sansür ile cümle
sansür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.מנסות לעיתים קרובות לחסום ולסנן ולצנזר תוכן באינטרנט.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.يحاولون عادة حظر ومراقبة وتنقية محتويات الإنترنت.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.フィルタリングしたり 検閲したりしています あるISP が
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Alcuni giornalisti ora dicono: Beh, questa è censura Dicono che sono stati censurati.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Beberapa jurnalis kini berkata... "Ada sensor" Mereka telah disensor
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Einige Journalisten sagen jetzt:, "Es gibt eine Zensur," sie wurden Zensiert.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Många journalister säger att det finns censur och att de har blivit censurerade.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Množstvo novinárov hovorí: No, existuje tam cenzúra, boli cenzurovaní.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Muitos jornalistas dizem que há censura.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Számos újságíró azt mondja, hogy cenzúra van, cenzúrázzák őket.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Teraz wielu dziennikarzy mówi: "w kraju panuje cenzura" byli cenzurowani
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Večina novinarjev sedaj pravi, da cenzura obstaja, so sami cenzurirani.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Διάφοροι δημοσιογράφοι λένε: "Λοιπόν, υπάρχει λογοκρισία"... ότι έχουν λογοκριθεί.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Многие журналисты сейчас говорят, что "здесь цензура", что их цензурировали.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.Някои журналисти твърдят, че има наложена цензура. Казват, че са били цензурирани.
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.:יש מספר עיתונאים שאומרים היום .יש צנזורה. הם צונזרו
Bir grup gazeteci diyor ki, "Pekala, sansür vardır" sansürleniyorlar.彼らは検閲されている ... どのように検閲するのですか? 彼らは 毎朝 話してますよ
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Ami magas szintû politikai cenzúra lenne.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Ami magas szintű politikai cenzúra lenne.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Ar fi însemnat cenzura politica la cel mai înalt nivel. TPP a obţinut 2 voturi în UE după condamnarea TPB
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Byla by to politická cenzura na nejvyšší možné úrovni.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Byłaby to polityczna cenzura na najwyższym szczeblu.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Cela serait une grave censure politique.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Das wäre politische Zensur in höchstem Maße.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Dat zou politieke censuur van het hoogste niveau zijn.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Det är politisk censur på högsta nivå.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Det är politisk censur på högsta nivå.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Det ville være politisk censur på højeste plan.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Đó sẽ là quyền kiểm duyệt chính trị ở cấp độ cao nhất.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Itu akan jadi Penyensoran secara Politis di level tertinggi.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.이는 정치적 검열이 상당해졌다는 거에요.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Nó sẽ được kiểm duyệt chính trị ở mức cao nhất.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Sarebbe censura politica a piu' alto livello.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Se olisi poliittista sensuuria korkeimmalla tasolla.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Sería una censura política del nivel más alto.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.TPB有罪後 欧州議会で2議席獲得した
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.Это было бы политической цензуры на самом высоком уровне.
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.זו צנזורה פוליטית .ברמה העליונה
Bu da en yüksek düzeyde politik sansür anlamına gelir.من شأن هذا أن يكون خطيرا على الرقابة السياسية
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Aber diese Veränderungen betreffen nicht nur Leute die Nachrichten zensieren wollen.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Acum aceste schimbari nu afectau doar oamenii care vroiau sa cenzureze mesajele.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Ahora, estos cambios no sólo afectan a quienes quieren censurar los mensajes.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.De veranderingen gelden niet alleen voor mensen die berichten censureren.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Estas mudanças não afetam só as pessoas que querem censurar mensagens.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Kini perubahan ini tidak hanya berpengaruh pada masyarakat yang ingin menyensor pesan.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.메시지를 보내려는 이들에게도 영향을 줍니다.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Mais ces changements n'affectent pas uniquement ceux qui veulent censurer les messages.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Namármost, ezek a a változások nemcsak azokat érintik, akik cenzúrázni kívánják az üzeneteket.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Te zmiany dotykają nie tylko cenzorów.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Tyto změny nyní neovlivňují pouze lidi, kteří chtějí cenzurovat zprávy.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Τώρα, αυτές οι αλλαγές δεν επηρεάζουν μόνο τους λογοκριτές.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.А тези промени не засягат само хората, които искат да цензурират съобщения.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.Эти изменения влияют не только на тех людей, которые хотят ввести цензуру сообщений.
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.שינויים אלה משפיעים לא רק על אנשים שרוצים לצנזר הודעות,
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.بل كذلك الذين يودون بعث رسائل
Bu değişiklikler, sadece mesajları sansürlemek isteyen insanları etkilemiyor.メッセージを送りたい人にも影響を与えます
Bugün, 18 Ocak, SOPA'yı yani internet sansürünü yenişimizin ilk yıl dönümü.오늘, 1월 18일은 SOPA의 패배 1주년이 되는 날입니다. 인터넷 검열법 말이죠
Bugün, 18 Ocak, SOPA'yı yani internet sansürünü yenişimizin ilk yıl dönümü.Aujourd'hui, le 18 janvier, est le premier anniversaire de la défaite de SOPA, la Loi de censure d'Internet.
Bugün, 18 Ocak, SOPA'yı yani internet sansürünü yenişimizin ilk yıl dönümü.Heute, 18. Januar, ist der erste Jahrestag der Niederlage der SOPA, der Internetzensur
Bugün, 18 Ocak, SOPA'yı yani internet sansürünü yenişimizin ilk yıl dönümü.Hoje, 18 de Janeiro, é o primeiro aniversário da derrota da SOPA, Projeto de lei para censurar a internet.
İlgili Sayfalar