sap ile cümle

sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı.They have appointed equals of God to mislead people from His path.
Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın.As for him He allows to go astray, you will not find a protector other than Him.
Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim.I would not take as helpers those who lead (men) astray.
Firavun, milletini saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.
Allah: "Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray."
Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir?Did you not disobey my command?"
İbrahim: "And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" deyince:He said: "You and your fathers were in clear error."
Onun hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür.Who, it is inscribed, will beguile whoever follows him, and lead him to the torment of Hell.
İşte derin sapıklık budur.That is the limit of going astray.
Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.So leave them to their ignorance for a time.
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.You are surely calling them to the right path.
Şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk."They will say: "O Lord, our misery overwhelmed us, so we remained a people astray.
Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.They are lost and cannot find the way.
Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Onlar şüphesiz davarlar gibidir, belki daha da sapık yolludurlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
"Bu şeytanin işidir; çünkü o apaçık, saptıran bir düşmandır" dedi."This is of Satan's doing," he said. "He is certainly an enemy and a corrupter."
Allah'tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır?And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
De ki: "Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir."Say: "My Lord knows who has come to guidance, and who is clearly in error."
Allah'ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir?Who can show the way to those whom God allows to go astray?
Hayır; gösteremezler, zalimler apaçık sapıklık içindedir.Surely the evil-doers are in clear error.
Allah'a ve Peygamber'e baş kaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz."Surely either you or we are on guidance, or are lost in clear error."
Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir.God leads whosoever He please astray and guides whosoever He will.
"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."In that case I would surely be in clear error.
Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.You are only in palpable error.
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?But he beguiled a great many of you. Why did you not then understand?
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.They had found their fathers astray,
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.So had many an earlier people gone astray,
"Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik."Take a handful of herbs," (We said to him), and apply and rub them, and do not make a mistake."
Allah'ın, saptırdığını doğru yola koyacak yoktur.Whoever God allows to go astray has none to show him the way.
Allah'ın doğru yola eriştirdiğini de saptıracak yoktur.And none can lead him astray who has been guided by God.
Allah'ın saptırdığını doğru yola getirecek yoktur."Whoever God allows to go astray has none to show him the way.
İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.That is how God sends the unbelievers astray.
İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Allah kimi saptırırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz.He whom God leads astray has no one except God to protect him.
Allah'ın saptırdığı kimsenin çıkar yolu olmaz.He whom God allows to go astray has no way.
Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.His companion will say: "O Lord, I did not lead him to wickedness, but he was himself far astray."
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!Perish will those who just guess and speculate,
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz.And said: "Should we follow only one man among us?
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.Surely the sinners are misguided and insane.
Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!Then you, the erring and the deniers,
Eğer, sapık yalancılardan ise,But if he is of the deniers and the errants,
İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır.Whoever of you does this will have gone astray from the right path.
Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz."You will now realise who is in manifest error."
Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim!And they misled many.
İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir.None knows the armies of your Lord save Him self.
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Musa, Allah diyor ki demişti, sapsarı, lekesiz olacak, bakanlara sevinç, neşe verir bir renk."God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
Kim küfrü imanla değişirse artık doğru yoldan sapmış, azıtmış gitmiştir.But he who takes unbelief in exchange for belief only strays from the right path.
Bu, doğruluktan sapmamanıza daha yakın ve size daha uygundur.This is better than being iniquitous.
Allah, size doğru yoldan sapmamanız için bunları açıklamaktadır ve Allah, her şeyi bilir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
Fakat bundan sonra içinizden kafir olan, şüphe yok ki doğru yoldan sapmıştır artık.But whosoever among you denies after this, will have wandered away from the right path."
İşte bunlardır yeri daha kötü olanlar, doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar.They are in the worse gradation, and farthest away from the right path."
Allah kimi isterse doğru yoldan saptırır ve kimi dilerse doğru yola sevk eder.God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.
Uyarsam şüphe yok ki doğru yoldan sapmış olurum ve doğru yolu bulanlardan olmam.If I do, I shall be lost and not be one of those who follow the right path."
Şüphe yok ki halkın çoğu, bilmeden kendi istekleriyle sapıp gider.Surely many (men) mislead others into following their vain desires through lack of knowledge.

İlgili Sayfalar