sapık ile cümle
sapık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten sonra sapıklıktan başka ne var?What then is there after the truth but error?
Ama Allah kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.And whomsoever Allah sendeth astray, for him there is no guide.
İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir.These! they are the straying ones.
Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı hak etti.A part He hath guided, and upon a part the straying hath been justified.
Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var?What then is there after the truth but error?
Nitekim siz önceleri hiç şüphesiz sapıklardandınız.Remember Him as He hath guided you, and ye were afore of the erring.
İşte sapıklar onlardır.These! they are the straying ones.
Gerçeğin dışında sadece sapıklık vardır.What then is there after the truth but error?
Halkın bir bölüğünü doğru yola sevketmiştir, bir bölüğüyse sapıklığı haketti.A part He hath guided, and upon a part the straying hath been justified.
O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.Remember Him as He hath guided you, and ye were afore of the erring.
Onlar, sapıkların ta kendileridir.These! they are the straying ones.
Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu.A part He hath guided, and upon a part the straying hath been justified.
Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne kalır ki?What then is there after the truth but error?
Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler.These! they are the straying ones.
O, bir gurubu doğru yola iletti, bir guruba da sapıklık müstehak oldu.A part He hath guided, and upon a part the straying hath been justified.
Artık haktan (ayrıldıktan) sonra sapıklıktan başka ne kalır?What then is there after the truth but error?
İşte onlar sapıkların ta kendileridir.These! they are the straying ones.
Gerçeğin dışında sapıklıktan başka ne vardır?What then is there after the truth but error?
Bu itibarla Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir.Then Allah sendeth astray whomsoever He will, and guideth whomsoever He will.
İşte asıl sapıklar bunlardır. [4,18]These! they are the straying ones.
Bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapıklığı hakketti.A part He hath guided, and upon a part the straying hath been justified.
Öyleyse gerçekten (yüz çevirmenizden) sonra sapıklıktan başka ne kalır?What then is there after the truth but error?
Oysa onlar, önceden, açık bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Onlar, daha önce, şüphesiz apaçık bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Gerçek şu ki, âhirete inanmayanlar, dönüşü olmayan bir sapıklık ve bir azap içindedirler.Nay, but those who disbelieve in the Hereafter are (themselves) in a torment, and in far error.
Çünkü Allah, sapıklardan oluşmuş bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.And Allah guides not the people who are Fasiqun (rebellious, disobedient to Allah).
Onlar bundan önce tam bir sapıklık içine gömülmüşlerdi.And verily, they had been before in mainfest error;
Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.These have indeed gone astray!"
Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Oysa onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Halbuki daha önce belli ve kesin bir sapıklık içinde idiler.And verily, they had been before in mainfest error;
Bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.And verily, they had been before in mainfest error;
Onlar hidayet karşılığında sapıklık, mağfiret karşılığında azab satın almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
(Baksana onlar,) sapıklığı satın alıyorlar, istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız.They buy error, and wish you would lose the way.
Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Bundan önce gerçekten de sapıklardandınız ya.Although, before that, you were of those astray.
Sapıklığı satın alıyorlar ve sizi de yoldan saptırmak istiyorlar.They buy error, and wish you would lose the way.
Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.Although, before that, you were of those astray.
Sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki, siz de yolu şaşırasınız.They buy error, and wish you would lose the way.
Bu dünyada kör olan, âhirette de kördür. Yolca da daha sapıktır o.But whoever is blind in this, he will be blind in the Hereafter, and further astray from the way.
İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir!Evil is the return to wickedness after having attained faith.
Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı satın almış kimselerdir.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!They buy error, and wish you would lose the way.
Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.They will meet perdition.
İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Onlar, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.They buy error, and wish you would lose the way.
Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk.Thus We tried them because they disobeyed.
Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, sapıklıktan, hak batıldan ayrılıp belli olmuştur.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.For before that they were in manifest error.
İnkar edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.The prayers of the unbelievers are a sheer waste.
İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.For before that they were in manifest error.
İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
nimetlendirdiğin kişilerin yolunu; gazebe uğramışların da değil, sapıkların daThe way of those whom You have favoured, who did not incur Your wrath, who are not astray.
İlgili Sayfalar