sap ile cümle
sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Öyleyse nasıl (hak'tan sapıklığa) çevriliyorsunuz?So why do you turn away?
Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz!" dediler.We think she is in clear error."
De ki: "Allah, dilediğini (bu tür sözlerle) saptırır. Yöneleni de kendisine iletir."Say: "God leads whosoever He wills astray, and guides whoever turns to Him in repentance.
İşte derin sapıklık budur!This is the farthest limit of going astray.
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular.They have appointed equals of God to mislead people from His path.
Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser? dedi."Who would despair of the mercy of his Lord," he answered, "but those who go astray."
Kısa ve doğru yolu Allah gösterir. Ama o yoldan sapan da var.To God leads the right path, though some deviate.
Onlardan kimine Allah hidayet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Kimi de sapıklıkta bırakırsa artık onlar için O'ndan başka veliler bulamazsın.As for him He allows to go astray, you will not find a protector other than Him.
"Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi."Though sound," He answered, "you will not talk to any one for three nights running."
Fir'avn toplumunu saptırdı, doğru yola iletmedi.The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.
(Allah): "Ama biz senden sonra kavmini sınadık. Samiri onları saptırdı" dedi.He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray."
(Musa) "Ey Harun, oların saptıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu (da önlemedin)? dedi.But (Moses) said: "O Aaron, when you saw that they had gone astray, what hindered you
Doğrusu siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz! dedi.He said: "You and your fathers were in clear error."
İşte (doğru yoldan) uzak(lara) sapma budur!That is the limit of going astray.
Ama ahirete inanmayanlar yoldan sapıyorlar.But those who believe not in the Hereafter turn away from the straight path.
Rabbimiz, dediler, bahtsızlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk.They will say: "O Lord, our misery overwhelmed us, so we remained a people astray.
Bak, senin için nasıl benzetmeler yaptılar da saptılar.Just see what comparisons they bring up for you!
O beni, bana gelen Zikirden saptırdı.He led me astray from the Warning after it had come to me.
Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar, yolca (hayvanlardan) daha sapıktır.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
(Musa): "Onu yaptığım zaman sapıklardan idim" dedi.(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
Çünkü o, sapıklardandır. And forgive my father. Lo! he is of those who err.Forgive me and my father: He was surely among those who went astray.
Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!"By God, we were plainly in error
Ama bizi saptıran o suçlulardır.No one but the sinners led us astray.
Hayır, onlar (haktan) sapan bir kavimdir.In fact they are a people who turn away (from the truth).
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
Allah'tan bir yol gösterici olmadan, yalnız kendi keyfine uyandan daha sapık kim olabilir?And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."Say: "My Lord knows who has come to guidance, and who is clearly in error."
Ve sen, körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Doğrusu o zalimler, açık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Ve dediler ki: "Rabbimiz, biz beylerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar."They will say: "O our Lord, we obeyed our leaders and the elders, but they only led us astray.
Hayır, ahirete inanmayanlar, azab ve uzak bir sapıklık içindedirler.Not so; but those who believe not in the Hereafter are themselves afflicted and far astray.
Onlardan kim buyruğumuzdan sapsa, ona alevli azabı taddırırdık.Anyone of them who turned from Our command was made to taste the torment of blazing fire.
Allah dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini yola iletir.God leads whosoever He please astray and guides whosoever He will.
Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın; Allah'ın yasasında bir sapma bulamazsın.You will not find any change in the law of God, nor will you find divine law mutable.
O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum.In that case I would surely be in clear error.
Doğrusu siz, apaçık bir sapıklık içindesiniz." derler.You are only in palpable error.
O, sizden birçok kuşağı saptırmıştı.But he beguiled a great many of you.
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler buldular.They had found their fathers astray,
Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.So had many an earlier people gone astray,
(Dedik ki): "Eline bir demet sap al, onunla vur da yeminini bozma.""Take a handful of herbs," (We said to him), and apply and rub them, and do not make a mistake."
Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.They wander (astray) in clear error.
Ayetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar.Surely those who slander Our signs are not hidden from Us.
İyi bil ki, o sa'at hakkında tartışanlar, uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun, Allah'tan sonra bir velisi yoktur.He whom God leads astray has no one except God to protect him.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir (kurtuluş) yol(u) yoktur.He whom God allows to go astray has no way.
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.They are clearly in the wrong."
Arkadaşınız sapmadı, azmadı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz dediler.In that case we shall he in error and insane.
Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.Surely the sinners are misguided and insane.
Saplı ve yapraklı dane(ler) ve hoş kokulu bitkiler var.Grain with husk, and fragrant grasses.
Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).Then you, the erring and the deniers,
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;But if he is of the deniers and the errants,
Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Whoever of you does this will have gone astray from the right path.
Eğer ikiniz, kalblerinizin sapmış olmasından dolayı Allah'a tevbe ederseniz (ne a'la).If both of you two (women) turn to God in penitence (it would be better).
Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."You will now realise who is in manifest error."
Ve biz, bizden müslümanlar da var ve bizden doğru yoldan sapanlar da var.Some of us have come to submission, and some of us are iniquitous.'"