sansür ile cümle
sansür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Hubo un bloqueo mediático en 2008, cuando hubo violencia postelectoral en Kenia.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Il y a eu un black-out médiatique en 2008, au moment des violences qui ont suivi les élections au Kenya.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.În acel an mass-media a fost cenzurată din cauza violenţelor post-electorale din Kenya.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Mali sme výpadok médii v roku 2008, keď nastali povolebné nepokoje v Keni.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Pada 2008 terjadi sensor media, ketika terjadi kekerasan setelah pemilihan di Kenya.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.W 2008 roku, w rezultacie powyborczej przemocy, media w Kenii przestały funkcjonować.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.В 2008 году были провалы в освящении СМИ, в связи с вооруженными столкновениями в Кении после выборов.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Имаше пълно медийно затъмнение през 2008 г, точно когато избухна следизборното насилие в Кения.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.У 2008 році була заборона медіа, пов'язана з післявиборчим насильством у Кенії.
2008'de medya sansürü oldu,היה איפול תקשורתי ב-2008,
2008'de medya sansürü oldu,كان هناك تعتيم اعلامي سنة 2008
2008'de medya sansürü oldu,暴動事件があり 厳しい報道規制が行われました
ABD'de sansürlenmişti.미국내에서 금지되었지요.
ABD'de sansürlenmişti.יצונזר בארה"ב
ABD'de sansürlenmişti.في الولايات المتحدة
ABD'de sansürlenmişti.アップルの従業員は それが
Alman haber gazetesi Stern'in uygulaması sansürlenmişti.독일의 시사주간지 슈테른(Stern)도 그들의 앱의 일부를 가위질 당했지요.
Alman haber gazetesi Stern'in uygulaması sansürlenmişti.Німецький журнал Штерн, журнал новин також постраждав.
Alman haber gazetesi Stern'in uygulaması sansürlenmişti.העיתון הגרמני "שטרן", עיתון חדשותי, זכה לכך שהיישום שלו יצונזר
Alman haber gazetesi Stern'in uygulaması sansürlenmişti.المجلة الألمانية سترن، وهي مجلة إخبارية، تعرضت لحجب تطبيقها
Alman haber gazetesi Stern'in uygulaması sansürlenmişti.アプリも検閲されました アップル側がユーザーに対し
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)절대로 9살짜리 아이를 검열하지 않겠습니다. " (웃음)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)le jour même et a dit : " Nous ne censurerions jamais un enfant de neuf ans. " (Rires)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"My bychom devítileté dítě nikdy necenzurovali." (Smích)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"Nigdy, nie ocenzurowalibyśmy bloga 9-latki". (Śmiech)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"Nu am cenzura niciodată un copil de 9 ani." (Râsete)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"Nunca censuraríamos a una niña de 9 años". (Risas)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"We zouden nooit een 9-jarige censureren." (Gelach)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"Wir würden niemals eine Neunjährige zensieren." (Gelächter)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)"Мы бы никогда не подвергли цензуре 9-летнего ребёнка". (Смех)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)לעולם לא נצנזר ילדה בת תשע." (צחוק)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)نحن أبداً لن نضع رقابة على طفلة في التاسعة من عمرها." (ضحك)
"Asla dokuz yaşında bir çocuğu sansürlemeyiz." (Gülüşmeler)その日の朝は例外 だったわけですね (笑)
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Ich bin ein Zeuge und ich will, dass mein Zeugnis ehrlich und unzensiert ist.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Ik ben een getuige en ik wil dat mijn getuigenis eerlijk en ongecensureerd is.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Io sono un testimone, e voglio che la mia testimonianza sia onesta e senza censure.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Jestem świadkiem. Chcę dawać świadectwo uczciwie i bez cenzury.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Je suis un témoin, et je veux que mon témoignage soit honnête et non censuré.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.저는 목격자이며 제 증언이 정직하고 누군가에게 검열받지 않기를 바랍니다.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Sou testemunha e quero que o meu testemunho seja honesto e livre de censura.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Soy un testigo, y quiero que mi testimonio sea honesto y sin censura.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Sunt martor şi vreau ca mărturiile mele să fie oneste şi necenzurate.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Szemtanú vagyok, a vallomásom őszinte és cenzúrázatlan kell, hogy legyen.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Аз съм свидетел и искам моите показания да бъдат искрени и нецензурирани.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.Я свидетель этого, и я хочу, чтобы мои показания были честными и откровенными.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.אני עד, ואני רוצה שעדותי תהיה כנה ובלתי-מצנוזרת.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.أنا شاهد، وأريد أن تكون شهادتي صادقة وغير خاضعة للرقابة.
Ben bir tanığım, ve tanık olarak verdiğim ifademin dürüst ve sansürsüz olmasını istiyorum.私はまた、自分が撮影した人たちの経験について
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Chính phủ các nước hay cố gắng ngăn chặn, lọc và kiểm duyệt nội dung trên Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Guverne de pretutindeni încearcă adesea să blocheze şi să filtreze şi să cenzureze conţinutul de pe Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.종종 인터넷 상에 있는 콘텐츠를 차단하거나 필터링과 검열을 하고 싶어 하죠.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Overal zijn regeringen die vaak proberen om gegevens op het internet te blokkeren, te filteren en censureren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Partout les gouvernements essaient souvent de bloquer, filtrer et censurer du contenu sur Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Por toda a parte, os governos, com frequência, tentam bloquear, filtrar e censurar conteúdos na Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Regierungen überall versuchen oft, Inhalt im Internet zu filtern und zu zensieren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Tutti i governi cercano spesso di bloccare e filtrare e censurare il contenuto di Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Władze wszędzie próbują blokować, filtrować i cenzurować zawartość Internetu.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Держави всього світу часто намагаються заблокувати, фільтрувати та цензурувати контент в інтернеті.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правителствата навсякъде често се опитват да блокират, филтрират и цензурирта съдържанието на Интернет.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правительства во всем мире часто пытаются блокировать, и фильтровать, и цензурировать содержание интернета.
İlgili Sayfalar