Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar, yolca (hayvanlardan) daha sapıktır.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
(Musa): "Onu yaptığım zaman sapıklardan idim" dedi.(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
Çünkü o, sapıklardandır. And forgive my father. Lo! he is of those who err.Forgive me and my father: He was surely among those who went astray.
Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!"By God, we were plainly in error
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
Allah'tan bir yol gösterici olmadan, yalnız kendi keyfine uyandan daha sapık kim olabilir?And who can be farther astray than he who follows his lust without any guidance from God?
De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."Say: "My Lord knows who has come to guidance, and who is clearly in error."
Ve sen, körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Doğrusu o zalimler, açık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Hayır, ahirete inanmayanlar, azab ve uzak bir sapıklık içindedirler.Not so; but those who believe not in the Hereafter are themselves afflicted and far astray.
Allah dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini yola iletir.God leads whosoever He please astray and guides whosoever He will.
O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum.In that case I would surely be in clear error.
Doğrusu siz, apaçık bir sapıklık içindesiniz." derler.You are only in palpable error.
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler buldular.They had found their fathers astray,
Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.They wander (astray) in clear error.
İyi bil ki, o sa'at hakkında tartışanlar, uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun, Allah'tan sonra bir velisi yoktur.He whom God leads astray has no one except God to protect him.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir (kurtuluş) yol(u) yoktur.He whom God allows to go astray has no way.
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.They are clearly in the wrong."
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz dediler.In that case we shall he in error and insane.
Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.Surely the sinners are misguided and insane.
Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).Then you, the erring and the deniers,
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;But if he is of the deniers and the errants,
Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."You will now realise who is in manifest error."
İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır.Distinct is the way of guidance now from error.
Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.Satan only wishes to lead them astray, far away.
Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
Şüphesiz, inkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.
Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."I certainly find you and your people in error."
(Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var?Such then is God, your true Lord; and when truth is gone what is left but error?
Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi.We think she is in clear error."
Oysa ona gelmez. İnkar edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.Not more than error are the prayers of infidels.
İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur.This is the farthest limit of going astray.
Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?""Who would despair of the mercy of his Lord," he answered, "but those who go astray."
Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu.Thus some of them were guided by God, and ruin was justified on some.
Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."He said: "You and your fathers were in clear error."
İşte bu, en uzak bir sapıklıktır.That is the limit of going astray.
Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.They will know soon who is farther away from the path when they see the punishment!
"Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,""By God, we were plainly in error
Şairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar.As for the poets, only those who go astray follow them.
Hayır, onlar sapıklıkta devam eden bir kavimdir.In fact they are a people who turn away (from the truth).
Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin.Nor can you make the blind see the way when they have gone astray.
Hayır, zulmedenler, açıkça bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Kim Allah'a ve Resûlü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Hayır, ahirete inanmayanlar, azapta ve uzak bir sapıklık içindedirler.Not so; but those who believe not in the Hereafter are themselves afflicted and far astray.
"O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum."In that case I would surely be in clear error.
Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.They had found their fathers astray,
İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.They wander (astray) in clear error.
Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."They are clearly in the wrong."
Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz."In that case we shall he in error and insane.
Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,Then you, the erring and the deniers,
Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,But if he is of the deniers and the errants,
Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."So do not give the evil-doers increase but in error.
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."