sapık ile cümle

sapık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.They have gone far astray.
Oysaki onlar, bundan önce açık bir sapıklığın tam içindeydiler.For before that they were in manifest error.
İşte bunlar, dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.For before that they were in manifest error.
Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.For before that they were in manifest error.
İşte bunlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler!For before that they were in manifest error.
Onların birçoğunu tam sapıklar olarak bulduk.Nay, most of them We found wrong-doers.
Ve onların çoğu gerçeğe uzak düşmüş sapıklardır.And most of them are wrongdoers.
Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.Allah guideth not the evil-living folk.
Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terkedin.And leave the company of those who blaspheme His names.
Bize geldikleri gün onları dinle ve seyret! Zalimler, o gün apaçık bir sapıklık içindedirler.See and hear them on the Day they come unto Us! yet the evil-doers are to-day in error manifest.
Nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık sapıklar topluluğu ile bizim aramızı ayır!"I have no power over [anyone] except myself and my brother, so part us from the transgressing lot.’
Nûh dedi: "Ey toplumum! Sapıklık falan yok bende.He said, ‘O my people, I am not in error.
Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister.But satan desires to lead them astray into far error.
Kim sapıklık ederse kendi zararına sapıklık etmiş olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim."And I am not over you a manager."
Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.He will teach the Book to them
Onları yoldan çıkan sapıklardan başkası inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
ALLAH'ın mesajına karşı kalpleri katılaşanların vay haline. Onlar açık bir sapıklıktadır.Nay, woe to those whose hearts are hard against the remembrance of Allah; those are in clear error.
Sapıklık falan yok bende.I am not in error.
İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık... Ve işte gafiller onlardır!They are like cattle,- nay more misguided: for they are heedless (of warning).
İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir.They are like cattle,- nay more misguided: for they are heedless (of warning).
Buna karşı kesin bir tavır alandan daha sapık kim olabilir?Who is more astray than one who is in a schism far (from any purpose)?"
İnsanlar "sübyancı" ve "sapık" gibi kelimeler kullandı.People used terms like ‘paedophile’ and ‘pervert’.
"Eşcinsellik bir sapıklık değildir."Homosexuality is not a perversion.
Sapıklıklar çim hokeyi veya buz balesidir." [1]Perversions are field hockey or ice ballet."[7]
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.Und als er herausging, sagte er zu ihm: Ich kam nicht in ihren Bereich, sie kam in meinen Bereich.
Cinsi sapık kimdir?Wer ist der Irrlehrer?
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Sie zog aber ihre Straße fröhlich.
"Sapık" Hitchcock'un siyah beyaz çektiği son konulu sinema filmidir.Der Schwarz-weiß-Film wird als Südafrikas „Hitchcock“ gefeiert.
Sapık (1959), Robert Bloch'un bir süspansiyon romanı.Psychose (Psycho, 1959) est un roman policier de Robert Bloch.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Elle se plaît en particulier sur les bords de route.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “(…) bu siyasi sapıkları ne yapacağız?Frères ennemis (What About Denial...)
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.Iré junto con Juan (para) visitarte a ti y a quienes están contigo.
Hiç böyle sapık, böyle iğrenç, bir inanç olur mu?..«Perché in ogni fede vi è qualcosa di scandaloso e di vergognoso?
Ne sapıkça!Как извращенно!
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.Я вижу, что ты и твой народ находитесь в очевидном заблуждении“».
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.Мы к вам с теплом и светом! (неопр.).
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.А когда его отвлекали, говорил: «Не мешайте мне — я Богу служу!».
Evrenin kaos üzerine kurulu olduğunu ve kanun ve yasaların sapıklıtan ibaret olduğunu savunur.Они намеренно создают хаос, чтобы подорвать основы закона и порядка во вселенной.
Bir insanın olabileceği kadar tembel, fakir, sapık ve aynı zamanda utangaçtır.Такой же, как и сын, рассеянный, застенчивый и скромный.
Şii meşrebini sapıklık olarak görmüştür.فقصد زمرى فرآه مضاجع المرأة فطعنها بحربة بيده، ورفع الله الطاعون.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.ونقض الغرض قبيح عقلاً، ويستحيل على الله سبحانه وتعالى.
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.وعلمت أن الله مطلع على فاستحييت أن يرانى على معصية.
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.ومن سوء طالعه فقد رآه الشیخ محمد وهو یزحف هارباً رغم الأمان، فتیقن أن ما حدث کان علی یده.
Bazen aşk sapıklıklara da neden olmaktadır.هناك دوما شيء من الجنون في الحب.
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.Toda vez que Extroyer é invencível ou onipotente, ele diz: "Nada pode me deter!".
Sapık (1959), Robert Bloch'un bir süspansiyon romanı.A Separate Peace (1959) é um romance escrito por John Knowles.
Bu andan itibaren “Sapık”ın cinsel anlamları yüklenmeye başlanır.Vanaf dit moment begint de spreekwoordelijke "miserie".
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Het is vooral bekend van de hit I like the way.
Alttaki köpeğin her tüyünün sapıkça bir ayrıntıyla işlenmiş oluşu.Prooien tot de grootte van een middelgrote hond in hun geheel ingeslikt.
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.A oddawszy im pokłon do ziemi, rzekł: "O Panie, jeśli darzysz mnie życzliwością, racz nie omijać Twego sługi!
Bir keresinde kendini "katıksız dürüst, yakışıklı, sapık bir iş adamı" olarak tanımlamıştır.Sam siebie określa jako "uczciwego, przystojnego, seksownego sklepikarza".
Hiç böyle sapık, böyle iğrenç, bir inanç olur mu?..Och, jakiż on nikczemny, jaki wstrętny!
Filmi incelemeye başlarken ilk ele alınması gereken konulardan biri filmin adıdır; PSYCHO/ SAPIK.Det första man gjorde var att utnämna vem som skulle vara narr/gossbiskop.
O bir sapık.Він збоченець.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.Jedná se o rovinu obsahovou (co řekneme) a vztahovou (jak to řekneme).
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Roppantul élvezi a gondtalan vakációt.
Oyun yazarı ile sapıkça ilişkiler yaşadığını öğrenir.A fiatal író számára bolondság lenne akármilyen elméletet követni.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Kurvinen matkusteli mielellään.
İlgili Sayfalar