sansür ile cümle

sansür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan hakkı ihlalleri yaşanmış ve basına sansür uygulanmıştır.ヒューマン(声:藤原啓治/川澄綾子) 下位神ロハが知恵の祝福で創り上げた種族。
SNB internet trafiğini izler ve sansürü dayatan ana düzenleyici bir kurum ile çalışır.SNBはインターネットのトラフィックを監視しており、検閲を行うための主要規制機関として機能している。
Yaklaşık bir hafta bile sürmeden sansürlenip toplatılmıştır.凝ったものになると、約1週間煮込んで作るとされている。
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.しかし、それでもメディアは政府によって一定の規制の下に置かれている。
Ardından tüm siyasi partileri kapadı, basını sansürledi ve parlamentoyu feshetti.同時にすべての政党や労働組合などを禁止し、報道を抑圧し、議会を解散させた。
İnternete sansür getirilmiştir.インターンシップが取り入れられている。
Birçok senaryo NBC'nin sansürlemelerinden sonra yeniden gözden geçirilmek zorundaydı.許多劇本在NBC審查過後必須再修訂。
İnsan hakkı ihlalleri yaşanmış ve basına sansür uygulanmıştır.莫題為人多智謀而有才幹,擔當過幢將,統領禁軍。
İtirazı olanlara ise şunu söyleyebilirim: gidin kendinizi s****! (özgün metindeki gibi sansürlenmiştir).坦慨然曰:『昔肅祖臨崩,諸君親據御牀,共奉遺詔。
Tool'un sonraki teklisi "Prison Sex"'i yayınlaması ile, grup yeniden sansürün hedefi oldu.當第二支單曲《性監獄》發行後,工具樂團再度成為審查的目標。
Birisi sansürsüz olan versiyonudur ki bu "NC-17" film değerlendirme kategorisine sokulmuştur.本条目是被评为NC-17、被评为NC-17的X级影片的电影的列表。
Oakley'ye göre Fox'un sansür denetçisi, "Homer's Phobia" bölümünün yayınlanmasına karşı çıktı.据欧克利表示,福克斯公司的审查部门起初拒绝放行《霍默的恐惧症》。
"İşte Nâzım Hikmet'in sansürlemek şarkıları".歌是以《盘王歌》为主的乐神歌。
Tarihi çok eskilere uzanan bu sansür birçok topluluk ve din tarafından uygulanmıştır.历史和现代众多社团都使用过这个名称。
Yasak kitaplar Sansür禁書目錄
Müzik kanallarında "This Is The New Hit" olarak sansürlenip yayınlanmıştır.~」,並在演唱會上作為「新曲」披露。
Rüya-çarpıtması, bilincin rüyalara uyguladığı bir çeşit sansürdür.所以,出竅可能是清醒夢的一種偽裝形式。
İnsan hakkı ihlalleri yaşanmış ve basına sansür uygulanmıştır.인간과 구별이 불가능한 외형을 가지고 있고, 자유로운 사고가 가능하다.
Klibin bir de sansür olayı vardır.또, 브로민은 준안정한 이성질핵들이 존재한다.
Sergi sekiz gün sonra sansürle kapatıldı.주총은 8일 후 사도 주장과 함께 파면되었다.
Şarkıları sık sık sansürlendi ve bazıları yasaklandı.שיריו צונזרו לעיתים תכופות וחלקם אף נאסרו להשמעה.
1978 - Çin, Aristoteles, Shakespeare ve Charles Dickens'in eserlerine uyguladığı sansürü kaldırdı.1978 г. – Цензура: В Китай е отменена забраната за творбите на Аристотел, Шекспир и Дикенс.
Filmin sansürlenmemiş 155 dakikalık versiyonu tam 10 masaldan oluşmaktadır.Петнадесет минутна дневна разходка е абсолютно неприемлива.
İnternet sansürün giderilmesi şu anda İnternetin en büyük sorunlarından biridir.Управлението на отпадъците е сред най-сериозните проблеми на съвременното общество.
Bir tür sansür uygulaması olan "kitap yasaklama" farklı ülkelerde farklı biçimlerde uygulanmıştır.В различните държави въпросът със законите „пост фактум“ е уреден по различен начин.
MTV, ilgili sahneyi sansürlüyerek yayınlamıştır.По тази причина MTV показва цензурирана версия.
