İşte bu, dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir.This is the farthest limit of going astray.
Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Dedi: "Vallahi, siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz."He said: "You and your fathers were in clear error."
Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.That is the limit of going astray.
Azabı gördüklerinde, yolca kimin daha sapık olduğunu bilecekler.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
"Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz.""By God, we were plainly in error
Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
Allah'tan bir kılavuzluk olmaksızın, kendi arzularına uyandan daha sapık kim vardır!And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
Ve sen körleri de sapıklıklarından aydınlığa çıkaramazsın.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Hayır, hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu?Is one who is a believer like one who is a transgressor?
Allah'a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
O halde biz yahut siz ya tam hidayet üzerindeyiz yahut açık bir sapıklık içinde."Surely either you or we are on guidance, or are lost in clear error."
"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."In that case I would surely be in clear error.
Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."You are only in palpable error.
Yoksa takva sahiplerini, arsız sapıklar gibi mi yapacağız?Should We make those who are morally integrated equal to those who seek disintegration?
İşte onlardır, açık bir sapıklık içindekiler.They wander (astray) in clear error.
Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.They are clearly in the wrong."
İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir.Those who do not repent behave wickedly.
Vallahi böyle bir durumda biz, sapıklık ve çılgınlık içine düşeriz."In that case we shall he in error and insane.
Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!Then you, the erring and the deniers,
Eğer yalanlayan sapıklardansa;But if he is of the deniers and the errants,
Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.Surely God does not show a disobedient people the way.
Yakında bileceksiniz kimmiş apaçık sapıklığın içinde."You will now realise who is in manifest error."
İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.I certainly find you and your people in error."
Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!The elders of his people replied: "We see clearly that you have gone astray."
O halde nasıl (sapıklığa) döndürülüyorsunuz?So why do you turn away?
Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.We think she is in clear error."
(İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"Who would despair of the mercy of his Lord," he answered, "but those who go astray."
Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.He said: "You and your fathers were in clear error."
Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.That is the limit of going astray.
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.They will say: "O Lord, our misery overwhelmed us, so we remained a people astray.
Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.Forgive me and my father: He was surely among those who went astray.
Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."By God, we were plainly in error
Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!But you are a people who exceed the bounds."
Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.As for the poets, only those who go astray follow them.
Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur.In fact they are a people who turn away (from the truth).
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir!And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
Körleri de sapıklıklarından (vazgeçirip) doğru yola iletemezsin.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Hayır! Ahirete inanmayanlar azaptadırlar ve derin bir sapıklık içindedirler.Not so; but those who believe not in the Hereafter are themselves afflicted and far astray.
Allah dilediğini sapıklığa yöneltir, dilediğini doğru yola iletir.God leads whosoever He please astray and guides whosoever He will.
"İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum."In that case I would surely be in clear error.
Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.You are only in palpable error.
İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.They wander (astray) in clear error.
İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz" dediler.In that case we shall he in error and insane.
Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.Surely the sinners are misguided and insane.
Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!Then you, the erring and the deniers,
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,But if he is of the deniers and the errants,
Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!You will now realise who is in manifest error."
İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir.That is how God leads whosoever He will astray, and guides whosoever He will.
Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir.Distinct is the way of guidance now from error.