıklıkta devameden bir güruhtur.In fact they are a people who turn away (from the truth).
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşmandır" dedi."He is certainly an enemy and a corrupter."
Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir?And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
Körleri de sapıklıklarından hidayete getiremezsin.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Fakat o zalimler, apaçık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Hayır, doğrusu âhirete inanmayanlar, derin bir sapıklıkla azab içindedirler.Not so; but those who believe not in the Hereafter are themselves afflicted and far astray.
"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."In that case I would surely be in clear error.
Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.You are only in palpable error.
Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.They had found their fathers astray,
Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.So had many an earlier people gone astray,
İşte bunlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.They wander (astray) in clear error.
Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar.Surely those who slander Our signs are not hidden from Us.
İyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Allah kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur.He whom God leads astray has no one except God to protect him.
Allah kimi saptırırsa, artık onun için çıkar bir yol yoktur.He whom God allows to go astray has no way.
Kıyâmetin kapacağı gün varya, işte o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşecekler.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
İşte onlar apaçık bir sapıklık içerisindedirler.They are clearly in the wrong."
Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.Surely your Lord alone knows best who has strayed away from the path and who has come to guidance.

İlgili Sayfalar