Şarkıları sık sık sansürlendi ve bazıları yasaklandı.Njegove pjesme često su bile cenzurirane a nekoliko ih je do kraja zabranjeno.
Kerli sansüre tamamen karşıdır.Kare Kano je postao dosadan!
Bunun akabinde Chydenius basın özgürlüğü yasasını ile sansürü yok etmeyi hedefledi.Batista je bio prisiljen od strane Udruženja međuameričkih novinara ukinuti cenzuru i dopusti slobodu tiska.
Çekimler düzgün geçmişti lakin tamamlanmış filmin sansürü geçmesi kolay olmadı.Natáčanie bolo obtiažne a jemu sa výsledný film nepáčil.
(Kamuda sansür azalıyor.)(Viac o výzdobe nižšie.)
İnternete sansür getirilmiştir.Virtuálna prehliadka tu.
Bu dönemde sansür kurulu, Amerikanların eline geçmişti.Po vojni je ta helikopter padel v roke Američanom.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Za efektivne so se izkazale tudi nevodljive kasetne bombe, te so sicer v nekaterih državah prepovedali.
Bu filmde Polonya otoritleri tarafından sansürle karşılandı.Iš ten valdė Lenkijai priklausiusią arkivyskupijos dalį.
İlk filmin sansür kurulunca kesilen bazı bölümleri bu filmde mevcuttur.Visose jose trūko dingusios dalies pirmųjų filmų medžiagos.
Bu dönemde sansür kurulu, Amerikanların eline geçmişti.Tuo laikotarpiu karinė iniciatyva priklausė amerikiečiams.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Dünya genelinde, bu türdeki eserlerin büyük çoğunluğu başta sansürlemeye, yasaklamaya uğramıştır.Prasidėjo aktyvi kova su šia praktika, kol ji daugumoje šalių, galiausiai, buvo uždrausta.
Bu derecelendirme ile , Nintendo sansür politikaları artık ihtiyaç duyulmadığına karar verdi.Klassifitseerimised tehtud, otsustas Nintendo, et tsensuurimist pole enam mõtet teha.
"LGBT'lere İnternet Sansürü"."LGBT inimeste olukord".
Bu çubuklar, görüntülerin çeşitli bölümlerini sansürlemek için kullanılmaktadır.Neid näojooni kasutatakse, et leida teistelt piltidelt sarnaseid jooni.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.검열부가 1600개의 영화를 검열 했어요.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2,000 סרטים לשנה. 2006 או 6, הצנזורה צנזרה 1,600 סרטים בלבד.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 hoặc 6, hội đồng quản trị kiểm duyệt đã kiểm duyệt riêng biệt 1600 bộ phim.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 ó 6. La junta de censura ha censurado ya 1600 películas y sabemos que hay más.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 oder 6, hat die Zensurbehörde allein 1,600 Filme zensiert.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 sau 2006. Doar comisia de cenzori a verificat 1.600 de filme.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.En 2005 ou 2006, le comité de censure a contrôlé 1 600 films à lui seul.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.In 2005 of 2006 zijn er alleen al 1600 films gecensureerd.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.Solamente l'ufficio della censura ha esaminato 1,600 films.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.Данные 2005 или 2006 года. Бюро киноцензоров насчитало 1 600 фильмов, но мы знаем, что их больше.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.أجاز مجلس الرقابة على الأفلام 1,600 فيلم في ذلك العام.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.これよりも多いことが分かっています
2008'de medya sansürü oldu,2008년에 케냐에서 선거 후 소동이 있을 때,
2008'de medya sansürü oldu,Er werd in 2008 een mediablokkade uitgeroepen naar aanleiding van het geweld na de verkiezingen in Kenia.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.2008 wurde eine Mediensperre verhängt, als es nach der Wahl in Kenia zu gewalttätigen Ausschreitungen kam.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.C'è stato un blackout dei mezzi di informazione nel 2008, nel periodo delle violenze post-elezioni in Kenya.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Đã có một sự cố mất kết nối vào năm đó khi xảy ra vụ bạo loạn hậu cuộc bầu cử ở Kenya.
2008'de medya sansürü oldu, Kenya'da seçim sonrası şiddet olduğu zaman.Em 2008, houve um "apagão" dos meios de comunicação, quando houve violência pós-eleitoral no Quénia.
İlgili Sayfalar